Yazın bitmesine yakın Netflix vitesi iyice arttırıyor ve beklenen dizilerle sevenlerini bir araya getirmeye başlıyor. Birçok yeni yapımın yanı sıra kendine ait bir seyirci kitlesi kazanmayı başarmış diziler de yeni sezonlarıyla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Bunların başında şüphesiz merakla beklenen yapımlardan biri olan Ozark geliyor. Geçtiğimiz sene yayına girdiğinde oldukça beğeni toplayan Netflix orijinali, 2017 yazının en çok izlenen dizisi olmayı başarmıştı. Dizinin başarısı, ardından gelen Emmy haberleriyle iyice taçlandı. Jason Bateman’ın “En iyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Yönetmen” adaylıklarıyla beraber Ozark, toplam 5 dalda Emmy’ye aday gösterildi.

İkinci sezonuyla 31 Ağustos’ta Netflix platformlarına geri dönmeye hazırlanan Ozark, yeni sezonunda gerilimin dozunu birinci sezona göre biraz azaltsa da daha karanlık ve kanlı bir suç ağını merkezine aldığı hikayesiyle soluksuz bir izleme deneyimi sunuyor.

***Yazının bundan sonraki bölümü Ozark 2. Sezon ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Ozark 2. Sezon: Daha Karanlık, Daha Kanlı

Ozark, geçtiğimiz sezon kaldığı yerden hız kaybetmeden hikâyesine devam ediyor. Kartelin parasını aklayabilmek için çocuklarıyla birlikte Ozark gölüne yerleşen Martin (Jason Bateman) ve Wendy (Laura Linney), kasabanın yerlisi olup toprakların çoğuna sahip Snell’ler ile işbirliği yapmıştı. Geçen sezonun finalinde Darlene Snell’in kartelin başındaki adamı öldürmesi tüm planı alt üst etmiş, Martin’in başka bir plan yapmasına neden olmuştu. Hem karteli hem de Snell’leri memnun etmenin orta yolunu birlikte bir casino işine girmek olarak bulmuştu. Nehrin üzerinde seyir edecek olan bu casino gemi, Martin’in işini halledip ailesiyle Avustralya’ya kaçmasının tek yoludur. Ancak işler tabii ki de zannedildiği gibi gitmez ve tüm taraflar geniş çaplı bir suç ağında kendi kozlarını oynamaya koyulur.

Ozark’ın yeni sezonu kadın karakterlerin sezonu desek abartmış olmayız. Martin, karısı Wendy, yardımcısı Ruth (Julia Garner), Ozark’ın uyuşturucu ağının başındaki Jacob Snell’in karısı Darlene bir yandan da bu sezon kadroya giren kartelin gözü pek avukatıyla (Janet McTeer) başa çıkmaya çalışıyor. Saydığım tüm karakterler kendine has hâl ve tavır içerisinde öz hikayelerini yaşasalar da anlatının bütününe varlıklarıyla ciddi bir şekilde destek oluyorlar. Burada Ruth ve Wendy karakterlerinden ayrıca bahsetmek istiyorum. Julia Garner, Ruth’un sorunlu geçmişini ve babasından sıyrılmaya çalışıp iyi bir insan olma yolundaki karakterin büyüme hikâyesini tüm doğallığıyla canlandırıyor. Cüretkâr tavırları, güneyli aksanından çıkan küfürleri, duygusal iniş çıkışları hiçbir şekilde eğreti durmuyor. Laura Linney’yi ise Wendy karakterindeki muhteşem bir performansıyla bu sezon daha çok ön planda görüyoruz. Flashback’le Wendy’nin alt hikâyesine de şahit oluyoruz ve bu karakterin daha içi dolu olduğunun farkına varıyoruz. Wendy’nin eskiden siyasi kampanyalarda başarılı bir şekilde görev aldığını, bir kaza sonucu bebeğini kaybedip kariyerine veda etse hep devam etmek istediğini öğrendiğimiz detaylar karakterin tüm sezon boyunca göstermiş olduğu hayatta kalma dürtüsünün temelini oluşturuyor. Bunun yanı sıra birinci sezon Martin’in geri planında kalan Wendy bu sezon deyim yerindeyse dizginleri eline alıyor ve casino işlerinde gereken siyasi yardımı almak için tüm marifetlerini ortaya koyarak ayakları yeren basan, insan sarrafı ve insanları ustalıkla manipüle eden bir karakter çiziyor. Bunda Jason Bateman ile uyumlarının katkısını görmezden gelmek yanlış olur. Evliliklerinin sınandığı bir dönemden geçen karı-kocayı canlandırırlarken hikâyenin kıvrak manevralarındaki duygu geçişlerini muazzam bir şekilde ortaya koyuyorlar.

Ozark demek kasvet demek, gündüz bile alacakaranlıkta yaşamak demek. Sonbahar aylarında geçen hikâyede önceki sezonda olduğu gibi yine yeşil-gri bir hava hâkim. Gün ışığına çıkmayan yalanlar Ozark’ın o basık havasında kaybolup gidiyor. Geniş kadraj kamera açılarının hâkim olduğu dizide statik kamera kullanımı ile izleyicinin anlatıdaki üçüncü göz pozisyonu perçinlenirken renk ve ışık kullanımı Bryde ailesinin hayatta kalmak için katlandıklarına dramatik açıdan yardımcı oluyor. Geçen sezon hâkim olan dış mekanlar bu sezonda yerini iç mekanlara, dar koridorlara, camlarla çevrili hapsi andıran ofislere, bodrum katlarına bırakıyor. Her taraflarından Ozark kasabasına bağlı olan Bryde ailesinin sıkışmış ruh hali daha da ön plana çıkıyor böylelikle. Hikâyenin çapı ne kadar genişletilse de Martin ve Wendy, bu kasabada dar alanda kısa paslaşmanın adeta kitabını yazıyor. “Her şey aile için” motivasyonu bu ikiliyi hep bir arada tutuyor, sınırlarını zorlamalarını sağlıyor. Anlatı bazı noktalarda sekteye uğrasa da yan karakterlerin hikâyeleri adeta bir yapbozun parçaları gibi tüm anlatıyı zenginleştiriyor. Temponun yavaşladığını düşündüğünüz noktada ise bir twist’le izleyicinin merakı tekrar uyandırılıyor.

Dizinin tek handikabı olarak görülen Breaking Bad’e benzerliği hususu bu sezon da geçerli. Ancak, bu Ozark’ın kötü bir dizi olduğu anlamına asla gelmiyor. İlk sezonun gerilimi pek fazla görülmese de Ozark; muhteşem oyunculukları, görselliği ve üstüne bir tık daha koyarak zenginleştirdiği hikâyesiyle sağlam bir şekilde geri dönüyor. Final sahnesinde 3. sezonun olacağı ve hatta Wendy’nin tüm karanlık tarafıyla Martin’den daha da ön planda olacağının sinyali verilse de şimdilik yapımcılardan bir haber yok.

Ozark, 31 Ağustos’ta 10 bölümlük ikinci sezonuyla Netflix platformlarında yerini alacak.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi