Dünya prömiyerini 69. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yapan ve festivalden iki ödülle ayrılan Oyunbozan; sistemin içerisinde sıkışıp kalmış, öz annesi dâhil hiç kimse ya da herhangi bir kurum tarafından istenmeyen Benni isimli dokuz yaşında bir kız çocuğunun sisteme karşı tek başına direnmeye çalışmasını konu alıyor. Filme adını veren “systemsprenger” bizim çok da aşina olduğumuz bir kavram değil açıkçası; bir çocuğun ebeveyn, koruyucu aile ve kurumlar tarafından istenmemesi durumunda barınacak hiçbir yeri olmamasına deniyor anladığımız kadarıyla. Benni’nin durumu da tam olarak bu. Hâlihazırda çevresindeki insanlarla iletişim kurmakta zorlanan ve daha küçük yaşlarda yaşadığı travmatik bir olay sebebiyle yüzüne dokunulduğu an atak geçiren Benni, istenmedikçe yalnızlaşıyor, yalnızlaştıkça daha saldırgan oluyor ve hem kişisel gelişimi hem de hayatının dönüm noktaları açısından can sıkıcı bir paradoksa giriyor. Oysa, Benni’nin öfkesi, duyduğu korkuya doğal bir tepki aslında, kırılgan ama güçlü gözükmek isteyen bir çocuğun yalnızlığa karşı koyma biçimi belki de. Karakterin yaşadığı bu öfke, kimi zaman çocukken yaşadığı travma sebebiyle kendisine zarar verileceği düşüncesiyle kimi zamansa yalnız kalma korkusuyla ortaya çıkıyor. Oyunbozan: Sisteme Başkaldırmak Alman yönetmen Nora Fingscheidt’in bu ilk uzun metrajlı kurmaca filminde sistem eleştirisi yapmak ya da yaşananlara dair politik bir söylemde bulunmak gibi bir derdi yok. Nitekim, filmde gördüğümüz kadarıyla Almanya’da sosyal hizmetler verimli bir şekilde çalışıyor ve Benni’ye yardım etmek amacıyla her yol deneniyor. Bu açıdan türdeşlerinden ayrılıyor diyebiliriz Oyunbozan için. Biz, filmi izlerken “Benni'nin başına gelenler Türkiye’de yaşansaydı neler olurdu?” şeklinde düşünmekten kendimizi alamazken Fingscheidt, yalnızca küçük bir kızın yaşadığı yalnızlığa odaklanmayı tercih ediyor. Belki anlatımsal olarak dünyayı yeniden keşfetmiyor ancak iyi yazılmış senaryosuyla karakterin yaşadıklarını anlatmak amacıyla çıktığı yolculuğu layıkıyla tamamlıyor. Benni’nin küçük dünyasında neler olduğunu; yardım isteyen bir çocuğun çığlıkları duymazdan gelindiğinde, daha da önemlisi çığlıkların nedeni üzerine düşünülmediğinde, bu durumun nelere yol açtığını anlatmaya çalışıyor, daha da önemlisi bunu ajitasyona sığınmadan yapabiliyor. Oyunbozan’ın en önemli kusuru ise yer yer tekrara düşmesi ve bunun sonucunda filminin ciddi anlamda sarkması maalesef. Filmin yapısının iyi kurulmamış olmaması, bu sarkmaların birinci sebebiyken, bu durum filmin bitmesi gereken birçok yerde bitmemesi gibi daha temel bir problemin de ortaya çıkmasına sağlıyor. Neyse ki bu durum, Helena Zengel (Benni)’in olağanüstü performansı ve filmin harikalar yaratan rejisiyle dengeleniyor. Son kertede, yeteneğine sual olmayacak bir oyuncu ve ikinci uzun metrajını heyecanla bekleyeceğimiz bir yönetmeni müjdeliyor bizlere Oyunbozan.

Yazar Puanı

Puan - 65%

65%

Oyunbozan’ın en önemli kusuru ise yer yer tekrara düşmesi ve bunun sonucunda filminin ciddi anlamda sarkması maalesef. Filmin bitmesi gereken birçok yerde bitmemesi yetmezmiş gibi en olmadık yerde final yapması, Oyunbozan’ın üzerimizde yarattığı etkinin azalmasına sebebiyet veriyor. Neyse ki bu durum, Helena Zengel’in olağanüstü performansı ve filmin harikalar yaratan rejisiyle dengeleniyor

Kullanıcı Puanları: 4.3 ( 3 votes)
65

Dünya prömiyerini 69. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yapan ve festivalden iki ödülle ayrılan Oyunbozan; sistemin içerisinde sıkışıp kalmış, öz annesi dâhil hiç kimse ya da herhangi bir kurum tarafından istenmeyen Benni isimli dokuz yaşında bir kız çocuğunun sisteme karşı tek başına direnmeye çalışmasını konu alıyor. Filme adını veren “systemsprenger” bizim çok da aşina olduğumuz bir kavram değil açıkçası; bir çocuğun ebeveyn, koruyucu aile ve kurumlar tarafından istenmemesi durumunda barınacak hiçbir yeri olmamasına deniyor anladığımız kadarıyla. Benni’nin durumu da tam olarak bu. Hâlihazırda çevresindeki insanlarla iletişim kurmakta zorlanan ve daha küçük yaşlarda yaşadığı travmatik bir olay sebebiyle yüzüne dokunulduğu an atak geçiren Benni, istenmedikçe yalnızlaşıyor, yalnızlaştıkça daha saldırgan oluyor ve hem kişisel gelişimi hem de hayatının dönüm noktaları açısından can sıkıcı bir paradoksa giriyor. Oysa, Benni’nin öfkesi, duyduğu korkuya doğal bir tepki aslında, kırılgan ama güçlü gözükmek isteyen bir çocuğun yalnızlığa karşı koyma biçimi belki de. Karakterin yaşadığı bu öfke, kimi zaman çocukken yaşadığı travma sebebiyle kendisine zarar verileceği düşüncesiyle kimi zamansa yalnız kalma korkusuyla ortaya çıkıyor.

Oyunbozan: Sisteme Başkaldırmak

Alman yönetmen Nora Fingscheidt’in bu ilk uzun metrajlı kurmaca filminde sistem eleştirisi yapmak ya da yaşananlara dair politik bir söylemde bulunmak gibi bir derdi yok. Nitekim, filmde gördüğümüz kadarıyla Almanya’da sosyal hizmetler verimli bir şekilde çalışıyor ve Benni’ye yardım etmek amacıyla her yol deneniyor. Bu açıdan türdeşlerinden ayrılıyor diyebiliriz Oyunbozan için. Biz, filmi izlerken “Benni’nin başına gelenler Türkiye’de yaşansaydı neler olurdu?” şeklinde düşünmekten kendimizi alamazken Fingscheidt, yalnızca küçük bir kızın yaşadığı yalnızlığa odaklanmayı tercih ediyor. Belki anlatımsal olarak dünyayı yeniden keşfetmiyor ancak iyi yazılmış senaryosuyla karakterin yaşadıklarını anlatmak amacıyla çıktığı yolculuğu layıkıyla tamamlıyor. Benni’nin küçük dünyasında neler olduğunu; yardım isteyen bir çocuğun çığlıkları duymazdan gelindiğinde, daha da önemlisi çığlıkların nedeni üzerine düşünülmediğinde, bu durumun nelere yol açtığını anlatmaya çalışıyor, daha da önemlisi bunu ajitasyona sığınmadan yapabiliyor.

Oyunbozan’ın en önemli kusuru ise yer yer tekrara düşmesi ve bunun sonucunda filminin ciddi anlamda sarkması maalesef. Filmin yapısının iyi kurulmamış olmaması, bu sarkmaların birinci sebebiyken, bu durum filmin bitmesi gereken birçok yerde bitmemesi gibi daha temel bir problemin de ortaya çıkmasına sağlıyor. Neyse ki bu durum, Helena Zengel (Benni)’in olağanüstü performansı ve filmin harikalar yaratan rejisiyle dengeleniyor. Son kertede, yeteneğine sual olmayacak bir oyuncu ve ikinci uzun metrajını heyecanla bekleyeceğimiz bir yönetmeni müjdeliyor bizlere Oyunbozan.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi