Cineuropa’ya konuşan Onur Saylak ve Nadir Öperli, 70. Berlin Film Festivali’nin Ortak Yapım Marketi’nde Eurimages Ortak Yapım Proje Geliştirme Ödülü’nü kazanan Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır filmi hakkında yeni detaylar paylaştı.

Oyuncu kimliğiyle tanınan, yönetmen olaraksa Daha ve Şahsiyet gibi yapımlara imza atan Onur Saylak, bu yıl yeni film projesi Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır ile 70. Berlin Film Festivali’nin Ortak Yapım Marketi‘ne konuk oldu. Saylak’ın Hakan Günday ve Nadir Öperli ile birlikte hazırladığı proje, tüm dünyadan yapımcıların, dağıtımcıların ve film fonu temsilcilerinin sinemacılarla buluştuğu Ortak Yapım Marketi’nde ilgiyle karşılandı. Senaryosunu Hakan Günday’ın kaleme aldığı Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır, Ortak Yapım Marketi’nde Eurimages Ortak Yapım Proje Geliştirme Ödülü‘nü kazanarak Berlinale’de adından söz ettirmeyi başardı.

Filmin 20 bin euro ile desteklenen Eurimages Ortak Yapım Proje Geliştirme Ödülü’nü kazanmasının ardından Cineuropa’ya konuşan Onur Saylak ve Nadir Öperli, filmin konusu ve hazırlık süreci hakkında yeni detaylar paylaştı.

Onur Saylak ve Nadir Öperli, Yeni Film Projeleri Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır Hakkında Konuştu

Cineuropa: Yeni projeniz Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır hakkında bize daha fazla bilgi verebilir misiniz?

Onur Saylak: Daha önce hem ilk filmimde hem de web dizisi Şahsiyet’te birlikte çalıştığım yazar Hakan Günday ile birlikte çalışıyoruz. Her zaman birlikte üzerinde çalıştığımız birden fazla fikir oluyor ama bu kez oldukça modern ve güçlü bir konusu olduğu için Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır ön plana çıktı. Hikâye tamamen yeraltında, bir madende geçiyor. Cumhur Başkanının yaklaşmakta olan seçim çalışmaları için ülkedeki en büyük kömür madenini ziyaret etmesiyle başlıyor. Ancak madene indikten kısa bir süre sonra madende göçük oluyor ve Cumhur Başkanı bir avuç madenci ve bir gazeteciyle birlikte mahsur kalıyor. Kurtarılmayı beklerken grup içinde gerilim artıyor.

Cineuropa: Filmin nerede geçtiği ve senaryoda hangi aşamada olduğunuzla ilgili daha fazla bilgi verebilir misiniz?

Onur Saylak: Filmimiz oldukça klostrofobik ve büyük ölçüde sıkışık bir zaman ve mekânda geçiyor. Ancak Hakan karakterleri yazma ve hikâye anlatım araçlarını kullanma şekliyle olay örgüsündeki zaman ve mekânın sınırlarını genişleterek hikâyeye çok katmanlı bir perspektif katıyor. Sıra dışı olaylar sonrasında mahsur kalan her karakter içinde bulundukları durumu farklı bir şekilde deneyimliyor. Hakan diyaloglarla ve senaryodaki zekice dokunuşlarla, filmde yaşanan olayların ve karakterlerin sadece kömür madeninde olanlarla değil daha büyük bir dünyayla ve gerçeklikle alakalı olabileceği hissini başarıyla yaratıyor. Hakan yakın zamanda senaryonun üçüncü taslağını tamamladı ve Berlinale’de yaptığımız görüşmeler doğrultusunda düzeltmeler yapıyor. Daha önce çalıştığım bazı oyuncularla çalışmayı planlıyorum, ayrıca filmin set tasarımı için Daha’nın yapım tasarımcılarıyla çalışmalara başlıyorum.

Cineuropa: Bu hikâyeyi anlatmak için size ne ilham verdi ve neden günümüz Türkiye’sinde geçiyor?

Onur Saylak: Türkiye’de geçmişte korkunç maden kazaları yaşadık, en sonuncusu ve en büyük yıkıma neden olanı 2014 yılında Soma’da 301 madencinin öldüğü maden felaketiydi. Madencilik ve madencilerin çalışma koşulları ülkemizde her zaman sosyal mücadelenin önemli bir parçası oldu ve bu hikâyeyi geliştirmeye başladığımızda bu bizim için büyük bir ilham kaynağıydı.

Her ne kadar filmimizin olay örgüsü ve karakterleri Türkiye’nin şu anki sosyal ve politik atmosferiyle ilişkili olsa da, aslında filmin irdelediği temalar son derece evrensel. Bugün tüm dünyada sağ politikada bir yükseliş görüyoruz. Popülist politikacılar post-truth stratejilerle toplumları kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Filmimiz iktidar sahipleri ile onları iktidara getirenlerin kriz anında birbirleriyle nasıl yüzleştikleri konusunda bir tartışma başlatmak için bir yol sunuyor.

Cineuropa: Eurimages Ortak Yapım Proje Geliştirme Ödülü size ne kadar yardımcı olacak?

Nadir Öperli: İlk olarak jürinin projemizin ne kadar güçlü olduğuyla ilgili tutkumuzu paylaşıyor olması bizim için çok önemli ve cesaret verici. İkinci olarak biz bu projeyi neredeyse bir yıldır kendi imkânlarımızla geliştiriyorduk, Eurimages Ortak Yapım Proje Geliştirme Ödülü senaryoyu bir sonraki aşamaya geçirmemizi, casting ve  yapım tasarımı çalışmalarına erkenden başlamamızı kolaylaştıracak. Daha gelişmiş bir paketle, ortak yapımcı ve satış temsilcileri için arayışımızı hızlandırmayı umuyoruz.

Cineuropa: Berlinale Ortak Yapım Marketi’nden beklentileriniz nelerdi ve şimdi başka ne arıyorsunuz?

Nadir Öperli: Berlinale Ortak Yapım Marketi ilk ortak yapım marketimizdi ve sektörden gelecek ilk geri dönüşlerin nasıl olacağını çok merak ediyorduk. Bir sonraki adımlarımızı atmak için bize ilham ve fikir veren oldukça iyi ve yapıcı görüşmeler yaptık. Elbette potansiyel ortak yapımcılarla ve satış temsilcileriyle de görüşmeyi umuyorduk ve Ortak Yapım Marketi bizim yoğun takvimimizi de göz önüne olarak yeterli sayıda buluşma ayarladı. Sanırım burada tanıştığımız birkaç ortak yapımcıyla oldukça iyi anlaşacağız. Berlinale Ortak Yapım Marketi’nde aradığımız her şeyi bulduğumuzu söylesek abartmış olmayız. Şimdi artık senaryomuzun yeni bir versiyonunu hazırlayıp olumlu geçen bu toplantıları anlaşmalara çevirme vakti.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information