Joel Coen ve Ethan Coen’in 2007 yılında izleyici ile buluşturduğu ve bu buluşmadan beri en başarılı filmler listelerinde kendisine yer bulan No Country for Old Men’in hikâyesi önce Cormac McCarthy’nin aynı adlı romanı olarak doğdu, sonra da bu romanın maharetli ellerde senaryoya dönüştürülmesiyle kendini beyazperdede buldu. Coen Kardeşler’in aldığı dört Oscar ödülünden üçünün sebebi olan, En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo Uyarlaması akademi ödüllerini kazanan No Country for Old Men’in bu başarısının ardında geniş bir çalışma yatıyor. Projelendirme aşamasında yapılan ön hazırlıklar, Coen’lerin gözünde canlandırdıkları fikri hayata geçirmek için nasıl bir adanmışlıkla çalıştığının kanıtı niteliğinde. Bir kader, vicdan ve şiddet sorgulaması olan No Country for Old Men’in muhteşem görüntülerinde imzası olan Roger Deakins’ı da elbette unutmamak gerek. Sinema tarihinin başarılı filmlerinden biri olan No Country for Old Men’in içinde gizlediği oldukça keyifli detaylar da var. Öyleyse gelin bu detayları birlikte inceleyelim.

No Country for Old Men Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Javier Bardem, Chigurh Karakterine Duyduğu Şüphe

Joel Coen ve Ethan Coen, Chigurh karakteriyle ilgili Javier Bardem ile görüştüklerinde Bardem’in karakter ile ilgili ilk tepkisi “Ben araba kullanmam, İngilizcem kötü ve şiddetten nefret ederim.” der. Coen kardeşlerin cevabı ise “Biz de tam da bu yüzden seninle görüşmek istedik zaten.” olmuştur. Javier Bardem rolü kabul etmesinin sebeplerinden biri olarak Coen Kardeşler’in bir filminde rol almanın hayallerinden biri olmasını gösterir.

Chigurh’un Saç Stili

Joel Coen ve Ethan Coen 1979 yılında gittikleri bir barın patronunun fotoğrafındaki saç stilinden esinlenerek Anton Chigurh’ın saç stilini yaratmışlar. Javier Bardem yeni saç stiliyle kendisini gördüğünde verdiği ilk tepki “Olamaz, belli ki iki ay kimseyle sevişemeyeceğim” demiş. Coen Kardeşler ise bu saç stilinin Javier Bardem üzerinde duruşuna bayılmışlar çünkü Chigurh tam da istedikleri gibi tuhaf görünüyormuş.

There will be Blood ve No Country for Old Men’in Çakışması

Marfa, Texas’ta gerçekleştirilen No Country for Old Men çekimlerinin yanı sıra bölgede o yılın güçlü filmlerinden bir diğerinin de çekimleri gerçekleştiriliyordu: There will be Blood. Bölgenin geniş bir görüntüsünün alınmasının gerektiği bir çekim gününde, Joel ve Ethan Coel kadraja büyük bir duman bulutunun girdiğini fark etmiş. Duman bulutu, Paul Thomas Anderson’ın patlama sahnesini test ettiği alandan geliyormuş. Bu sebeple Coen Kardeşler çekimleri ertesi güne bırakmak zorunda kalmış.

Chigurh’un Silahı

Chigurh’un sürekli yanında taşıdığı gizemli silahı, tamamen No Country for Old Men filmi için Coen Kardeşler tarafından tasarlanmış.

Bir Şiirden Gelen Film İsmi

Filmin ismi olan No Country for Old Men – İhtiyarlara Yer Yok, filmle ilgili en çok konuşulan detaylardan biri. Filmin ismi, sonuyla ilgili de çeşitli teorilerin geliştirilmesine sebep olacak derecede kuvvetli. Coen Kardeşler ise bu tanımlamayı filmin ismi olarak kullanmaya, William Butler Yeats’in Sailing to Byzantium şiiriyle karar vermişler. Şiir ölmeye yakın, oldukça yaşlı bir adamın ölümden sonra neler olabileceğini merak edişini yansıtıyor. Bu açıdan Şerif Bell’in emekliliğiyle birlikte nasıl bir hayat yaşayacağının sorgusuna oldukça başarılı bir biçimde uyum sağlıyor.

Mike Zoss Eczanesi

Chigurh, arabayı havaya uçurmasının ardından bir eczaneye girer: Mike Zoss. Mike Zoss Eczanesi, Coen Kardeşler’in gençlik yıllarını geçirdiği Minneapolis’teki aynı adlı eczaneye atıfta bulunur. Aynı zamanda Coen Kardeşler’in yapım şirketinin adı da Mike Zoss Productions’tır.

Llewelyn Moss ve Heath Ledger

Heath Ledger, Llewelyn Moss için düşünülen bir isim olsa da Heath Ledger o dönemde biraz dinlenmek istediğini belirtmiş. Sonrasında ise Heath Ledger, The Dark Knight filminde Chigurgh ile bazı ortaklıklar barındıran Joker karakterine hayat verdi. Yanı sıra Llewelyn Moss rolü için Garret Dillahunt da beş kez seçmelere katılmış ancak sonunda Wendell karakterini canlandırmasında karar kılınmış.

Tess Harper’ın Loretta Bell’i

Tess Harper, Loretta Bell karakterini canlandırırken, Tender Mercies (1983)’te giydiği botların aynısını giymiş çünkü Loretta’nın Rose Lee’nin daha yaşlı bir versiyonu olduğunu hissetmiş.

Llewelyn Moss’un Sınırı Geçmesi

Llewelyn Moss (Josh Brolin)’un, filmde Meksika sınırını geçmesi mühimdir çünkü bu durum Coen Kardeşler’in filmlerinde ilk kez bir karakteri Amerika sınırlarından dışarı çıkarma girişimidir. 2006 yılında bir bölüm çektikleri Paris, Seni Seviyorum haricinde Coen Kardeşler’in filmleri yabancı bir ülkede geçmez.

Llewelyn Moss’un Omzundan Vurulması

Josh Brolin, çekimlere birkaç hafta kala geçirdiği bir motosiklet kazası sebebiyle omzunu kırar. Bu durumun çekimleri engelleyebilme ihtimaline karşın filmin hemen başlarında Llewelyn Moss omzundan vurulur ve bu sayede Josh Brolin cephesindeki engeller ortadan kalkar.

Fargo Bağlantısı

No Country for Old Men’de paraların taşındığı çantanın tasarımı ve yapısı, yine Coen Kardeşler imzalı, 1996 yapımı Fargo filminde kullanılan çantayla aynıdır.

Carla Jean’in Akıbeti

Carla Jean’in, Chigurh tarafından öldürülüp öldürülmediği de filmle ilgili çözüme kavuşmamış detaylardan biri. Ancak içeride ne olduğunu anlamak için Chigurh’a biraz yakından bakmak olayla ilgili edineceğimiz olası bir fikri güçlendiriyor. Chigurh, kandan hoşlanan bir karakter değil. Üzerine sıçramasından, kan bulaşmış kıyafetlerde hayatına devam etmekten itinayla kaçınıyor, adeta bir takıntı derecesinde. Öncelikle birini öldürürken üzerine kan sıçramaması için duş perdesini çekiyor. Meksikalıları öldürdükten sonra çoraplarını bu sebeple çıkarıyor. Bu ve buna benzer detayların ardından Chigurh’un Carla Jean’in annesinin evinden çıktıktan sonra durup ayakkabılarının tabanını kontrol ettiğini görüyoruz, muhtemelen kanın bulaşmış olması düşüncesiyle. Bu durum da Carla Jean’in akıbetinin ölüm olduğunu düşünmemize neden oluyor.

Quentin Tarantino ve Robert Rodriguez’in Filme Yaptıkları İlginç Katkı

Josh Brolin, No Country for Old Men ile ilgili Llewelyn rolünü öğrendiği zaman seçmelere katılmak istemiş ancak Grindhouse filminin çekimleri sebebiyle seçmelere katılamamış. Bu sebeple filmin yönetmenleri Quentin Tarantino ve Robert Rodriguez’den kendi audition’ını çekmek için bir kamera ödünç almak istemiş. Bu hikâye, Josh Brolin’in No Country for Old Men audition’ını Tarantino ve Rodriguez’in çekmesiyle son bulmuş. En nihayetinde Josh Brolin de Coen Kardeşler’den rolü kapmayı başarmış.

800 Dolarlık Sahte Kan

Coen Kardeşler filmin bütçesi konusunda titiz çalışsalar da beklenmedik bir detay gündeme gelmiş. Kan görünümlü bir sıvının kullanıldığı filmde, bir galon (yaklaşık 4.5 litre) sahte kan için 800 Dolar bütçe ayırmak durumunda kalınmış. Filmde akan kanın yoğunluğunu hesaba kattığımızda sahte kan Coen Kardeşler için ciddi bütçe ayrılan bir detaya dönüşmüş. Aslında şeker tabancı üretilen bir diğer sahte kan çeşidi çok daha ucuz olsa da, çekimlerin yapıldığı yerde fazlaca böcek birikmesine sebep olduğundan İngiltere’den filmde kullanılan kan formu sipariş edilmiş.

Final Sahnesi

Şerif Bell’in monoloğuyla kapanan film, sonu itibarıyla fazlasıyla konuşuldu. Şerif Bell’in karısına gördüğü rüyayı anlattığı sahne filmin en kilit sahnesi olmasıyla ünlüyken öte yandan yalnızca bir kere çekildiğini ve bir tekrarının daha bulunmadığını belirtmek gerek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi