2015 yılında Netflix ekranlarında yayınlanan ve üç sezon süren Narcos, Kolombiya’daki uyuşturucu kartellerini ele aldığı ilk iki sezonunda Pablo Escobar’ı, üçüncü sezonunda ise Escobar’ın gerileme döneminde imparatorluğunu büyüten Cali kartelini odağına aldı. Netflix tarafından, dördüncü sezon olarak değil, yeni bir dizi olarak duyurulan Narcos: Mexico ise Meksika’da, 80’li yılların başlarında artan uyuşturucu kaçakçılığını konu alıyor. Başladığı tarih ve ulaştığı noktayı ele aldığımızda Narcos’la bir bağ kuracak olursak Narcos: Mexico için en fazla prequel diyebiliriz. Tabii, sezonun 5. bölümünde yolların kısa bir süreliğine de olsa Escobar’la kesiştiğini atlamayarak.

Size uyuşturucu savaşlarının nasıl sona erdiğini anlatamam, hatta sona erdiğini dahi söyleyemem, ama nasıl başladığını anlatabilirim.

70’lerin sonları birçok Latin Amerika ülkesi gibi Meksika için de önemli bir dönem. Bu tarihlerde, Latin Amerika’daki sağ diktatörlükler CIA’in desteğiyle Akbaba (Condor) operasyonunu başlatıyor. Akbaba (Condor) Operasyonu, Latin Amerika’da kontra-terörizm adı altında yapılan, muhalifleri yok etme faaliyetlerine verilen isim. Bu muhalifler arasında komünist ve devrimci örgütlenmeler olduğu gibi, herhangi bir ideolojik sebep benimsemeden suç işleyen örgütler de bulunmakta. Kolombiya’nın aksine kokain değil marijuana ticaretiyle anılan Meksika’daki bu operasyon sırasında, Meksika Altın Üçgeni olarak adlandırılan Sinaloa – Chihuahua – Durango bölgelerinde tarlalar yakılıyor, esrar kaçakçıları yakalanıyor. İlk bakışta, esrar kaçakçılarını bitirecek bir hamle gibi gözükse de bu durum yalnızca eski isimlerin yerini yeni isimlerin almasına, bölgesel faaliyetlerin başka şehirlere sıçrayarak daha büyük organizasyonlara evrilmesine sebep oluyor.

Bu bilgiler ışığında başlıyor Narcos: Mexico. ABD kapitalizmini her daim üzerinde hisseden Latin Amerika ülkelerinden Meksika’da yaşanan yasa dışı olayları, Meksika ve ABD hükümetinin yozlaşmış yaklaşımını odağına alarak işliyor; tüm bu kirli süreci Kiki Camarena (Michael Peña) ile Félix Gallardo (Diego Luna) isimli iki polisin Guadalajara’da kesişen hikâyesi üzerinden anlatıyor.

Kiki Camarena, suçluların arasına sızmaktan çekinmeyen, başarılı olmak için gerekirse ailesinden ayrılarak başka bir şehre tayinini isteyebilecek, gözü kara bir polis memuru. Félix Gallardo ise yozlamış emniyet teşkilatının uyuşturucu kaçakçılarıyla iş birliği yapan polis memurlarından sadece bir tanesi. Kiki, kaçakçılara karşı daha aktif rol alabilmek ve aradığı saygıyı kazanabilmek adına Guadalajara’ya tayin olurken, Félix ise polisliği bırakarak, yeni bir uyuşturucu operasyonunun başına geçmek için yerleşir aynı şehre. Bu iki karakterin hikâyesi ilk bakışta, The Departed (2006)’ı anımsatan bir içeri sızma gibi görünse de, olaylar beklentilerimizin tersine gelişir. Félix kendi uyuşturucu imparatorluğunu kurma yolunda sağlam adımlarla ilerlerken Kiki onu yakalamanın yollarını arar. Her iki karakterin yaptıkları işlerde umutsuzluğa düştüğü, tepetaklak oldukları veya yükselişe geçtiği dönemler eş zamanlı olarak işlenir.

Narcos’ta olduğu gibi yer yer belgeselvari bir anlatım benimsenen Mexico’da, hikâyenin kurmacalığına alışmak zaman alıyor. Narcos’a nazaran footage görüntülerin azaldığı, gerçek olayların özünden yer yer sıyrılarak daha fazla kurmacalaştığı bu sezonda da hikâyeye adapte olmak zor değil. Carlo Bernard, Chris Brancato ve Doug Miro, Narcos’un anlatısında başarılı olan formülleri ise kullanmaya devam ediyor. Félix’in uyuşturucu ticaretinde yaşadığı zorluklar, ailesindeki diğer bireylerin hatalarıyla açıklanırken, Kiki’nin gerek polisle gerek Meksika’da bulunan ABD ajanlarıyla, gerekse kendi hükümetiyle yaşadığı sorunlar Javier Peña’nın yaşadıklarını akıllara getiriyor. Kolombiya kartellerinden, Meksika’ya taşınan Narcos’un bu sezonunu çekici kılan da bu iki karakterin hikâyesinin işlenişi oluyor. Her bölümün başında, bir anlatıcı eşliğinde dönemin politik koşulları aktarılarak hikâyenin arka planı oluşturulurken, bölüm süresince Félix ve Kiki’nin yaşadıkları bu anlatılanlar üzerinden şekilleniyor. Farklı yollardan gidiyor olsalar da her iki karakterin karşısına çıkan bürokrasi benzer. Karşılarına çıkan bürokratik engellere rağmen başarılı olmaya çalıştıkları bu süreçte, hayal kırıklığına uğruyor olmaları ise neredeyse eş zamanlı ilerliyor. Her iki karakter de yolculukları süresince amaçlarına ulaşabilmek adına önemli adımlar atsa da, karşılarında hep yıkılması gereken duvarlar buluyor. Nitekim, bu iki adam arasında ironik bir paralellik mevcut; Kiki ve Félix oldukça farklı iki karakter gibi görünse de özünde iktidar olma arzusuyla yanıp tutuşan, aç gözlü ve egosantrik kompleksleri olan iki insan. Dünyaya hükmeden imparatorluklar arasında kendilerine özgün hikâyeleri olan iki piyon.

Kiki ve Félix’in etrafına aileleri, iş arkadaşları ve düşmanları olmak üzere birçok karakter serpiştiriliyor. Bu karakterlerden, Félix’in kardeşi rolündeki Rafa (Tenoch Huerta)’nın hikâyedeki rolü belirleyici konumda. Kiki ve Félix’in dönüşümü ağır ağır gerçekleşirken, Rafa’nın aşk merkezli değişimi şaşırtıcı derecede etkileyici. Hayalleri olan, büyümekte zorlanan, izlediği filmdeki karaktere özenen ve onu kendine rol model olarak alan küçük bir çocuktan farksız. Küçük detayların, büyük etkileri olabileceğinin ete kemiğe bürünmüş hâli Rafa; çok iyi yazılmış, Tenoch Huerta tarafından çok iyi canlandırılmış. 

Al Pacino, Tony Montana rolünde (Scarface) – Tenoch Huerta, Rafael Caro Quintero rolünde (Narcos: Mexico)

Diziyle ilgili ön araştırma yaptığımızda, tarihsel süreci öğrenerek dizide neler olacağını tahmin edebiliyoruz. Ancak bu durum Escobar’ın hikâyesinde olduğu gibi her bölümü aynı heyecanla izlememize engel teşkil etmiyor. Daha da önemlisi, devasa boyutlara ulaşan yasa dışı imparatorluklarla hükümetlerin mide bulandıran tutumları arasında iki insanın hikâyesini ve yaşadıklarının çevresindeki insanlara olan etkilerini izliyoruz. Son tahlilde izlediğimiz hikâyenin etkisi devam etse de dizinin en başında, anlatıcının da söylediği gibi, uyuşturucu savaşlarının asla bitmeyeceğini anladığımız bir sezonu daha geride bırakıyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi