Gerilim türünde ve daha çok korku sinemasında sosyal konulara değinilmesine alıştık. Hatta özellikle korku sineması, birtakım ahlak mesajlarıyla ve toplumsal duyarlılık vurgularıyla dolup taşıyor; sanki bu türün böyle bir gayesi olması gerekiyormuş gibi. Oysa saf gerilim, saf korku taşıyan, sadece bu amacı güden nice sinema başyapıtı mevcut. Sinema diline saygı duyulduğu sürece, bu dili kullanarak yeni etkilerin peşinde koşulduğu sürece, bir korku ya da gerilim filminin hak ettiği saygıyı göreceğini düşünüyorum. Zorlama bir mesaj ve entelektüel katman yerine, bu ‘’tür’’ filmlerinin kendilerine ait atmosferin peşinden gitmeleri gerekiyor. Korku ve gerilim türü de tıpkı komedi türü gibi eğer yeterince yaratıcı olunmazsa sadece yüzeysel filmler olarak kalıyor. Bir de özellikle son yıllarda korku - gerilim - komedi türlerinin anlatı kodlarını kullanan, bunların hepsini kapsayan ancak hiçbiri olamayan film üretme anlayışı yaygınlaştı. Bu filmlerin büyük bir çoğunluğu, reklamcılık bakış açısıyla üretildikleri için kendilerine hedef kitlesi olarak da genelde ergen gençliğini seçiyor. Happy Death Day serisi de bu kategoriye dahil edebileceğimiz bir yapım. Happy Death Day’in devam filmi -aslında tam olarak devam da sayılmaz- bir paralel öykü sunuyor. İlk filmde tek bir günün on bir kez tekrar edilmiş (içinde bulunduğumuz evrenin 11 boyutu olduğunu iddia eden çoklu evren görüşünden hareketle) yaşantısını izlerken, bu yeni filmde tek bir günün birden fazla evrende çoğalmış hâlini izliyoruz. Yani baş karakter Tree (Jessica Rothe) kendini birden fazla evrenin, birden fazla ihtimalin içinde buluyor. Evet doğru bildiniz, karşınızda son dönemin yeni ‘’trendi’’ Çoklu Evren Teorisi bulunuyor... Fakat kuantum, bu kadar basit bir şekilde ele alabileceğimiz, bu kadar şuursuzca kullanabileceğimiz bir alan değil. Hele hele baştan sona klişelerle gezinen bir hikâyenin altında ezilecek bir alan hiç değil. Popüler bilim ya da bilimin kapital dünyada popülerleşmesinin ticari sinemadaki yansıması, belli ki bu önemli konuların filmlerde kahve falı ciddiyetinde ele alınmasına neden oldu. Happy Death Day 2U: Sicim Teorisi’ni Ahlak Dersi İçin Kullanmak Film bir kez daha Tree’nin bir döngüsel zamandan kurtulmasını, yeni bir neden-sonuç ilişkisi yaratmasını anlatıyor. Fakat bu sefer bunu yaparken, okuduğu okulun fizik bilimiyle uğraşan çalışkan öğrencilerinden (elbette ağırlıklı olarak Asyalı ve Hintli) destek alıyor. Bu üstün öğrenciler zamanı bükmeyi ve anlamayı sağlayan projelerin peşinden gidiyor. Yani Tree’nin zaman döngüsünden bu şekilde kurtulmaya çalışıyorlar. Bu yeni karakterleri saymazsak film, buraya kadar neredeyse ilkiyle birebir aynı gidiyor. Hatta ilk filmden hatırladığımız yataktan kalkma ritüeli sahneleri, can sıkan tekrarlarla gösteriliyor. Ancak Happy Death Day 2U’nun kilit noktasında Tree’nin geçmişte ölen annesiyle ilgili bir gelişmeyle ortaya çıkıyor. Bu aşamada Tree geçmişle gelecek arasında, kaderle tercihler arasında sıkışıyor ve zamanın gidişatını yönlendiren bir karar vermek zorunda kalıyor. İlk filmde Tree bir ahlak dersi almıştı. Düşmanını ve kendi bencilliğini yenmiş, geçmişiyle barışmıştı. Bu yeni filmde ise Tree, kuantumdan da destek alarak yeni bir zaman döngüsünden kurtuluyor. İlk filmdeki zaman döngüsü, kişisel bir yüzleşmeyle beraber gelen intikamla kırılmıştı. Buradan bir ahlak dersi verilmişti. Bu hâliyle en azından daha masumdu. Ancak bu sefer, kısır zaman döngüsü Sicim Teorisi’nden ilham alınarak kırılıyor. Yani maddenin en küçük noktasından evrenin tüm hikâyesine ulaşan muazzam bir teori, Tree’nin öğreneceği basit bir ahlak dersi için malzeme oluyor. Nam-ı diğer ‘’Her Şeyin…

Yazar Puanı

Puan - 40%

40%

Serinin ikinci filminde, kısır zaman döngüsü Sicim Teorisi’nden ilham alınarak kırılıyor. Yani maddenin en küçük noktasından evrenin tüm hikâyesine ulaşan muazzam bir teori, Tree’nin öğreneceği basit bir ahlak dersi için malzeme oluyor.

Kullanıcı Puanları: 2.78 ( 5 votes)
40

Gerilim türünde ve daha çok korku sinemasında sosyal konulara değinilmesine alıştık. Hatta özellikle korku sineması, birtakım ahlak mesajlarıyla ve toplumsal duyarlılık vurgularıyla dolup taşıyor; sanki bu türün böyle bir gayesi olması gerekiyormuş gibi. Oysa saf gerilim, saf korku taşıyan, sadece bu amacı güden nice sinema başyapıtı mevcut. Sinema diline saygı duyulduğu sürece, bu dili kullanarak yeni etkilerin peşinde koşulduğu sürece, bir korku ya da gerilim filminin hak ettiği saygıyı göreceğini düşünüyorum. Zorlama bir mesaj ve entelektüel katman yerine, bu ‘’tür’’ filmlerinin kendilerine ait atmosferin peşinden gitmeleri gerekiyor. Korku ve gerilim türü de tıpkı komedi türü gibi eğer yeterince yaratıcı olunmazsa sadece yüzeysel filmler olarak kalıyor. Bir de özellikle son yıllarda korku – gerilim – komedi türlerinin anlatı kodlarını kullanan, bunların hepsini kapsayan ancak hiçbiri olamayan film üretme anlayışı yaygınlaştı. Bu filmlerin büyük bir çoğunluğu, reklamcılık bakış açısıyla üretildikleri için kendilerine hedef kitlesi olarak da genelde ergen gençliğini seçiyor. Happy Death Day serisi de bu kategoriye dahil edebileceğimiz bir yapım.

Happy Death Day’in devam filmi -aslında tam olarak devam da sayılmaz- bir paralel öykü sunuyor. İlk filmde tek bir günün on bir kez tekrar edilmiş (içinde bulunduğumuz evrenin 11 boyutu olduğunu iddia eden çoklu evren görüşünden hareketle) yaşantısını izlerken, bu yeni filmde tek bir günün birden fazla evrende çoğalmış hâlini izliyoruz. Yani baş karakter Tree (Jessica Rothe) kendini birden fazla evrenin, birden fazla ihtimalin içinde buluyor. Evet doğru bildiniz, karşınızda son dönemin yeni ‘’trendi’’ Çoklu Evren Teorisi bulunuyor… Fakat kuantum, bu kadar basit bir şekilde ele alabileceğimiz, bu kadar şuursuzca kullanabileceğimiz bir alan değil. Hele hele baştan sona klişelerle gezinen bir hikâyenin altında ezilecek bir alan hiç değil. Popüler bilim ya da bilimin kapital dünyada popülerleşmesinin ticari sinemadaki yansıması, belli ki bu önemli konuların filmlerde kahve falı ciddiyetinde ele alınmasına neden oldu.

Happy Death Day 2U: Sicim Teorisi’ni Ahlak Dersi İçin Kullanmak

Film bir kez daha Tree’nin bir döngüsel zamandan kurtulmasını, yeni bir neden-sonuç ilişkisi yaratmasını anlatıyor. Fakat bu sefer bunu yaparken, okuduğu okulun fizik bilimiyle uğraşan çalışkan öğrencilerinden (elbette ağırlıklı olarak Asyalı ve Hintli) destek alıyor. Bu üstün öğrenciler zamanı bükmeyi ve anlamayı sağlayan projelerin peşinden gidiyor. Yani Tree’nin zaman döngüsünden bu şekilde kurtulmaya çalışıyorlar. Bu yeni karakterleri saymazsak film, buraya kadar neredeyse ilkiyle birebir aynı gidiyor. Hatta ilk filmden hatırladığımız yataktan kalkma ritüeli sahneleri, can sıkan tekrarlarla gösteriliyor. Ancak Happy Death Day 2U’nun kilit noktasında Tree’nin geçmişte ölen annesiyle ilgili bir gelişmeyle ortaya çıkıyor. Bu aşamada Tree geçmişle gelecek arasında, kaderle tercihler arasında sıkışıyor ve zamanın gidişatını yönlendiren bir karar vermek zorunda kalıyor.

İlk filmde Tree bir ahlak dersi almıştı. Düşmanını ve kendi bencilliğini yenmiş, geçmişiyle barışmıştı. Bu yeni filmde ise Tree, kuantumdan da destek alarak yeni bir zaman döngüsünden kurtuluyor. İlk filmdeki zaman döngüsü, kişisel bir yüzleşmeyle beraber gelen intikamla kırılmıştı. Buradan bir ahlak dersi verilmişti. Bu hâliyle en azından daha masumdu. Ancak bu sefer, kısır zaman döngüsü Sicim Teorisi’nden ilham alınarak kırılıyor. Yani maddenin en küçük noktasından evrenin tüm hikâyesine ulaşan muazzam bir teori, Tree’nin öğreneceği basit bir ahlak dersi için malzeme oluyor. Nam-ı diğer ‘’Her Şeyin Teorisi’’nin en küçük noktalar üzerinden bütüne ve o bütünden tekrar en küçük noktaya ulaşabilmesi, onun insanlığın ahlak kurallarına uyum sağlaması gerektiğini göstermiyor. Bir filmin kuantumu bu denli alaya alırcasına konu edinmesi kabul edilecek bir şey değil. Evet, Sicim Teorisi henüz kanıtlanmış değil. Ancak bu teorinin tam olarak kanıtlanmaması, onun üzerinden yapılan kurgusal filmin bu denli özensiz olmasını gerektirmez. Özetle Happy Death Day 2U, ilk filmin izinden giden, aynı klişelerden beslenen ‘’paralel’’ bir film.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi