Teona Strugar Mitevska’nın 69. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Ödülü’yle dönen son filmi Onun Adı Petrunia, patriyarkanın tüm detaylarını gözler önüne seren bir seyir deneyimi sunuyor. Mitevska’nın başkarakter Petrunia ekseninde kurduğu anlatı, ufak bir kasabadan tüm dünyaya ve tüm politikalara dair tarihi bir geçmiş/gelecek cetveli de çıkarıyor önümüze. Bir Makedon kasabasında geçen hikâye, 32 yaşındaki Petrunia’nın hayattaki varoluşuyla ilgili esasen. Daha doğrusu bu varoluşu anlamlandırmaya çalıştığı bir dönemle ve onu bu dönem içine hapseden etkenlerle savaştığı bir evreyle... Petrunia var, yaşıyor, hissediyor, devam etmek ve kendi geleceğini kendi çizmek istiyor lakin ne o kasaba bu geleceği çizebileceği yollara muktedir ne de annesinin olmayan desteği ona hayatıyla ilgili yeterli umudu veriyor. İşte tam bu dönemde tesadüfen denk geldiği bir haç töreninde “ayrıcalıklı” bir erkek grubunu karşısına alarak atladığı nehirde haçı bulup çıkarması tüm kuralların da yıkılmasına sebep oluyor. Buradaki soru da şu: Kurallar kimin için yaratılmış? Ortada yazılı olmayan bir kural ve söylenene göre bu kuralı çiğneyen bir kadın var. Resmi bir suç yok ama Petrunia polis merkezinde tutuluyor. Gözaltı var; ama bir taraftan da yok. Suç yok; ama bir taraftan da Petrunia’nın bir anda alt üst ettiği eril tahakküm onu bir suçlu yapacak kadar büyük bir kibrin kırıldığı noktada kendi vahşiliğini gösteriyor. Onun Adı Petrunia: Benim Kararım Tam da burada Mitevska’nın karakter bakış açılarını nasıl etkili kullandığını fark ediyoruz. Petrunia’nın gözünde biçimlenen hikâye, olaya Petrunia’nın tarafında duran gazetecinin de dâhil olmasıyla bir anlamda bizim bakış açımızı da filme katıyor. Kendimizin de şahit olduğu bir olaya, kameranın arkasından Petrunia’ya seslenerek bakabiliyoruz. Çünkü biz de işin içindeyiz. Çünkü geçmişten bugüne patriyarkaya karşı sesimizin çıkması gereken her anın tanıklığını yapan bir emsalle karşı karşıyayız. Petrunia’nın varlığından tüm kadınların varlığına uzanan bir mücadelenin tanığıyız hepimiz. Oysa Petrunia tüm bunları bir mücadele başlatmak için yapmamıştı bile. Kendi yaşam arzusunun, şansını yaratma isteğinin açığa çıktığı noktada nehre atlayıp aldığı haçın temsil ettikleriyle karşı karşıya kalmıştı tüm bunların sonunda. Dinin boyunduruklarından kuralların acımasızlığına, bürokrasinin aksamasından erkek egemen toplumların yarattığı ayrımcılığa kadar her noktayı en ince ayrıntısına kadar olabildiğince yalın bir dille anlatıyor Onun Adı Petrunia. Filmin ikinci yarısının tek mekânda geçmesi de Petrunia’nın içinde bulunduğu bu hapishane ortamını temsil ediyor adeta. Dışarda başarısızlıkları yüzlerine vurulmuş ve iktidarları sarsılmış bir erkek topluluğununca, içerde dinin ve resmi makamların yetkilileriyle çevrelenmiş bir kadın elinde tuttuğu haçla hepsinin üzerine korkusuzca yürüyor. Korkusuz ve sakin. Tüm olan bitene ve içinden taşıp gelenlere kilit sorular ve başı dik bir duruşla karşı koyuyor. Kilisenin kuralları Petrunia’ya cevap olamıyor, kanun maddeleri Petrunia’nın olayını açıklayamıyor. Çünkü kendi dünyaları için yazılmış ve kendi egemenliklerini koruyan kurallar bütünü, Petrunia’nın kendi şansını yaratma isteğiyle yerle bir olabiliyor. Muhabirin dediği gibi 2018’de Makedonya hâlâ karanlık çağını yaşıyor. Sadece Makedonya mı peki? Petrunia’nın varoluşu her yerde sesini duyuracak. Her yerde bu ses duyuluyor, bu sesten korkan eril tahakküm de korkusunu kuralların arkasına alarak bastırmaya çalışıyor. Petrunia’nın ilk defa duyduğumuz kahkahasıyla sonlanan bu mücadele, şansını kendi yaratan bir kadının izinde tüm kadın seslerine karışıyor. Petrunia var ve o yaşamaya devam edecek!

Yazar Puanı

Puan - 80%

80%

Teona Strugar Mitevska’nın son filmi Onun Adı Petrunia, patriyarkanın tüm detaylarını gözler önüne seren bir seyir deneyimi sunuyor. Mitevska’nın başkarakter Petrunia ekseninde kurduğu anlatı, ufak bir kasabadan tüm dünyaya ve tüm politikalara dair tarihi bir geçmiş/gelecek cetveli de çıkarıyor önümüze.

Kullanıcı Puanları: 0.6 ( 1 votes)
80

Teona Strugar Mitevska’nın 69. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Ödülü’yle dönen son filmi Onun Adı Petrunia, patriyarkanın tüm detaylarını gözler önüne seren bir seyir deneyimi sunuyor. Mitevska’nın başkarakter Petrunia ekseninde kurduğu anlatı, ufak bir kasabadan tüm dünyaya ve tüm politikalara dair tarihi bir geçmiş/gelecek cetveli de çıkarıyor önümüze.

Bir Makedon kasabasında geçen hikâye, 32 yaşındaki Petrunia’nın hayattaki varoluşuyla ilgili esasen. Daha doğrusu bu varoluşu anlamlandırmaya çalıştığı bir dönemle ve onu bu dönem içine hapseden etkenlerle savaştığı bir evreyle… Petrunia var, yaşıyor, hissediyor, devam etmek ve kendi geleceğini kendi çizmek istiyor lakin ne o kasaba bu geleceği çizebileceği yollara muktedir ne de annesinin olmayan desteği ona hayatıyla ilgili yeterli umudu veriyor. İşte tam bu dönemde tesadüfen denk geldiği bir haç töreninde “ayrıcalıklı” bir erkek grubunu karşısına alarak atladığı nehirde haçı bulup çıkarması tüm kuralların da yıkılmasına sebep oluyor. Buradaki soru da şu: Kurallar kimin için yaratılmış? Ortada yazılı olmayan bir kural ve söylenene göre bu kuralı çiğneyen bir kadın var. Resmi bir suç yok ama Petrunia polis merkezinde tutuluyor. Gözaltı var; ama bir taraftan da yok. Suç yok; ama bir taraftan da Petrunia’nın bir anda alt üst ettiği eril tahakküm onu bir suçlu yapacak kadar büyük bir kibrin kırıldığı noktada kendi vahşiliğini gösteriyor.

Onun Adı Petrunia: Benim Kararım

Tam da burada Mitevska’nın karakter bakış açılarını nasıl etkili kullandığını fark ediyoruz. Petrunia’nın gözünde biçimlenen hikâye, olaya Petrunia’nın tarafında duran gazetecinin de dâhil olmasıyla bir anlamda bizim bakış açımızı da filme katıyor. Kendimizin de şahit olduğu bir olaya, kameranın arkasından Petrunia’ya seslenerek bakabiliyoruz. Çünkü biz de işin içindeyiz. Çünkü geçmişten bugüne patriyarkaya karşı sesimizin çıkması gereken her anın tanıklığını yapan bir emsalle karşı karşıyayız. Petrunia’nın varlığından tüm kadınların varlığına uzanan bir mücadelenin tanığıyız hepimiz. Oysa Petrunia tüm bunları bir mücadele başlatmak için yapmamıştı bile. Kendi yaşam arzusunun, şansını yaratma isteğinin açığa çıktığı noktada nehre atlayıp aldığı haçın temsil ettikleriyle karşı karşıya kalmıştı tüm bunların sonunda. Dinin boyunduruklarından kuralların acımasızlığına, bürokrasinin aksamasından erkek egemen toplumların yarattığı ayrımcılığa kadar her noktayı en ince ayrıntısına kadar olabildiğince yalın bir dille anlatıyor Onun Adı Petrunia. Filmin ikinci yarısının tek mekânda geçmesi de Petrunia’nın içinde bulunduğu bu hapishane ortamını temsil ediyor adeta. Dışarda başarısızlıkları yüzlerine vurulmuş ve iktidarları sarsılmış bir erkek topluluğununca, içerde dinin ve resmi makamların yetkilileriyle çevrelenmiş bir kadın elinde tuttuğu haçla hepsinin üzerine korkusuzca yürüyor. Korkusuz ve sakin. Tüm olan bitene ve içinden taşıp gelenlere kilit sorular ve başı dik bir duruşla karşı koyuyor. Kilisenin kuralları Petrunia’ya cevap olamıyor, kanun maddeleri Petrunia’nın olayını açıklayamıyor. Çünkü kendi dünyaları için yazılmış ve kendi egemenliklerini koruyan kurallar bütünü, Petrunia’nın kendi şansını yaratma isteğiyle yerle bir olabiliyor. Muhabirin dediği gibi 2018’de Makedonya hâlâ karanlık çağını yaşıyor. Sadece Makedonya mı peki? Petrunia’nın varoluşu her yerde sesini duyuracak. Her yerde bu ses duyuluyor, bu sesten korkan eril tahakküm de korkusunu kuralların arkasına alarak bastırmaya çalışıyor.

Petrunia’nın ilk defa duyduğumuz kahkahasıyla sonlanan bu mücadele, şansını kendi yaratan bir kadının izinde tüm kadın seslerine karışıyor. Petrunia var ve o yaşamaya devam edecek!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi