Rian Johnson, The Irishman’in ABD’de az sayıda sinema salonunda gösterilmesini bir “trajedi” olarak değerlendirdi. Scorsese’nin yeni filmi Avrupa ve Asya’da ise Netflix’in en çok kopyayla vizyona soktuğu film oldu.

Usta yönetmen Martin Scorsese‘nin merakla beklenen yeni filmi The Irishman, prodüksiyon aşaması ve çekim sürecinden itibaren sinema gündeminin merkezinde yer alıyor. Dünya prömiyerini 57. New York Film Festivali’nin açılış filmi olarak yapan, başrollerinde sinema dünyasının önemli oyuncularından Robert De Niro ve Al Pacino‘nun yer aldığı film, aldığı olumlu yorumlarla adından söz ettiriyor.

Oyuncu kadrosu ve yönetmeniyle dikkat çeken filmin bir diğer özelliği de Netflix’te yayınlanacak olması. Bilindiği üzere izleme alışkanlıklarını önemli ölçüde değiştiren Netflix, özellikle ödül sezonunda etkili olması beklenen filmleriyle sinema salonlarında da varlık gösteriyor. Yaklaşık üç yıl önce Cannes yönetimiyle yaşanan süreçten sonra Netflix, Alfonso Cuarón’un Roma filmini hem kendi platformunda yayınlamış hem de dünya genelinde vizyona sokmuştu. Filmi Oscar yarışına sokmayı başaran Netflix, benzer bir stratejiyi The Irishman için uygulamaya karar verdi.

Bunun için çok uzun süredir uğraşan Netflix, filmi yaygın dağıtıma sokmak için ABD’nin en büyük sinema salonu zincirlerinden AMC Theatres ve Cineplex ile anlaşmaya varamadı ancak farklı bir yola başvurarak The Irishman’i 1 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında Broadway’deki dünyaca ünlü Belasco Tiyatrosu’nda göstermeye karar verdi.

The Irishman, Avrupa ve Asya’da Çok Sayıda Kopyayla Vizyona Girecek

Filmi Amerika’da sınırlı sayıda vizyona sokan Netflix, diğer ülkeler için nasıl bir strateji belirledi? Variety’nin haberine göre Netflix, The Irishman için dünyanın dört bir yanında eşi görülmemiş bir yayın stratejisi başlattı. Amerika’daki sinema salonlarıyla büyük çatışma yaşayan Netflix’in, Avrupa ve Asya pazarında daha rahat hareket ettiğini söyleyebiliriz. Önemli uluslararası film dağıtım şirketleri, The Irishman’i kendi ülkelerinde gösterebilmek için anlaşmalar yapıyor; hâliyle bu durum, filmin ödül sezonu boyunca profilini yükselten bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik film birçok ülkede Netflix’te yayınlandıktan sonra da sinema salonlarında gösterilmeye devam edecek.

Üç buçuk saatlik uzun süresine rağmen The Irishman, İngiltere ve İtalya gibi ülkelerde yaygın dağıtımla vizyona girme şansını yakalıyor. The Irishman, İngiltere’de yaklaşık 80 sinema salonunda gösterilirken; İtalya’da filmin gösterildiği sinema salonu 100’ü buldu. Roma filminin gösterilmesi, zamanında İtalya’da büyük bir kargaşaya neden olmuştu ancak The Irishman şimdilik benzer bir tepkiyle karşılaşmadı. Ayrıca filmin Japonya ve Güney Kore gibi izleyici kitlesinin yoğun olduğu Asya kıtasında yaygın dağıtımla gösterildiğini sözlerimize ekleyelim.

Elbette her ülkenin yayın stratejisi ve belirlediği yasalar, The Irishman’in sinemalarda gösterilme durumunu zora sokuyor. Örnek verecek olursak The Irishman, Almanya’da 50’den az sinema salonunda izleyiciyle buluşacak. Almanya’daki sinema salonu işletmecilerinin yaptıkları itirazlar sonucunda filmin Almanya’daki gösterimi, İngiltere ve İtalya’ya göre daha az sinema salonunda gerçekleştirilecek. Fransa açısından sürecin daha farklı bir şekilde işlediğini söyleyebiliriz. Bilindiği üzere Fransa’nın sinema yasasında bir filmin, Fransa’da vizyona girmesinin ardından dijital olarak yayınlanabilmesi ya da televizyonda gösterilebilmesi için 30 aylık bir süre geçmesini içeren kural bulunuyor. Yayın politikası gereği bu kurala uymayan Netflix, The Irishman’i Fransa’daki sinema salonlarında gösteremiyor.

Rian Johnson: “The Irishman’i Sinemada Daha Fazla İnsanın İzleyemeyecek Olması Tam Bir Trajedi.”

Burada dikkatinizi çekmek istediğimiz başka bir konu daha var. Yukarıdaki bilgilerden hareketle The Irishman,  Avrupa’da çok sayıda kopyayla gösterilmesine karşın ABD’de çok az sayıda sinemada kısıtlı bir süre için gösteriliyor.

The Irishman’in ABD’deki sinema salonlarında sınırlı sayıda gösterilmesi durumu, bu yıl yeni filmi Knives Out ile dikkatleri üzerine çeken Rian Johnson‘a göre tam bir “trajedi”. IndieWire‘a konuşan Johnson, Knives Out’un büyük bir kalabalıkla, sinema salonlarında gösterilmek için çekildiğini söyledi. Bir sinemasever olarak bazı insanların sinemada The Irishman’i izleyecek olmasının harika bir şey olduğunu belirtirken; bu fırsatı yakalamayan izleyiciler için bu durumu trajedi olarak yorumladı.

Bununla beraber Rian Johnson, Netflix ve diğer online platformların yükselişiyle ilgili fikirlerini de dile getirdi. Bu dijital platformların film izleme alışkanlıklarımızı değiştirdiğini, çoğu insanın evde film izlemeyi tercih ettiğini söyledi ve bu konudaki düşüncelerinin “karmaşık” olduğunu dile getirdi. “Bir çatışma içerisindeyim. Açıkçası bu filmler çekiliyor çünkü Netflix, elinden geleni yapıp bu filmlerin çekilmesini sağlıyor. Biz, Netflix büyük bir hızla ilerlemeden, The Irishman gibi üç buçuk saatlik bir film yapamazdık. Artık Netflix harika yönetmenlerle önemli filmler üretiyor ve bu sadece sorunu daha da zorlaştırıyor. Netflix’in yaptıkları için mutluyum.” açıklamasıyla bu konudaki kafa karışıklığını kelimelere döküyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information