Roma ile En İyi Film Oscarı’na çok yaklaşan Netflix, bu ödülü kazanabilmek için yayın stratejisinde değişikliğe gitmeyi ve Martin Scorsese imzalı The Irishman’i yaygın dağıtıma sokmayı planlıyor.

Bu yılki Oscar Ödülleri’nde Roma ile En İyi Film Oscarı’na çok yaklaşan Netflix, şimdiden 2019’un ödül sezonu stratejilerini belirlemeye başladı. 91. Akademi Ödülleri’nin sahiplerini bulduğu gecede sektörün önemli isimlerinin katıldığı bir parti düzenleyen şirket, bu parti esnasında bir sonraki ödül sezonunda adından söz ettirmesi beklenen The Irishman‘in tanıtım fragmanını yayınladı. Fragmanın sonunda “Sonbaharda sinemalarda” ifadesinin yer alması, Netflix’in ödül sezonunda daha etkili olabilmek için yayın stratejisinde önemli değişiklikler yapmaya hazırlandığını gösterdi.

10 dalda aday olduğu 91. Akademi Ödülleri’nden En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetimi ve Yabancı Dilde En İyi Film Oscarları ile dönen Roma da sinemalarda gösterilmişti, fakat filmin sinemalardaki yolculuğu az sayıda salonla sınırlı kalmış ve yaygın dağıtıma girmemişti. Roma’nın aksine The Irishman’in yaygın dağıtıma gireceği ve bu yönüyle Netflix için bir ilk olacağı belirtiliyor. Roma için yayınlanan fragmanlarda “Belirli sinemalarda” ifadesi kullanılırken The Irishman’in fragmanında “Sinemalarda” ifadesinin kullanılması da sinema dünyasında bir süredir konuşulan bu durumun gerçeğe dönüşme ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Martin Scorsese‘nin Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci gibi usta isimleri bir araya getiren ve 125 milyon doları aşan bütçesiyle yönetmenin bugüne kadarki en pahalı filmi olan The Irishman’in sinemalarda gösterilmesini istediği bir süredir konuşuluyordu. Scorsese’nin bu isteğine bir de Netflix’in En İyi Film Oscarı’nı kazanma arzusu eklenince, şirketin bugüne kadar pek taviz vermediği yayın stratejisinde değişikliğe gitmesinin önü açılmış oldu.

Netflix, The Irishman ile En İyi Film Oscarı’nı Kazanmak İstiyor

Geçtiğimiz yılın en beğenilen filmlerinden Roma’nın En İyi Film Oscarı’nı Green Book’a kaptırmasının tek nedeni Netflix filmi olması değildi belki ama, Netflix filmlerinin sinema dünyasında bazı isimler tarafından “gerçek film” olarak görülmemesinin de bu durumda etkili olduğu aşikâr. Netflix’in ödül sezonunda daha etkili olabilmek için bu algıyı kırması gerekiyor ve bunun da yolu filmlerini yaygın dağıtıma sokmasından geçiyor.

Ancak şirketin The Irishman’i yaygın dağıtıma sokabilmek için öncelikle sinema işletmecileri ile anlaşması gerekiyor. Netflix, Roma’yı gösterdiği sinema salonlarında tüm koltukları önceden satın almış ve bu sayede hem gişe rakamlarını açıklamak zorunda kalmamış hem de filmin sinemalarda gösterilirken dijital platformlarda yayınlanmasını engelleyen kuralları esnetmeyi başarmıştı. Ancak şirketin The Irishman’i yaygın dağıtıma sokması için aynı stratejiyi uygulaması mümkün değil. Bu yüzden de filmini hem sinemalarda gösterip hem de kendi dijital platformunda yayınlayabilmesi için sinema işletmecileri ile anlaşması gerekiyor.

AMC ve Regal gibi dev sinema zincirleri ile görüşme hâlinde olduğu söylenen Netflix’in filmi göstermesi için aynı gün dijital platformda yayınlama ısrarından vazgeçmesi gerekiyor. Şirkete yakın kaynaklar tarafından paylaşılan bilgilere göre Netflix’in de Amazon’unkine benzer bir yayın stratejisi izlemesi ve filmlerini önce sinemalarda gösterime sokup, belli bir süre geçtikten sonra dijital platformunda yayınlaması gerekecek. Şirketin ayrıca gişe rakamlarını da paylaşması gerekecek.

Netflix; Steven Soderbergh, Dee Rees ve Noah Baumbauch Gibi İsimlerin Filmlerini de Yaygın Dağıtıma Sokabilir

Öte yandan şirketin sinema işletmecileri ile anlaşması hâlinde yaygın dağıtıma sokacağı tek film The Irishman olmayacak. Netflix’in The Irishman’in yanı sıra Steven Soderbergh imzalı The Laundromat, David Michôd imzalı The King, Dee Rees imzalı The Last Thing He Wanted, Fernando Meirelles imzalı The Pope ve Noah Baumbach‘un henüz ismi açıklanmayan yeni filmi için de benzer bir yayın stratejisi izlemeyi planladığı belirtiliyor. Aynı The Irishman gibi bu filmlerin de bu yılki ödül sezonunda adından söz ettirmesi bekleniyor.

Netflix’in filmlerini yaygın dağıtıma sokması şirketin ödül sezonundaki şansını arttıracağı gibi daha fazla sinemacıyı çekmesinin de önünü açabilir. Filmlerinin sinemalarda gösterilmesini istedikleri için Netflix’le çalışmaya sıcak bakmayan birçok yönetmen, bu kararın hayata geçirilmesi hâlinde şirketle çalışmayı kabul edebilir. Zira Netflix sinemacılara kreatif özgürlük tanımasıyla diğer stüdyolardaki müdahalelerden kaçmak isteyen yönetmen ve senaristler için tercih edilen bir adres hâline gelmiş durumda.

The Irishman için henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmadı. Ancak filmin oyuncu kadrosunda yer alan Sebastian Maniscalco, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda The Irishman’in ekim ayında yayınlanacağını açıklamıştı.

Kaynak: The Hollywood Reporter

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi