Netflix, Oscar yarışında daha iddialı olmak için Amerika’da sinema salonu satın alabilir. Bu süreçte neler yaşanıyor ve potansiyel sonuçlar neler olabilir gelin birlikte inceleyelim.

Netflix, kuşkusuz son zamanların en çok konuşulan şirketlerinden bir tanesi. Yayın dünyasına çok önceden girmesine rağmen Cary Joji Fukunaga’nın çektiği ve başrolde Idris Elba’nın yer aldığı ilk orijinal filmi Beasts of No Nation’ı 2015’te piyasaya sokan şirket, o zamandan beridir her geçen gün sinema dünyasında daha önemli bir alan kaplamaya devam ediyor.

Gelgelelim Netflix’in yaptığı bu işin sinemanın 100 yılı aşkın tarihinde kıyas tutulabileceği herhangi bir örneği olmaması sektördeki pek çok insanın kafasını bulandırmış durumda. Nispeten daha muhafazakar görüşe sahip sinemacılar Netflix’i televizyonla sinema arasında, televizyona yakın bir yere konumlandırıyor, örneğin Steven Spielberg. Ancak Netflix filmlerini gelişen teknolojinin doğal bir sonucu olarak görüp onları her açıdan vizyon filmleriyle bir tutan sinemacılar da yok değil. Dolayısıyla bu konuda sektör içinde bir karmaşa söz konusu.

Keza uygulamalarda görülen farklılıklar da bu kafa karışıklığının bir göstergesi aslında. Bir yanda bu yıl ilk kez bir Netflix filmi olan -hakları, daha sonra Netflix tarafından satın alınmış olsa da- Mudbound‘a 4 Oscar adaylığı verip diğer yandan Neflix belgeseli Icarus‘a ödül veren Akademi varken diğer yanda ise yine bu yıl kendi festival tüzüğünün bir gereği olarak Netflix orijinallerini Altın Palmiye yarışına sokmama kararı alan Cannes Film Festivali yönetimi var. Sonuç olarak Netflix’in festivalden çekilmesiyle birlikte Cuaron’un Roma ya da Orson Welles’in The Other Side of the Wind gibi filmlerinden sinemaseverler olarak bizlerin mahrum kaldığını da belirtmek gerekiyor bu noktada.

Netflix, Oscar Yarışında Daha İddialı Olmak İçin Amerika’da Sinema Salonu Satın Alabilir

Tüm bunlar yaşanırken bünyesine kattığı yönetmenlerin de aracılığıyla sektör içerisinde daha fazla prestij sahibi olmak isteyen Netflix, kendine yeni çıkış yolları açma isteğinde. Şirketin bu zamana kadarki ödül sezonu taktiği belirlediği filmleri aynı anda hem Netflix’te hem de sınırlı sayıda sinemada sınırlı süre vizyona sokmasıydı. Beasts of No Nation, Okja, The Meyerowitz Stories ve Mudbound’ta izlenen taktik bu şekildeydi en azından. Bu metot her ne kadar Akademi tarafından kabul görse de filmlerin aldığı hem eleştirmen hem de seyirci reaksiyonlarını kısıtlı seviyede tuttuğu aşikar.

Los Angeles Times’ta birkaç gün önce yayımlanan bir rapor, Netflix’in bahsini ettiğimiz bu soruna bir çözüm bulma hazırlığında olduğunun bir göstergesi. Buna göre Netflix, film sektörünün Amerika’daki kalbi olarak niteleyebileceğimiz New York ve Los Angeles’ta bazı sinema salonları satın alarak bu salonlarda filmlerini daha uzun sürelerde vizyona sokmayı planlıyor. Bu sayede ödül mevsiminde kendi orijinallerinin daha fazla konuşulacağını öngören şirket, böylece Oscar şansını da arttırmayı planlıyor. Bu kararın filmlerini sinemada görmek isteyen yönetmenleri Netflix’e yakınlaştırma ihtimalinden de bahsetmek mümkün.

L.A. Times’ta yer alan içerikte Netflix’in halihazırda Mark Cuban’ın sahibi olduğu Los Angeles merkezli Landmark Theaters’ı satın almak için birtakım temaslarda bulunduğu ancak istenen miktarın yüksek olması nedeniyle şimdilik bu planın rafa kalktığı notu da yer alıyor. Dolayısıyla Netflix’in bu planı için büyük paraları gözden çıkarmadığını ve en azından şimdilik küçük çaplı sinemalarla yetineceğini söyleyebiliriz.

Öte yandan Netflix’in Amerika’da bu sisteme geçmesi ve istediği sonuçları alması aynı taktiğin dünya geneline yayılmasıyla da sonuçlanabilir. Örneğin Netflix’in bu sistemi Fransa içerisinde kullanmak istemesi uzun vadede şirketle Cannes yönetimi arasındaki buzların erimesine neden olabilir. Fransa’da vizyona giren bir filmin dijital olarak 3 yıl yayınlanamamasını içeren festival tüzüğü nedeniyle Altın Palmiye yarışına dahil olamayan Netflix, böyle bir adım atarak en azından festival yönetiminin filmleri Fransa’daki sinema salonlarında görme isteğini yerine getirebilir. Ancak Netflix filmlerinin bir kez daha Altın Palmiye yarışında yer alması için festival tüzüğünün her halükarda gözden geçiriliyor olması gerekecek gibi görünüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi