8.’si düzenlenen Pembe Hayat KuirFest, ilk kez bu yıl çevrimiçi LGBTİ+ Film Platformu ile festivalin takipçilerine ve farklı şehir ve ülkelerden katılım göstermek isteyenlere alternatif bir yol sunuyor. Festival ekibinden Esma Akyel ve Koray Özbal ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, festivalin yapısını, Türkiye’de kuir festivali düzenlemenin şartlarını ve çevirmiçi film platformunu konuştuk.

Pembe Hayat KuirFest 8. Senesinde yeni bir oluşumla karşımızda. Ama önce Pembe Hayat KuirFest’i bir kez daha tanımak isteriz, nasıl başladı her şey, bu festivalin başlaması için uygun şartlar nasıl oluştu ve asıl önemlisi bugüne kadar istikrarla devam edebilen az oluşumdan biri olarak bu devamlılığı nasıl sağladınız?

Esma Akyel: Öncelikle, festival, Ankara’da 2011 yılında Bilge Taş ve Uğur Yüksel tarafından kuruldu. Ben festivale geçtiğimiz yıl Eylül ayında dahil olduğum için o dönemdeki şartlar hakkında doğru bilgi veremeyebilirim. Ancak, Türkiye’nin hâlen ilk ve tek kuir film festivali olması, kurucularının nasıl şartlarda kurduğuna dair ipucu verebilir diye düşünüyorum. Festivalin devamlılığı ise birçok faktöre bağlanabilir. Ancak, şu an devamlılık dediğinizde benim için kaygı kelimesi öne çıkıyor. Keza, platform fikri de, yasaklardan ve içerisinde bulunduğumuz politik atmosferden dolayı duyduğumuz devamlılık kaygısı üzerine ortaya çıktı ve son olarak sizlere sunduğumuz gibi şekillendi.

“Öznelerin kendilerini ifade ettiği, güçlendirici, kuir imaj ve hikâyelere öncelik verip, üretimlerini teşvik ediyoruz.”

Online film platfromu oluşturmak sizin yaptığınız kadar geniş bir seçki sunmak oldukça zahmetli ve bir o kadar da değerli, bu seçkiyi nasıl oluşturdunuz? Filmleri nelere dikkat ederek seçtiniz?

Koray Özbal: Öncelikle elbette, filmlerin ulaşılabilir olması önem arz ediyor. Aynı zamanda, festivalde seçki hazırlarken dikkat ettiğimiz noktaları baz alıyoruz. Seçki hazırlarken dikkat edilecek birçok açı söz konusu. İlk olarak, filmlerin ırkçı, cinsiyetçi, seks işçisi fobik, LGBTİ+ fobik olmaması gerekiyor. Öznelerin kendilerini ifade ettiği, güçlendirici, kuir imaj ve hikâyelere öncelik verip, üretimlerini teşvik ediyoruz. Aynı zamanda, LGBTİ+ şemsiyesi altındaki her başlığa eşit bir şekilde değinmeyi ve coğrafi ve formal çeşitliliği önemsiyoruz.

Bu kadar çok sayıda ve tüm dünyadan filmlerin bir araya geldiği bir platform oluşturdunuz, bu süreçte platform nasıl bir maddi destek aldı ya da tamamen manevi destekle mi devam ettiniz?

Koray Özbal: En büyük bütçe kalemimiz altyazıların çevrilmesi oldu bu süreçte. Sivil Düşün ve Fransa Büyükelçiliği destekledi platformu. Yönetmenlerin filmlerini bizlerle paylaşarak gösterdiği dayanışma ise, en büyük manevi desteğimiz oldu.

Her Story

Kısa film ve uzun metraj filmler arasındaki dağılımı nasıl kararlaştırdınız? Çevrimiçi bir platform olması bu dengede önemli bir rol oynadı mı?

Esma Akyel: Yukarıda da belirttiğimiz gibi, formal çeşitlilik festival programı yaparken olduğu gibi, platform için de önem verdiğimiz bir konu. Kısa filmlerin çevrimiçi izlenime açılması çok daha yaygın. Bu nedenle, kısa filmlere ulaşabilmemiz daha kolay oldu. Bu yüzden ister istemez dağılımda eşitlik oluştu diyebilirim.

Türkiye’de birçok LGBTİ+ etkinliğin, festivalin, oluşumun yasaklanması ya da dolaylı bir şekilde baskıya uğraması söz konusu. Siz bu uzun deneyiminiz süresince neler yaşadınız, nasıl üstesinden geldiniz? Çevrimiçi bir platform yaratmak izleyiciye kolaylıkla ulaşmanın dışında, bu bağlamda da sizin için bir çözüm sunuyor mu?

Esma Akyel: Oldukça yıpratıcı bir süreç aslında. Etkinlikleri yasaklamak, yaşadığımız, evlerimizin olduğu şehirde komünite olarak bir araya gelemememiz demek. İyilik hâlimizi çokça etkiledi bu. Festivali yıllarca gerçekleştiği yerde yapamadık ve ana ayağını İstanbul’a taşımak zorunda kaldık. Daha önceki yıllarda destekleyen kurumlar geri çekildiler. Ancak, dayanışarak ve alternatif alan ve yöntemler bularak üstesinden gelmeye çalıştık. Belirttiğim gibi, çevrimiçi platform fikri yasaklardan sonra ortaya çıktı. Pembe Hayat KuirFest’in web sitesinde olan arşivdeki filmler kamusal alanlarda, panel, tartışma ve söyleşi gibi etkinliklerde de kullanılabileceği için, aynı zamanda her yerde gösterim ve etkinlik yapabilmek anlamına geliyor. Gerisini siz anladınız.

Önümüzdeki yıllarda aynı coşkuyla devam etmesini dilediğimiz Pembe Hayat KuirFest ve bu yıl gelen film platformu ile birlikte bizi gelecekte neler bekliyor? Yeni projeleriniz var mı? Film platformu nasıl şekillenecek ve gelişecek?

Koray Özbal: Platformun açılışı ile birlikte 8. Pembe Hayat KuirFest’i kapattık. 9.’su için çalışmalara başladık. LGBTİ+ Film Platformunu geliştirmek, arşivi büyütmek ve aynı zamanda devamlılığını herkesin destek sunabileceği bir şekilde sağlamak önümüzdeki planlarımızdan. Altyazı çevirisi için, gönüllüler ağı kurmayı planlıyoruz, mesela. Burdan da çağrıda bulunmuş olayım. Alternatif alanlar ve yöntemlerle, gitgide daralan alanlarımızı yeniden kazanmayı ümit ediyoruz…

Pembe Hayat KuirFest’ten LGBTİ+ Film Platformu’nun açılışına özel 5 film önerisi!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi