Bu yıl Vox Lux ve The Death and Life of John F. Donovan filmleriyle seyirci karşısına çıkacak Natalie Portman, oyunculuk kariyeri ve sektördeki kadın-erkek eşitsizliği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Henüz 12 yaşında Léon: The Professional‘da Mathilda karakterine hayat vererek sinemaya adım atan Natalie Portman, kariyerine iyi bir başlangıç yapıp asıl büyük çıkışını Star Wars serisinin prequel üçlemesinde Padmé karakterini canlandırarak gerçekleştirmişti. Ardından V For Vendetta, Garden State, Closer, Goya’s Ghosts gibi önemli yapımlarda rol aldı, Darren Aronofsky’nin yönettiği 2010 yapımı Black Swan filmindeki performansıyla En Iyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandı. Thor serisiyle Marvel Sinematik Evreni’nin kapılarını aralayan başarılı oyuncu, 2017 yılında ise Amerika’nın ikonik First Lady’si Jacqueline Kennedy Onassis’i canlandırdığı Jackie filmiyle ikinci Oscar adaylığını elde etti. Portman’ı, en son eleştirmenlerden ve izleyicilerden övgü dolu yorumlar alan bilimkurgu filmi Annihilation‘da izledik.

Buraya kadar kariyer yolculuğunu kısa bir şekilde özetlediğimiz Natalie Portman, bu yıl bir popstarı canlandırdığı Brady Corbet imzalı Vox Lux ile bir aktrise hayat verdiği Xaiver Dolan imzalı The Death and Life of John F. Donovan‘da rol aldı. Venedik ve Toronto Film Festivali’nde prömiyerlerini yapan bu iki filmden hareketle Natalie Portman, Guardian‘a verdiği bir demeçte oyunculuk kariyeri ve sektördeki kadın-erkek eşitsizliği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Natalie Portman: “Hollywood’daki Kadın-Erkek Eşitsizliği Amerikan Kültürünün İçine İşlemiş Sistematik Bir Sorun”

Küçük yaşlardan beri insanların gözü önünde olan Natalie Portman, Vox Lux ve The Death and Life of John F. Donovan’da canlandırdığı karakterlerin aksine özel hayatında sessiz sakin bir yaşam sürdüğünü ve oyunculuk ile özel hayat arasındaki dengeyi iyi bir şekilde kurduğunu söyledi. Ailesi ve arkadaşlarının, işini asla etkilemesine izin vermediğini, oyunculukla özel hayatı birbirine karıştırmanın gerçekten çok tehlikeli bir şey olduğunu da dile getirdi.

Öte yandan Portman, 2015 yılında ilk uzun metraj denemesi A Tale of Love and Darkness‘a imza atmıştı. Bu filmden sonra farklı şeyler denemenin ne kadar önemli olduğundan ve kurgu odasında yönettiği filmi izlemenin, oyunculuğunu önemli ölçüde değiştirdiğinden de bahsetti. Hollywood sektöründeki kadın yönetmenlerin azlığından da yakındı.

Bu bağlamda Natalie Portman, Time’s Up ve #MeToo hareketlerinin en büyük destekçilerinden biri. Yılın başlarında Amerika’da düzenlenen Kadın Yürüyüşü’ne katılan oyuncu, hatırlayacak olursanız 13 yaşında yaşadığı taciz terörü hakkında konuşmuştu. Portman; Léon: The Professional’dan sonra film eleştirmenlerinin, tüm incelemelerinde daha 13 yaşında olmasına rağmen göğüsleri hakkında konuştuğunu ve bedeniyle ilgili yapılan yorumların, kendi davranışlarını da kontrol altına almaya başladığını anlatmıştı. Yaşadığı ağır durumun boyutunu gözler önüne seren Natalie Portman, röportajda ise şunları belirtti: “Sinema ve televizyon sektöründe, kadın-erkek eşitsizliği ile ilgili oldukça yararlı konuşmalar oldu ve bu noktadan sonra olaylar oldukça hızlı bir şekilde gelişti. Fakat yapılması gereken çok şey var çünkü bu durum, bizim kültürümüzün içine işlemiş sistematik bir sorun.”

Hollywood’un yıllardır süregelen cinsiyetçi tavrına karşı oluşturulan her hareketi sonuna kadar destekleyen Portman; bir oyuncu, yönetmen ve aktivist olarak insanlara bu konuda yol göstermek için elinden geleni yapıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information