_Zjw0L78hzY

Çok yönlü bir entelektüel olan Pier Paolo Pasolini’nin birçok farklı disiplinde verdiği eserlerdeki tematik benzerlikler dikkat çeker. Bu video çalışmasında sanatçının şiirleri ve sinema filmleri arasındaki benzerliklere odaklandık.

Pier Paolo Pasolini’yi daha çok sinemacı kimliğiyle tanısak da o 20. yüzyılın en çok yönlü entelektüellerinden biridir. Sinema alanındaki eserlerinin yanında; romanlar, şiirler, tiyatro oyunları, sanat eleştirileri kaleme almış bir sanat insanı olan Pasolini’nin tüm üretimlerinde kişisel deneyimlerinin ve fikirlerinin etkisi hissedilir. Filmleri üzerinden gidelim: Yönetmenin en bilinen filmlerinden biri olan Mamma Roma’nın anlatısı, doğrudan onun hayatından alır kaynağını. Annesiyle birlikte Roma’ya göç etmek zorunda kalan sanatçı, ülkesi İtalya’nın başkentinde karşılaştığı hayatı, bu filmde beyazperdeye aktarır. Bu filmdeki, -aslında hemen hemen tüm filmlerindeki- anne temsili de doğrudan onun annesiyle olan ilişkisi üzerinden şekillenir. Efsanevi oyuncu Anna Magnani‘nin canlandırdığı anne karakterine atfettiği önemle, hayatındaki en değerli şey olarak nitelediği kendi annesi arasında güçlü benzerlik kurar.

Pasolini’nin zihninde roman da, sinema da, şiir de birbirlerinden çok uzak sanat dalları değildir. Onun Marksizim’den dini inançlara kadar birçok konudaki özgün fikirlerinden esintiler taşır. Bu düşünce bütünlüğü onun üretimlerinde de tematik paralleliklerin ortaya çıkmasına sebep olur.

Pasolini İçin Bir Video-Şiir Denemesi

Bu video çalışmasında, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından birinin üretimlerindeki tematik ortaklıklarının izini sinema filmleri ve şiirleri üzerinden ele aldık.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi