Bu yılın başından beri süregelen Netflix-Cannes Film Festivali gerginliği, hâlen devam ediyor. Netflix, Roma’yı 30 ülkede vizyona sokarak kendi politikasını esnetse de festival yönetimi henüz ikna olmuş değil. Öte yandan Avrupa’daki diğer önemli film festivallerine ev sahipliği yapan İtalya ve Almanya’daki film sektörü de Netflix’e pek de iyi gözle bakmıyor.

Netflix’in Alfonso Cuarón imzalı Roma’yı dünya çapında vizyona sokuyor olması, genel manada oldukça olumlu tepkiler alsa da bu konuda herkesin aynı görüşte olduğunu söylemek güç. Keza Fransa’daki sinemaları temsil eden La Fédération Nationale des Cinémas Français’in başkanı Richard Patry’ye göre, Roma’yla birlikte The Ballad of Buster Scruggs ve Bird Box için geniş bir sinema dağıtım ağı kuran Netflix’in bu çabası nafile: “Netflix’in bu üç filmle yapmak istediği, Oscarlar için gerek koşulları sağlamaktan başka bir şey değil. Tek amaçları Oscar kazanıp yüksek profilli yönetmenleri tatmin etmek. Ama film endüstrisinin temel şartlarına saygı göstermeyen Netflix, neden film festivallerinin prestijinden yararlansın ki?

Roma’nın Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’ı kucaklamasının ardından Fransa’da endüstrinin içerisinde yer alan bazı isimler, Cannes’ın yeni kurallar getirmesi gerektiği yönünde tartışma başlatmak istese de bu, pek de yararlı olmamıştı. Cannes’ın festival yönetim kurulunda yer alan bir isme göre, yönetim kurulunun Netflix hakkındaki kararlarını yeniden gözden geçirmesini sağlayabilecek tek şey bir Oscar galibiyeti. Gelgelelim Richard Patry’nin açıklamasını göz önüne aldığımızda bunun da yeterli olup olmayacağı hakkında bir şeyler söylemek güç.

Aslında daha bir ay önce Cannes Film Festivali’nin başkanı Thierry Frémaux’la Netflix yöneticileri Ted Sarandos ile Scott Stuber ve Richard Patry, Lumière Film Festivali’nde bir araya gelmiş ve şirketin filmlerini festivalde gösterebilmesi için çıkar yol aramıştı. Aradan geçen sürecin ardından pek de yol alınmamış gibi görünüyor. Öte yandan Frémaux’un, Netflix’in dağıtım politikasıyla bir sorunu olmadığını ve festivalde Netflix filmlerini görmek istediğini belirtelim. Ancak bu süreçte tek söz ona ait değil elbette ki. Hatta denen o ki geçtiğimiz yıl The Meyerowitz Stories (New and Selected) ve Okja’yı Ana Yarışma’ya dahil eden Frémaux, bu yüzden az daha işinden oluyormuş. Bu yıl ise Croisette’in başkanı, festival yönetimiyle Netflix arasındaki buzların erimesi için çaba gösterse de yönetim kurulunun, Cannes’ın Ana Yarışma seçkisinde yer alacak herhangi bir filmin Fransa’da vizyona girmesini öngören kuralı esnetmemesi nedeniyle şirket, filmlerini geri çekmişti. Buna ek olarak Fransa’da vizyona giren bir filmin dijital olarak yayınlanabilmesi için 36 aylık bir süre geçmesi gerekiyor ki Netflix’in esas olarak takıldığı nokta da bu zaten.

İtalya ve Almanya’da da Netflix’e Dair Tartışmalar Sürüyor

Fransa bir yana, Venedik Film Festivali ve Berlin Film Festivali’ne ev sahipliği yapan İtalya ve Almanya’da da durum benzer aslında. Netflix’in bu yıl Venedik’e 6 filmle birden gitmesi, ülkede tartışma yaratmış ve festival başkanı Alberto Barbera‘ya yönelik eleştiriler ayyuka çıkmıştı. Yanı sıra, prömiyerini Venedik’te yapan On My Skin’in İtalya’da aynı gün hem vizyona girip hem de Netflix’te yayınlanması, sektör içerisinde şirkete olan karşıtlığı artırmış hatta sonraki dönemde On My Skin’i vizyona sokan dağıtım şirketi Lucky Red’in başkanı Andrea Occhipinti’ye film dağıtımcıları derneğinin başkanlığından el çektirilmişti. Dahası yerli bir filmin, prömiyerinden en az yüz beş gün sonra dijital olarak yayınlanması gibi yazısız bir kuralın olduğu ülkede, bu kuralın yazılı hâle getirilebilmesi için çalışmalara başlanmıştı. Roma için ise filmin dağıtıma girmemesi için çağrıda bulunulsa da Cineteca di Bologna isimli sinema zinciri, Roma’yı elli salonda ve üç günlüğüne vizyona sokacağını açıkladı. Bu kararın ardından diğer sinema kuruluşları Cineteca di Bologna’ya bir yaptırımda bulunacak mı bilinmez fakat yapım ve dağıtım şirketi RAI Cinema’nın başkanı Paolo Del Brocco’nun Netflix hakkındaki açıklamaları oldukça sert: “Bizim sinemamız değişmekten korkmuyor ve bunu her zaman kanıtlıyor. Fakat kendisine film diyen bir yapımın sinema salonlarında gösterilmemesi gibi bir durum olamaz…

Öte yandan Almanya’daki en büyük sinema kuruluşlarından HDF Kino ise, benzer şekilde Netflix filmlerinin Berlin Film Festivali’nde pek de hoş karşılanmayacağı yönünde bir açıklamada bulunmuştu. Seçkisinin belirlenme süreci devam eden festivalde Netflix’in yer alması, Almanya’da da yeni bir tartışmanın alevini yükseltebilir. Roma’nın ülkede vizyona girip girmeyeceğiyle ilgili ise bir açıklama yapılmış değil henüz. İtalya, Almanya ve Fransa’ya ek olarak Roma’nın Meksika’daki dağıtımı sırasında da sorunlar yaşayan Netflix’in problemlerinin, Avrupa ve festivallerle kısıtlı olmadığını da belirtmek gerekli.

Öte yandan diğer üç ülkenin aksine İngiltere’de Netflix, oldukça hoş karşılanıyor. Curzon Sinemaları ile iş birliği yapan Netflix, Roma ve The Ballad of Buster Scruggs’ı kolaylıkla vizyona soktu. İşin Türkiye kısmında neler yaşanıyor, bunu bilemiyoruz. Roma’nın ülkemizde vizyona gireceği açıklandı ancak bunun ne şekilde olacağı kısmı halen şüpheli. 14 Aralık’ta yayınlanacağını göz önüne alırsak filmin en fazla 1 hafta sinemalarda kalacağını öngörebiliriz. Ancak sektör içerisinde Roma’nın vizyona girmesiyle ya da yurt içerisindeki festivallerde yer almasıyla ilgili bir şikayet gündeme gelmiş değil.

Kaynak: Variety

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi