Patrick Melrose’un 4. bölümü Mother’s Milk’te Patrick’in yıllar sonra Fransa’daki yazlık eve geri döndüğünü görüyoruz. Burada bir yandan annesiyle yüzleşen Patrick, diğer yandan ebeveynlerinin lanetini kendi ailesinden uzak tutmaya çalışmaktadır.

***Bu yazı Patrick Melrose 4. bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Edward St Aubyn’nin otobiyografik roman serisinden televizyona uyarlanan Patrick Melrose, özünde işlevsiz bir aileye sahip bir karakterin tutunamayaşının hikâyesi aslında. İlk bölümde babasının ölümüyle birlikte geçmişin şeytanlarıyla yüzleştiğini, neredeyse tamamı flashback sahnelere ayrılan sonraki bölümde ise hayatı boyunca peşini bırakmayan ‘o gününü’ gördüğümüz Patrick, Some Hope’ta ise tünelin ucundaki ışığı görmüş, kendisinin deyimiyle bir devre son noktayı koymuş gibiydi. Dizinin 4. bölümü Mother’s Milk, kamerasını Eleanor’a çevirirken diğer yandan baba-oğul ilişkisini irdelemeye devam ediyor.

Benedict Cumberbatch’in canlandırdığı Patrick Melrose’un yetişkinlik hâllerini zaman atlamalarıyla gördüğümüz dizinin 4. bölümü Mother’s Milk, Some Hope’tan 13 yıl sonra 2003 yılında geçiyor. Karısı ve iki çocuğuyla birlikte Güney Fransa’daki yazlık evde tatil yapmakta olan Patrick, gerçekten de 13 yıl önceki partiden sonra her şeyi yoluna koymuştur sanki. O gece tanıştığı Mary’le evlenmiş ve baba olmuş, ayrıca eğitimini nihayete erdirerek avukatlık yapmaya başlamıştır. Ancak esas durum Nina Simone’dan Feeling Good’u da duyduğumuz giriş sahnesiyle tezat oluşturmaktadır aslında. Bu tezatlığın renkli sinematografisi aracılığıyla bölümün tamamına yayıldığını da görürüz zaten. İçindeki her şeyi dökerek geçmişin hayaletlerini ardında bıraktığını düşündüğü o büyük parti, Patrick için hiçbir şeyin sonu ya da başlangıcı olamamıştır.

Patrick Melrose 4. Bölüm: Ne Yaptım Ne Ettimse Olduramadım

Hayatın garip bir cilvesi olsa gerek insan, hayatı boyunca olmaktan kaçındığı kişi olmuşken bulur kendisini. Bu durum en çok da baba-oğul ilişkisi için geçerlidir, büyüyünce babası gibi olmaktan kaçınan çocuk, en sonunda bu savaşı kaybeder. Hayatını mahva sürükleyen babası gibi olmaktan imtina eden ancak ilk bölümden bu yana onunla pek çok paralellik taşıdığını gördüğümüz Patrick, çocukları için iyi bir baba olmaya ve kendi aile geçmişini bir kenara bırakmaya çalışmaktadır. Hatta bir yerde açıkça da dile getirir bunu: ‘Onlara benden farklı bir çocukluk yaşatmak için kötülük ve kini bulaştırmamaya o kadar çok uğraştım ki.‘ Gelgelelim işler pek de onun istediği gibi gitmemektedir. Annesinin evi kendisine bırakmadığını öğrenmesiyle çileden çıkan Patrick, bir yandan bolca alkol tüketmeye başlarken diğer yandan kendisini ve ailesini manipüle eder adeta. Hatta bu sırada karısını bile aldatır. Karşımızda 3. bölümde kurtuluşu arayan Patrick’ten çok, ilk bölümde arzularının ve bağımlılıklarının peşinden giden Patrick vardır adeta. Sonuç, fizikteki yer değiştirme kuralı gibidir. A noktasından B noktasına gitmemek için var gücüyle uğraşan Patrick, babasından farklı bir yol izlese de o noktaya varmış, ailesi için toksik hâle gelmiştir. Bu noktada yönetmen Edward Berger ve senarist David Nicholls’ü tebrik etmek gerekiyor. İkili, sorunlu bir geçmişi olan bağımlı bir insanın hayatına devam etmeye çalışmasını romantikleştirmek yerine bizlere elle tutulabilir ve gerçekçi bir karakter bahşediyorlar. Patrick’le babası David ve oğlu Thomas’la devam eden jenerasyon arasındaki bağlantının paralel kurguyla verilmiş olması da yine teknik bir başarı olarak düşünülebilir. Burada Benedict Cumberbatch’in de katkısını unutmamak gerek. Özellikle Julia’yı aradığı sahnede çizdiği kaybeden adam performansı gerçekten de oldukça başarılı.

Öte yandan baba-oğul ilişkisine ek olarak bu bölümde denkleme anne de dahil oluyor. Geçmişte konuşması gereken yerlerde susan, şimdilerde ise fiziksel olarak istese bile konuşamadığına şahit olduğumuz Eleanor, Patrick’in hafızasında babasının yanına konumlandırılmıştır. Burada tıpkı David gibi Eleanor için de takdirin seyirciye bırakılmayarak Patrick’in sorunlu karakterinin ortaya çıkmasında aslan payının ikiye bölündüğünü görüyoruz. Ancak bu ikilinin aksine Patrick için gri bir karakter portresi çizilerek kararın bizlere bırakıldığını söylemek mümkün.

Dizinin 5. ve son bölümünde annesini kaybeden Patrick’in hem bu acı gerçekle yüzleşmesini hem de hayatının geri kalanında nasıl ilerleyeceğine karar vermesine tanık olacağız.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi