Netflix Türkiye’nin mayıs ayı programından önerilerimizi sizler için derledik.

Nisan ayının aksine, Netflix Türkiye’nin mayıs ayı programı dopdolu.

Filmler tarafında Sundance’teki gösteriminin ardından ses getiren Zac Efron’lu Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile, Amy Poehler’in ilk yönetmenlik deneyimi Wine Country yer alırken bununla birlikte Joy, Alles ist gut ve Shéhérazade gibi geçtiğimiz yıl içerisinde Avrupa’daki festivallerde ödüller kazanmış filmler seyirciyle buluşacak.

Dizilere bir göz attığımızda ise BoJack Horseman’in kamera arkası ekibinin yeni projesi Tuca & Bertie, Joe Swanberg’in şahsen pek beğendiğim dizisi Easy’nin son sezonu ve Ava DuVernay’ın yaratıcılığını yaptığı When They See Us öne çıkıyor.

Ayrıca içeriğin son kısmında, ay içerisinde yayına girecek lisanslı filmlerden bir seçki de bulabilirsiniz.

Netflix Türkiye’nin Mayıs Ayı Programından Öneriler

1 Mayıs

Knock Down the House

Rachel Lears’ın yönettiği bu belgesel, Amerika’daki bazı güç dengelerini değiştiren 2018 kongre ara seçimlerinde halk hareketinden güç alan kampanyalar yürüten dört kadının hikâyesini ele alıyor. Amerika’nın en genç kongre üyesi olduktan sonra ülkede son dönemin en popüler siyasetçilerinden bir tanesi hâline gelen, bu yılın başında Trump’ın destekçileri tarafından lise yıllarındaki dans videosu nedeniyle garip şekilde eleştirilmeye çalışılan Alexandria Ocasio-Cortez; sevdiği birini önlenebilecek bir sağlık sorunu nedeniyle kaybeden Amy Vilela; silahsız, siyahi bir adamın polis tarafından öldürülmesinin ardından mahallesine protestocuların ve tankların gelişiyle sokaklara çıkan Cori Bush ve ailesinin ve arkadaşlarının kömür sektörünün çevresel etkilerinden zarar görmesinden bıkan Paula Jean Swearengin, belgeselin odağındaki kadınlar. Knock Down the House, prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nden iki ödülle birden dönmüştü.

3 Mayıs

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile

Joe Berlinger’in yönetmenliğini yaptığı Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile, 70’li yılların Amerika’sında kan dondurucu cinayetler işleyen Ted Bundy’yi merkezine alıyor. Ancak film, odağını Bundy’den ziyade uzun süre kız arkadaşı olan ve yıllar boyunca onun hakkındaki gerçeğe inanmayı reddeden Liz üzerinden kuruyor. Prömiyerini yılın başında Sundance Film Festivali’nde yapan filmin oyuncu kadrosunda performansıyla beğeni toplayan Zac Efron’un yanı sıra Lily Collins, Kaya Scodelario, Angela Sarafyan, Haley Joel Osment, James Hetfield, Jim Parsons ve John Malkovich gibi isimler yer alıyor.

Despite Everything

Netflix’in son dönemde bolca orijinal ürettiği İspanya yapımı film, birbirlerinden farklı karakterlere sahip dört kız kardeşin, annelerinin ölümünün ardından biyolojik babalarının sandıkları kişi olmadığının ortaya çıkması üzerine gerçek babalarını bulmak için çıktıkları yolculuğu ele alıyor.

Dead to Me

Kısa süre önce kocasını kaybeden Jen ve onun gibi trajik bir kayıp yaşayan Judy, bir destek grubunda tanışır. Birbirleriyle taban tabana zıt kişiliklere sahip bu iki kadın arasında beklenmedik bir dostluk kurulurken Judy, Jen’i şoke edici bir sırdan korumak için çırpınır. Bu, öğrendiği taktirde Jen’in hayatını altüst edebilecek bir sırdır. Başrollerde Christina Applegate, Linda Cardellini ve James Marsden’ın yer aldığı Dead to Me, ilk bakışta kara komedi ve gizem ögelerini başarılı bir harmanıymış gibi görünüyor.

Tuca & Bertie

Netflix’in en muhteşem işlerinden bir tanesi olan BoJack Horseman’in yaratıcı ekibinin arkasında yer aldığı Tuca & Bertie, aynı apartmanda yaşayan 30’lu yaşlardaki iki kadının hayatını merkezine alıyor. Seslendirme kadrosunda ana karakterleri seslendiren Tiffany Haddish ve Ali Wong’un yer aldığı dizide ikiliye Steven Yeun, Richard E. Grant ve Tessa Thompson gibi isimler eşlik ediyor.

Alles ist gut

Girişte de bahsettiğimiz gibi Netflix Türkiye, önemli film festivallerinde başarı yakalamış ve muhtemelen başka şekilde izleme imkânı bulamayacağımız filmleri kütüphanesine eklemeye devam ediyor. Eva Trobisch’in yazıp yönettiği Alles ist gut da bunlardan bir tanesi. Patronunun kayınbiraderinin tecavüzüne uğrayan Janne’nin, hayatını hiçbir şey olmamış gibi sürdürmeye çalışmasının ardından bazı sonuçlarla yüzleşmesini konu edinen film, dünya prömiyerini yaptığı Münih Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü’yle dönerken Locarno Film Festivali’nde ise En İyi İlk Film Ödülü’nü kucaklamıştı.

10 Mayıs

Easy 3. Sezon

Drinking Buddies ve Happy Christmas gibi filmlerle tanınıp Mumblecore akımının tam bağımsız yönetmenlerinden olan Joe Swanberg’in yaratıcılığını üstlendiği Easy, 3. ve son sezonuyla geri dönüyor. Aşk, cinsellik, teknoloji ve kültürün oluşturduğu modern bir labirentte yollarını bulmaya çalışan, farklı kişiliklere sahip Chicagolu karakterlerin dünyasına açılan bir pencere sunan antoloji türündeki dizide, Swanberg filmlerinden aşina olduğumuz Jake Johnson’ın yanı sıra Zazie Beetz, Aya Cash, Michael Chernus, Kiersey Clemons, Dave Franco, Melanie Lynskey, Marc Maron ve Gugu Mbatha Raw gibi isimler yer alıyor. Eğer ki Easy’yi henüz keşfetmediyseniz dizi şiddetle önerdiğimi belirteyim.

The Society

William Golding’in 1954 yılında yayımlanan romanı Sineklerin Tanrısı’nın modern bir uyarlaması olan The Society, varlıklı insanların yaşadığı New England’da hayatlarına devam eden bir grup gencin, ebeveynleri olmadan yaşadıkları şehre bire bir benzeyen bir yere gizlice götürülmelerinin ardından yaşananlara odaklanıyor. Dizinin yönetmenleri arasında Haifaa Al-Mansour ve Marc Webb de yer alıyor.

Wine Country

Uzun yıllardır arkadaşlıklarını sürdüren bir grup kadının, aralarından birinin 50. yaş günü için Napa’da bir araya gelmesinin ardından dostlukların sınanacağı bir hikâyeyi merkezine alan Wine Country, SNL ve Parks and Recreation gibi işlerle tanınan Amy Poehler’in kamera arkasına ilk kez geçtiği uzun metraj olmasıyla dikkat çekiyor. Poehler’in başrolde de yer aldığı filmde oyuncuya Maya Rudolph, Rachel Dratch, Paula Pell, Ana Gasteyer, Emily Spivey, Tina Fey ve Jason Schwartzman gibi isimler eşlik ediyor.

Shéhérazade

Jean-Bernard Marlin’in yönetmen koltuğunda oturduğu bağımsız film Shéhérazade, hapisten yeni çıkan ve Marsilya sokaklarında kendi başının çaresine bakmak zorunda kalan 17 yaşındaki Zac’in, genç hayat kadını Shéhérazade’a âşık olmasının ardından yaşananlara odaklanıyor. Prömiyerini geçtiğimiz sene Cannes Film Festivali’nin paralel seçkilerinden Eleştirmenlerin Haftası bölümünde yapan film, daha sonra César Ödülleri’nde kazandığı üç ödülle de dikkatleri üzerine çekmişti.

17 Mayıs

See You Yesterday

Liseye giden sıkı dostlar ve bilim dâhileri C.J. ve Sebastian, her boş vakitlerini en yeni ev yapımı icatları olan, zamanda yolculuk etmelerini sağlayan sırt çantaları üzerinde çalışarak geçirir. Ancak C.J.’in ağabeyi Calvin polislerle karşılaşmasının ardından hayatını kaybedince, genç ikili henüz tamamlanmamış teknolojik icatlarını Calvin’i kurtarmak için kullanmaya karar verir. Stefon Bristol’un kendi kısa filminden uzun metraja çevirdiği, Spike Lee’nin yapımcıları arasında yer aldığı See You Yesterday, bildiğimiz zaman yolculuğu temalı filmleri, büyüme hikâyesi ve politik bir alt temayla harmanlamış gibi görünüyor.

24 Mayıs

The Perfection

Sorunlu bir müzik dehası olan Charlotte ile eski okulunun yeni yıldız öğrencisi Elizabeth’in yollarının kesişmesinin ardından yaşananları anlatan film, korku ve kara komedi ögelerinin başarılı bir füzyonu olarak lanse ediliyor. Richard Shephard’ın yönetmenliğini yaptığı The Perfection’ın başrollerinde Allison Williams ve Alaina Huffman yer alıyor.

Joy

Prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nden iki ödülle birden döndükten sonra Londra Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kucaklayan Joy, Türkiye prömiyerini ise İstanbul Film Festivali’nde yapmıştı. Sudabeh Mortezai’nin yönettiği film; Viyana’da küçük kızıyla yaşayan geçim sıkıntıları yaşayan bir hayat kadını olan Joy’un, kendisine Precious adında bir ergen kız teslim edildiğinde bu sistemin bir parçası olduğunu anlayarak daha hızlı özgürleşmesini sağlayacak bir yol aramasını konu ediniyor.

31 Mayıs

When They See Us

When They See Us, Central Park Beşlisi olarak adlandırılan ve işlemedikleri bir tecavüz suçlamasından hüküm giyen beş gencin çok tartışılan dava sürecini ele alıyor. Dört bölümden oluşan mini dizi; Antron McCray, Kevin Richardson, Yusef Salaam, Raymond Santana ve Korey Wise adlı, beş Harlemli gence odaklanıyor. Gençlerin olayla ilgili ilk kez sorgulandığı 1989 ilkbaharından başlayarak 25 yıllık bir süreci kapsayan dizi, beşlinin 2002 yılında aklanmasını ve New York şehri yönetimi ile 2014 yılında yapılan anlaşmayı ön plana çıkarıyor. Dizinin yaratıcılığını Ava DuVernay yapıyor.

Always Be My Maybe

Başrollerde son dönemin yükselişteki komedyenlerinden Ali Wong ile birlikte Randall Park’ın yer aldığı film, çocukluk günlerini bir arada geçiren Sasha ve Marcus’un, 15 yıl aradan sonra herkesin düşündüğü bir araya gelmeyi gelmeye düşünmeye başlamalarının ardından yaşananları anlatıyor. Son dönemde örneklerini daha sık görmeye başladığımız Uzak Doğu kökenli Amerikalı oyuncuların başını çektiği filmde ikiliye Daniel Dae Kim, Charlyne Yi, Karan Soni ve Keanu Reeves eşlik ediyor.

Lisanslı Filmler

Punch-Drunk Love – 1 Mayıs

Paul Thomas Anderson’ın yönettiği ve başrolde Adam Sandler’ın yer aldığı Punch-Drunk Love, mayıs ayında Netflix’e geliyor.

Close Encounters of the Third Kind – 1 Mayıs

Steven Spielberg’ün yazıp yönettiği, oyuncu kadrosunda François Truffaut’nun de yer aldığı muhteşem bilimkurgu filmi Close Encounters of the Third Kind, 1 Mayıs’ta Netflix’te.

E.T. the Extra-Terrestrial – 9 Mayıs

Steven Spielberg’ün bir diğer harikası E.T. de Netflix’e geliyor.

About a Boy – 16 Mayıs

Nick Hornby’nin aynı adlı romanından uyarlanan filmin başrollerinde Hugh Grant, Nicholas Hoult ve Toni Collette yer alıyor.

Jane Eyre – 16 Mayıs

Şu sıralarda yeni James Bond filmin çeken Cary Joji Fukunaga’nın yönettiği yapımın başrollerinde Mia Wasikowska ve Michael Fassbender yer alıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi