Perşembe Sineması, yenilenme arzusunun geçmişteki tezahürlerine bakarken bugünden geleceğe dair öneri ve olasılıklar üzerine düşünen filmlerle 29 Kasım’a kadar SALT Beyoğlu’nda devam ediyor.

SALT’ın Garanti Mortgage desteğiyle sürdürdüğü Perşembe Sineması gösterimleri 29 Kasım’a kadar her Perşembe saat 19.00’da ücretsiz olarak SALT Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da olacak.

Stroszek (1977)

1 Kasım, 19.00

Yeni Alman Sineması’nın önde gelen yönetmenlerinden Werner Herzog’un 1977 yapımı bu filmi, daha iyi bir gelecek umuduyla Berlin’den Wisconsin’e göçen tuhaf bir üçlünün; hapisten yeni çıkmış bir alkolik, ufak tefek bir ihtiyar ile bir fahişenin hikâyesini anlatıyor. Herzog’un senaryosunu dört günde yazdığı film, en favori oyuncularından Bruno S.’nin hayatını temel alıyor.

Bir fahişenin oğlu olan ve üç yaşına kadar şiddet gören Bruno S., sonraki 23 yılı ıslahevi ve akıl hastanelerinde geçirir. Yaşadığı zorluklara karşın akordiyon gibi çeşitli enstrümanları çalmayı öğrenir ve sokak müzisyenliği yaparak geçimini sağlar. Filmde benzeri bir hayat süren Bruno Stroszek, birtakım tesadüfi tanışıklıklar sonucu karşısına Ortabatı Amerika’ya taşınma fırsatı çıkınca umutlanır. Ne var ki, kendisi kadar bahtsız iki yol arkadaşıyla yaptığı planlar, Amerikan rüyasının ardındaki hakikatlerin engeline takılır.

Sprawling from Grace [Banliyöden Yayılan Yıkım] (2008)

8 Kasım, 19.00

ABD’de uygun fiyatlı enerjinin sağladığı olanaklarla yerleşim yerleri gitgide genişliyor, arabalar günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında ilk sırada yer alıyor. Amerikan banliyö yaşamının çevre ve iklime etkilerini sorgulayıp mevcut şekilde şehirleşmenin olası kritik sonuçlarını araştıran bu belgeseli David M. Edwards yönetiyor.

Bu yıl dünyanın en büyük ham petrol üreticisi hâline gelen ABD’de sürdürülebilir kentsel gelişimin önemini vurgulayan film, eyalet ve şehirlerin bu yöndeki çabalarını inceliyor. Ayrıca, çeşitli konuşma ve söyleşiler eşliğinde, arazi kullanımı ve ulaşım alanlarında yenilikçi yaklaşımları ayrıntılandırıyor.

Eldorádó [Altın Şehir] (1988)

15 Kasım, 19.00

1956’daki Sovyet işgalinden kısa bir süre önce Budapeşte’de geçen Eldorádó [Altın Şehir], insanüstü bir yetenekle dokunduğu her şeyi altına çeviren ve çevresinde kral olarak bilinen bir tüccarın hikâyesidir. Dönemin toplumsal sıkıntılarını kendi çıkarlarına alet eden Sándor, parayla hayatı satın alamayacağı gerçeğiyle yüzleşince gücünün sınırsız olmadığını anlayacaktır.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Budapeşte’de yaşam koşullarını tasvir eden ve çoğu sahnesi sekizinci bölgedeki Teleki Meydanı pazarında çekilen film devrimden arşiv görüntüleri de içerir. Bu filmiyle 1988 Venedik Film Festivali Altın Aslan Ödülü’ne aday gösterilen Géza Bereményi, bir sonraki yıl Avrupa Film Ödülleri’nde yılın yönetmeni ödülüne layık görülmüştür.

Up the Yangtze [Yangtze Nehri] (2007)

22 Kasım, 19.00

Dünyanın en uzun üçüncü nehri Yangtze üzerine kurulan dünyanın en büyük hidroelektrik barajı, bir milyondan fazla kişinin hayatını ve küreselleşmeyle gitgide büyüyen Çin’i nasıl değiştirdi? Çin asıllı Kanadalı yönetmen Yung Chang, büyükbabasının gençliğini geçirdiği, Üç Boğaz Barajı’ndan dolayı sular altında kalan tarihî bölgeden 16 yaşındaki bir gencin hikâyesini anlatıyor. Liseye gitmek isteyen Yu Shui, zar zor geçinen ailesine destek olmak üzere, Yangtze’de yol alan lüks bir sehayat gemisinde işe başlamak zorunda kalır. Bir yandan bulaşıkçı olarak yetişir, bir yandan da tüketim ekonomisi ve modern teknolojinin imkânlarıyla tanışır. Yönetim tarafından kendisine verilen adıyla “Cindy” uluslararası varlıklı turistlere hizmet ederken ailesi baraj taşkınlarından kaçma derdindedir.

Chang’ın bir sehayat gemisi metaforu üzerinden çeşitli yönleriyle modern Çin’i tariflemeye giriştiği bu filmi, 2007 Vancouver Uluslararası Film Festivali’nde Kanada Yapımı En İyi Belgesel Film ve 2008 San Francisco Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Uzun Metrajlı Belgesel ödülüne layık görüldü.

Toivon tuolla puolen [Umudun Öteki Yüzü] (2017)

29 Kasım, 19.00

Aki Kaurismäki’nin liman şehirlerinde geçen göçmen üçlemesinin ikinci filmi Toivon tuolla puolen [Umudun Öteki Yüzü], Suriyeli bir mülteci ile Finli bir restoran sahibi arasında gelişen sıra dışı arkadaşlığı konu alıyor. Göçmen gözaltı merkezinden kaçan Khaled’in yolu, kısa bir süre önce eşinden ayrılmış, kumarbaz Wikström ile kesişir. Yabancı dünyalar ve farklı kuşaklardan iki adam, beklenmedik bir şekilde, karşılarına çıkan engelleri aşmak için birbirlerine destek olmaya başlar.

Yönetmen Kaurismäki, Avrupa’nın zorlu göçmen politikalarına dair 2011 tarihli Le Havre [Umut Limanı] gibi satirik bir komedi olan bu filmiyle 2017 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Gümüş Ayı Ödülü’ne layık görüldü.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi