Nicole Kidman, katıldığı bir söyleşide sektördeki kadın-erkek eşitsizliğine ve Big Little Lies’ın televizyon dünyasındaki etkisine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Nicole Kidman; Moulin Rouge! ile izleyiciyi müzikal bir yolculuğun içerisine sürükledi, The Others filmiyle gerilimin doruklarını yaşattı, The Golden Compass ile fantastik dünyaya dahil oldu, Top of the Lake ve Big Little Lies dizileriyle de televizyon dünyasında dikkatleri üzerine çekti. 2002 yapımı The Hours filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazanan ve kariyeri boyunca farklı karakterleri canlandırmaya özen gösteren Nicole Kidman, bu yıl Toronto Film Festivali’nde prömiyerini yapan Destroyer ve Boy Erased filmlerinde rol aldı. Yıl sonunda ise Aquaman ile DC Genişletilmiş Evreni’nin kapılarını aralamaya hazırlanıyor.

Sürekli yeni projelerle karşımıza çıkan Nicole Kidman, katıldığı bir söyleşide sektördeki kadın-erkek eşitsizliğine ve Big Little Lies’ın televizyon dünyasındaki etkisine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Nicole Kidman: “Hollywood’daki Kadın-Erkek Eşitsizliği Konusundaki İstatistikleri Değiştirmek İçin Harekete Geçmeliyiz.”

Nicole Kidman, Hollywood’un yıllardır süregelen cinsiyetçi tavrına karşı oluşturulan Time’s Up ve #MeToo hareketlerinin destekçilerinden biri. Sinema ve televizyon sektöründeki kadın-erkek eşitsizliğinin giderilmesi konusunda elinden geleni yapıyor. Başarılı oyuncu, konu hakkında kendince bir yöntem geliştirmiş. Buna göre Kidman; her 18 ayda bir kariyerini, bir kadın yönetmenin projesinde yer almak doğrultusunda planlıyor. Son zamanlarda Sofia Coppola, Jane Campion, Karyn Kusama, Kim Farrant gibi kadın yönetmenlerle çalışması bu planı hayata geçirdiğini kanıtlıyor. Çünkü Nicole Kidman, bu eşitsizliğin ortadan kalkması ve var olan istatistikleri değiştirmek için harekete geçmenin önemli olduğunu düşünüyor. İşini büyük bir aşkla yaptığını belirten Kidman, sonuna kadar mücadele etmenin önemine vurgu yapıyor ve yeni şeyler denemek konusunda risk almaktan çekinmediğini söylüyor.

Rol seçimi konusunda titiz olan oyuncu, Oscar kazandığı 2002 yapımı The Hours filmi hakkında da konuştu. Edebiyat tarihinin en başarılı yazarlarından biri olan Virginia Woolf‘u canlandırdığı bu film, oyuncunun kariyerinde önemli bir yere sahip. Bu rol için yönetmen Stephen Daldry‘a minnettar olduğunu söyleyen Kidman, rolü aldığını öğrendiğinde filmden çekilmeyi düşünmüş, fakat sonradan kariyerinde iz bırakan bu role tutkuyla bağlanmış.

Söyleşide Kidman, Altın Küre ve Emmy kazandığı Big Little Lies‘tan bahsetmeyi de ihmal etmedi. Dizide canlandırdığı Celeste Wright performansıyla çok konuşulan oyuncu, Big Little Lies’ın başarısı hakkında şunları söyledi: “Öykülerin anlatılması ve hikâyelerin izleyicilere ulaşması konusunda Big Little Lies, şimdiye kadar yaptığım diğer her şeyden daha ileriye ulaştı. İnsanlardan, özellikle kadınlardan, aldığım tepkiler çok iyi yöndeydi.”

Ayrıca Nicole Kidman, televizyon sektörünün son zamanlardaki yükselişine ve sinemanın devam eden gücüne dikkat çekti. Günümüzde televizyon dizilerinin, bir sinema filmi kalitesine rahatlıkla eriştiğini, hatta bazı durumlarda önüne geçtiğini söyledi. İnsanların evde oturup televizyon izlemesindeki rahatlığa rağmen sinemaya gidip film izlemenin asla eskimeyeceğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Deadline

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi