Patrick Melrose’un 3. bölümü olan Some Hope’ta yeniden Patrick’in yetişkin yıllarına dönüyoruz. Bağımlılıklarından kurtulmaya uğraşan Patrick’in geçmişini ardında bırakmaya çalışarak en azından ufuktaki ışığı gördüğü bölüm, dizinin şimdiye kadarki en samimi bölümü. 

***Bu yazı Patrick Melrose 3. bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Patrick Melrose’un her bir bölümünde, o bölümün konseptini kısaca veren kilit bir sahneye şahit oluyoruz. Bu ilk bölümde Patrick’in babasının öldüğünü öğrendiği sahne, ikinci bölümde ise yemek masası etrafında geçen sahneydi. Dizinin 3. bölümü olan Some Hope’ta ise Patrick’i bir ‘Adsız Alkolikler’ toplantısına katılırken görürüz. Her ne kadar diğerleriyle aynı çatı altında olsa da onların arasına karışmaktan imtina eden Patrick, bu sırada kendisiyle oldukça benzeyen semptomları gösteren başka bir eski bağımlının sözlerin duyar: ‘Bunu sesli söylemenin bir faydası olacak mı?‘ Patrick’in uzun yıllardır içinde tuttuğu hakikatı dışavurmak ona biraz umut verebilecek midir gerçekten de?

Önemli kısmı Bridget’in görkemli partisinde geçen Some Hope’la birlikte Patrick’in yetişkin zamanlarına geri dönüyoruz ancak bu kez ilk bölümden 8 yıl sonrasına, yani 1990’ın Londra’sına konuk oluyoruz. Böylelikle dizi, Edward St Aubyn’nin roman serisine kronolojik manada entegre hâle gelmiş oluyor Some Hope ile birlikte. Oldukça eğlenceli ilk bölüm ve karakterin geçmişindeki hassas konulara eğilmesi nedeniyle ciddiyetin hat safhaya çıktığı ikinci bölümün ardından ton olarak ikisinin tam ortasında duran 3. bölüm, bağımlılıklarından kurtulmanın eşiğindeki Patrick’i gösteriyor bizlere. Her ne kadar uyuşturucu ve içkiden uzak dursa da yer yer hem fiziksel hem de davranışsal olarak oldukça zorlandığını gördüğümüz karakterimiz, yoğun ısrarlar üzerine Bridget’in partisine katılmayı kabul eder fakat tüm eski yüzler de orada olacaktır. Geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma zamanı gelmektedir.

Patrick Melrose 3. Bölüm: Umut Bir Kertenkelenin İçinde

New Hope’la birlikte ilk iki bölümde hayat statüsünü gördüğümüz Patrick’in artık ipleri alarak aksiyona geçtiğini görmeye başlıyoruz. Bağımlılıklarını arkasında bırakmaya çalışan Melrose, diğer yandan da daha iyi olmak için çabalamaktadır. En yakın arkadaşını sekse tercih ettiğini görürüz örneğin ya da bir garsondan özür dilediğini. Bu ilk bölümdeki kinayeli ve züppe aristokratın yapacağı bir şey değildir pek de. Gelgelelim dananın kuyruğunun koptuğu yer parti olacaktır. Tüm o eski yüzler, şaşaalı partiler, muhteşem bir ev ve anne babasının ilgisinden mahrum bir çocuk, ona geçmişini ve tam da o makus geceyi hatırlatmaktadır. Yıllar yılı, içerisinde bulunmasına rağmen kendisini asla bir üyesi olarak görmediği ve onlara çocukluğundan kalma self mutile davranışların da etkisiyle ancak uyuşturucu ve alkol sayesinde dayanabildiği bu son ‘Marksist topluluk’, ayık kafayla hiç ama hiç çekilmemektedir. İşte arka arkaya gelen bu uyarıcılar, artık Patrick’e zamanını boşa harcamaması gerektiğini işaret eder. Nihayet o an gelmiştir: Kafasının içinde dönüp duranları sesli olarak ilk kez dışarı vurur, aslında bir yandan kendisine de itiraf etmektedir yaşadıklarını. Böylece Patrick, geçmiştekileri ve babasını gerçekten de geçmişte bırakır ve kendisini azat eder. Kertenkeleye erişmiş ve umut ışığını görmüştür sonunda.

Bu bölümde, yine ilk iki bölümün aksine, ana hikâyenin yanında bir de yardımcı hikâye var ki bu partinin sahiplerinden Bridget’ın hikâyesi. Patrick’in çocukluk yıllarında Melroselar’ın evinde gördüğümüz Bridget’ın hayatında aradan geçen onca yılın ardından pek de değişmemiştir aslında. Yalnızca oturduğu evin sahibi farklı bir erkektir. Ancak bu kez kendisini oraya hapseden bir şey vardır: Kızı. Tıpkı annesi gibi kızına da pek hoş davranmaz Bridget, kendi kanından olan birisi onu tırmandığını sandığı dağdan aşağı çekecektir sanki. Ancak tam da partinin öncesinde öğrendiği ve partide alenen gördüğü ihanet, onun tahammül sınırlarını zorlar ve olduğunu sandığı yerde hiçbir zaman olmadığını anlamasına neden olur. Ve sonunda evi terk etme kararı alır. Ancak bu kez seneler önce Fransa’daki evden ayrılmaya çalışırken yaptığı gibi başka bir erkeğe güvenmez, annesi ve çocuğuyla birlikte ayrılır oradan. Bridget için de bir umut ışığı görünmüştür tünelin sonunda.

Patrick Melrose’un 4. bölümü olan Mother’s Milk’te Patrick’i, karısı Mary ve küçük oğluyla birlikte ailesinin Fransa’daki yazlık evinde bulacağız. Tam da burada Elanor’un verdiği bir kararı Patrick’e bildirmesi onun büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına neden olacak.

Patrick Melrose’un 4. bölüm fragmanına aşağıdan ulaşabilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi