DUlzTZc8YQE


Yasujirô Ozu, Japon sineması denilince akla gelen ilk yönetmenlerden biridir kuşkusuz. Onun filmlerinde insanın karşılaştığı, küçük karşıtlıklar üzerinden kurulan basit mücadeleler vardır. Bu karşıtlıklar bazen jenerasyonlar arası fark ya da geleneksel ve modern arasındaki tezattan ileri gelirken bazen de ölüm-yaşam gibi olabilecek insani noktadan şekillenir. Wim Wenders’ten Jim Jarmusch’a sayısız sinemacıyı derinden etkilemiş ustanın sinematik duruşunu yansıtan, mutlaka izlenmesi gereken 5 Yasujirô Ozu filmi seçkisini sizin için hazırladık.

Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Yasujirô Ozu Filmi

I Was Born, But… (1932)

Ozu’nun sessiz filmleri arasında en bilinenlerinden olan I Was Born, But… (Otona no miru ehon – Umarete wa mita keredo), yönetmenin aile kurumu ve onun finansal ve psikolojik yapısıyla ilgilendiği erken dönem işlerinden biri olarak öne çıkıyor. İki kardeşin, okulda karşılaştıkları zorluklarla mücadelesinin yanında babalarının iş hayatından sandıkları kadar önemli bir konumda olmadığını fark etmelerinin ardından yaşadıkları yüzleşmeye odaklanır film. Toplumun en masum bireyleri olarak kodladığı çocukların, devletin ve özel sektörün kurumlarıyla olan tezatlığı üzerinden genişleyen bir anlatı sunan I  Was Born, But…, yönetmenin hayatın içindeki komedi ve dramanın dengesini eşsiz bir şekilde kurduğu sinemasının da temelini atan filmlerin başında geliyor.

The Only Son (1936)

Yasujirô Ozu’nun ilk sesli filmi olma özelliğini taşıyan The Only Son (Hitori Musuko), oğlunu daha iyi bir eğitim alması için büyük şehre gönderen, fakat seneler sonra onun geçimini zor sağlayan bir öğretmen olduğunu öğrenen bir annenin yaşadıklarını, daha doğrusu hissettiklerini merkezine alır. Anlattığı hikâye itibarıyla özünde son derece basit olsa da film, Ozu’nun insanın hem duygusal hem psikolojik özelliklerini perdeye yansıtma konusundaki ustalığını yalın bir dille ortaya koyar. Bunun yanında içerdiği fedakârlık, aile, sevgi, hayal kırıklığı ve büyük şehir-taşra tezatlığı gibi temalar üzerinden evrensel bir dil yakalar. Filmin, yönetmenin James Maki takma adıyla yazdığı kısa öyküden uyarlandığını da ekleyelim.

Late Spring (1949)

Aile kavramı Japon kültüründe önemli bir yer tutar, dolayısıyla Ozu’nun sinemasının da değişmez temalarının başında gelir. 1949 yapımı Late Spring (Banshun) de yönetmenin en güçlü aile portrelerinden birini içerir. Filmin merkezinde Ozu’nun birçok kez birlikte çalıştığı oyuncular Chishu Ryu ve Setsuko Hara’nın canlandırdığı baba ve kızın ilişkisi yer alır. Mutlu ve sağlıklı ilişkileri olmasına rağmen babası, kızının gelecekte yalnız kalmasından endişe duyarak evlenmesini istemektedir. Kızı ise buna karşı çıkar. Bu zıtlaşmayı, keskin bir dille ele almak yerine, imzasına dönüşen sinematik bir zarafetle anlatır Ozu. Ve buradan hareketle savaş sonrası Japonya’sında belirginleşmeye başlayan kuşaklar arasındaki farklılıklara vurgu yapar.

Tokyo Story (1953)

Tokyo Story (Tôkyô monogatari), adı Citizen Kane ya da Vertigo gibi tüm zamanların en iyileri arasında gösterilen filmlerle birlikte anılan bir başyapıttır. Ozu’nun, sinemasının temelinde yatan aile ve jenerasyonlar arasındaki farklar gibi konulara dair en güçlü fikirleri, Tokyo Story’de ürettiğini söyleyebiliriz. Film, yaşlı bir çiftin çocuklarını ve torunları ziyaret etmek amacıyla Tokyo’ya yaptıkları yolculuğu konu alır. Çift bu yolculuğa paralel olarak savaş sonrası gelişmekte olan Tokyo’nun değişen yüzüyle karşılaşır. Tokyo Story, çok kompleks bir hikâye çatısı kurmak yerine, yakaladığı anların yarattığı toplu etkinin gücüyle sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri hâline gelir.

Good Morning (1959)

Ozu, jenerasyonlar farkı kavramına bu kez güçlü bir komedi tonuyla yaklaşır Good Morning (Ohayô)’de. Film aileleri tarafından evlerine televizyon alınmamasını protesto etmek amacıyla konuşmama kararı olan iki kardeşe odaklanır. I Was Born, But…’takine benzer bir yapı kuran yönetmen, televizyon üzerinden kuşaklar arasındaki kopukluğa dair fiziksel bir karşılık bulur ve Japon halkının bir tüketim toplumuna dönüşüyor oluşunu işaret eder. Good Morning renklerin etkin kullanımıyla Ozu’nun görsel anlamda en çekici filmlerinden biridir de diyebiliriz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi