Gediklisi olduğu Cannes Film Festivali’nde Kış Uykusu’yla Altın Palmiye’ye layık görülen ve son filmi Ahlat Ağacı ile festivale geri dönen Nuri Bilge Ceylan, son dönemin en çok konuştuğumuz isimlerinden bir tanesi oldu. Ancak, önceki filmlerinden farklı olarak Ahlat Ağacı’nın Cannes Film Festivali programına dahil edilmesi pek kolay olmadı. Program açıklanmadan önce Altın Palmiye için yarışacağına kesin gözüyle bakılan film, seçki ilk açıklandığında programda kendisine yer bulamadı. Geçen sürenin ardından film, festivale dahil oldu olmasına ancak yaşanan süreçte filmin prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapacağı gibi birçok söylenti de gündeme geldi ve bunlardan biri oldukça dikkat çekiciydi.

-FilmLoverss Özel-

Bu yıl seçkisinde önemli değişiklikler yapıp genç ve ilk filmini çeken yönetmenlere yer veren festival yönetimi, söylentilere göre süresi uzun filmlere festivalde yer vermek konusunda pek istekli değil. Bu durumu sadece Cannes Film Festivali’nin aldığı bir karar olarak da görmemek gerekiyor aslında. Son birkaç yıldır artan film süreleri sebebiyle, festivallerin programlama yapmakta oldukça zorlandığı ve bu sebeple daha fazla film elemek zorunda kaldıkları yönünde sitem ettikleri konuşuluyor. Nitekim, Cannes Film Festivali’nin bu yılki programına baktığımızda bu konuda net bir adım atıldığını rahatlıkla görebiliyoruz. Daha önce 3 saat 16 dakikalık Kış Uykusu’nu çekmiş olan Nuri Bilge Ceylan’ın başrolü Aydın Doğu Demirkol‘a teslim ettiği yeni filmi ise 188 dakika uzunluğunda, yani 3 saat 8 dakika. Bu, Ahlat Ağacı’nın Ana Yarışma içerisinde yer alan bir diğer en uzun film olan Lee Chang-Dong imzalı Burning’ten 40 dakika daha uzun olduğu manasına geliyor. Keza festivalin diğer seçkilerinde de durum aynı şekilde, genellikle 1.5-2 saat uzunluğundaki filmleri görüyoruz. Ahlat Ağacı’ndan sonraki en uzun film 2 saat 35 dakika uzunluğundaki The House That Jack Built ki zaten Lars von Trier’in filmi festivalde yarışma dışı olarak yer alıyor. Bu bahsettiğimiz sebeplerle festival yönetiminin Nuri Bilge Ceylan’dan filmin daha kısa bir kurgusuyla gelmesini istediği ve aradaki mail trafiği sırasında filmin ilk açıklamada seçkiye giremediği konuşulmuştu. Hatta ilerleyen süreçte usta yönetmenin artık festival yönetiminin maillerine cevap vermeyip iletişimi kestiği ve tüm bu mail trafiğinin sonucunda Cannes cephesinin geri adım atarak Ahlat Ağacı’nı festivale dahil ettiği söyleniyor.

nuri-bilge-ceylan-ahlat-agaci-4-filmloverss

Tüm bu sürecin ardından festival programına baktığımızda ilginç bir detay ortaya çıkıyor; Ahlat Ağacı’nın festival süresince tek bir gösterim saati var: 18 Mayıs saat 18.00. Bu, Ahlat Ağacı’nı Ana Yarışma’da yer alan filmler arasında gösterilecek son film hâline getiriyor. Festival yorgunluklarının baş gösterip geri dönüşlerin başladığı bir günün son seansına tek bir gösterim koymak bu noktada bir bit yeniği akla getirmiyor değil. Öte yandan Altın Palmiye için yarışacak filmlere baktığımızda neredeyse hepsinin en azından 2 gösterimi, hatta kimilerinin 5 ya da 6 gösterime sahip olduğunu görmek mümkün. Ahlat Ağacı ve Sergey Dvortsevoy’un Ayka filmi ise tek gösterime sahip. Bu iki filmin tek benzer özelliği festivale sonradan dahil olmuş olmaları. Ancak bu iki film gibi Cannes yolu sonradan açılmış Knife+Heart’ın ise birden fazla gösterimi mevcut.

Dolayısıyla artık tüm filmlerin izlendiği ve belki de ödüller için zihinlerin nispeten netleştiği bir durumda Ahlat Ağacı’nın şansının azalacağını öngörebiliriz. Diğer filmlerin çokça konuşulduğu bir ortamda tek gösterimi festivalin son gününün son seansında olan bir Ana Yarışma bölümü filminin dikkatlerden kaçması ya da görece az reaksiyon alması pek de şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak tüm bunlara rağmen merakla beklenilen filmlerin hayal kırıklığı yaratmasının ardından Ahlat Ağacı’nın festivalin son filmi olarak büyük sükse yapma ihtimali de akıldan geçmiyor değil.

ahlat-agaci-filmloverss

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi