Sinema tarihi, bünyesinde barındırdığı yıldızlarla birlikte yazılır. İtalya’nın dünya sinemasına armağan ettiği sayısız değerden biri de elbette ki Sophia Loren. 1934 doğumlu oyuncunun, popüler kültürün de önemli figürlerinden biri olmasına neden olan fiziksel albenisi, onun kusursuz bir oyuncu olmasının önüne geçmez. Ülkesi İtalya’da çektiği esaslı dramlardan, Hollywood yapımı tarihi epiklere kadar birçok farklı janradaki film için kamera karşısına geçmiş, Vittorio De Sica’dan Charles Chaplin’e sayısız usta sinemacı ile çalışmış Sophia Loren’in mutlaka izlenmesi gereken 5 performansını bir araya getirdik.

Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Sophia Loren Performansı

Kızım ve Ben – La ciociara (1960)

Vittoria De Sica’nın İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımının etkilerinin hissedilebildiği II. Dünya Savaşı draması La ciociara, Sophia Loren’in erken dönem filmlerinden olmasına rağmen kariyer zirvelerinden birine işaret eder. Öyle ki bu yapımdaki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazanan Loren, bunu İngilizce olmayan bir filmle yapan ilk isim olarak sinema tarihinde de yerini sağlamlaştırmıştır. Dul bir kadının kızı ve kendini savaşın yarattığı dehşetten koruma çabalarına odaklanan bu çarpıcı film, Alberto Moravia’nın romanından, İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin en önemli figürlerinden senarist Cesare Zavattini tarafından uyarlanmıştı. La ciociara ile ilgili bir diğer ilginç detay ise, filmin başrolü için ilk düşünülen ismin Anna Magnani olması ama efsanevi oyuncunun hastalığı sebebiyle rolü alamayınca yerine Sophia Loren’i önermiş olmasıdır.

El Sid – El Cid (1961)

11. yüzyıl İspanya’sında El Cid lakaplı, Rodrigo Diaz de Bivar adındaki bir halk kahramanının ülkesinin bölünmemesi için verdiği büyük savaşı anlatan filmin yönetmen koltuğundan özellikle western türünde çok önemli yapımlara imza atmış olan Anthony Mann var. Üç dalda Oscar adaylığı bulunan El Cid’in kelimenin tam anlamı ile epik bir anlatı sunduğunu söyleyebiliriz. Hikâyesini tarihsel gerçeklerden alıp sadakat, cesaret, onur gibi olguları başarılı kurguyla ele alan, düello ve savaş sahnelerini, aşkı, ihtirası kısacası bir epik filmden beklediğimiz her şeyi sunuyor bu film. Epik sinemanın vazgeçilmez ismi Charlton Heston ve Sophia Loren’in katkıları, prodüksiyon kalitesi, bol figürasyonu, gerçek mekânları ve daha birçok detayıyla unutulmaz bir epik olan El Cid’in etkileyiciliğinin ana karakterin sevgilisi Jimena’ya hayat veren Loren’in performansına çok şey borçlu olduğunu söyleyebiliriz.

İtalyan Usulü Aşk – Matrimonio all’italiana (1964)

İtalyan sinemasının en önemli isimlerinden Vittorio De Sica’nın yönettiği Matrimonio all’italiana’nın başrolünde Sophia Loren ile birlikte Marcello Mastroianni’yi görüyoruz. Mastroianni’nin canlandırdığı, başarılı ve nüfus sahibi iş adamı Domenico, 17 yaşındaki Filumena ilişki yaşamaya başlar ama zaman onların ilişkisine çok nazik davranmaz. Sophia Loren’in canlandırdığı Filumena seks işçiliği yapmaya başlarken, Domenico’nun metresi olur. Tüm bunlar yaşanırken, yönetmen De Sica, hikâyenin arka planına henüz bitmiş olan II. Dünya Savaşı’nın etkilerini yerleştirir. Bu etkilerin birey üzerindeki yansımalarını ortaya koyma konusunda çok iyi bir iş çıkaran usta sinemacı, uzunca bir zaman diliminde yaşanan dönüşümlerin fizikler karşılıklarını yaratmayı başaran Loren’e bu konuda çok şey borçuludur. Öyle ki Sophia Loren filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilmiştir.

Güneş Çiçeği – I girasoli (1970)

Listedeki üçüncü Vittorio De Sica filmi olan I girasoli için, kelimenin tam anlamıyla esaslı bir dram tanımlaması yapılabilir. En İyi Orijinal Müzik dalında Oscar’a aday gösterilen film, genel itibarıyla II. Dünya Savaşı’nın Rusya cephesinde kaybettiği eşinin peşinden amansız bir arayışa giren bir kadını merkezine alır. Böyle bir konuya sahip bir film de tahmin edilebileceği üzere başrol oyuncusundan çok başarılı bir performans talep eder. Eşinin cephede ölmüş olma ihtimalini reddeden Giovanna rolüyle oyunculuk anlamında neredeyse bir gövde gösterisi sergileyen Loren, bu yoğun talebin altından başarıyla kalkar.

Özel Bir Gün – Una giornata particolare (1977)

İtalyan yönetmen Ettore Scola’nın en bilinen filmi olduğunu söyleyebileceğimiz Altın Küreli Una giornata particolare, başrolünde yer alan iki efsanevi oyuncu Sophia Loren ve Marcello Mastroianni’nin varlığıyla öne çıksa da faşizmin gündelik hayat üzerindeki etkilerini belki de olabilecek en zarif şekilde perdeye yansıtır. 1938 yılında “özel bir günde” Hitler ve Mussollini Roma’da bir araya gelecektir ve şehir sakinlerinin neredeyse tamamı bu “büyük” buluşmaya tanıklık etmek üzere meydanda toplanmıştır; iki kişi hariç. Muhafazakâr bir ev kadını ve özgürlükçü bir radyocu arasında sıkı bir dostluk filizlenir. Faşizmin, çoğunluğun dışında kalanları toplum dışına itişini başarıyla resmeden filmde muhafazakâr ev kadını rolündeki Loren, kariyerinin en incelikli, en dokunaklı performanslarından birini sergiler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi