Bir kesim tarafından kabullenilemese de Adam Driver, hem çağımızın hem de kendi kuşağının en önemli oyuncularından biri. Jim Jarmusch, Spike Lee, Coen Kardeşler, Terry Gilliam ve Noah Baumbach gibi birbirinden başarılı yönetmenlerin onunla çalışmayı tercih etmesi de bunun kanıtı gibi âdeta. Hatta geçtiğimiz aylarda yaşayan en büyük sinemacılardan Martin Scorsese, Adam Driver’ı jenerasyonunun en iyi aktörü olarak tanımlamıştı. Bağımsız yapımlarda yer alarak dikkat çeken, sonrasında Star Wars gibi devasa bir anlatının en önemli karakterlerinden birine hayat vererek yıldızlık mertebesine yükselen Driver’ın bir adet de Oscar adaylığı bulunuyor. Televizyondan sinemaya, düşük bütçeli bağımsız yapımlardan dev gişe canavarlarına rol aldığı her yapıma kendine has dokunuşunu katmayı başaran Adam Driver’ın mutlaka izlenmesi gereken 5 performansını derledik.

Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Adam Driver Performansı

Girls (2012 – 2017)

2012 yılında yayına hayatına başlayan, Lena Dunham imzalı HBO dizisi Girls, 20’li yaşlarının başlarındaki bir grup genç kadının “yetişkin” olma sürecinde yaşadıklarına odaklanıyor. İki kez Altın Küre’ye de ulaşmış dizinin en önemli özelliklerinden biri de karakterlerinin derinlikleri. Merkezdeki kadınların yanında, diğer karakterler de buna dâhil; özellikle Adam Driver’ın hayat verdiği Adam Sackler. 30’larında, hayatını zar zor idame ettiren ve yalnız bir erkek olarak çizilen bu karakterin, neden kaynaklandığı tam olarak belli olmaya çekiciliği ve yaptığı her şeyi kontrol edilemez bir tutkuyla yapıyor oluşu onu altı sezonluk dizinin en önemli karakterlerinden biri hâline getirmişti. Tabii bu noktada Adam Driver’ın karaktere kattıkları es geçilemez. Dizide ilk sezonundan itibaren rol alan oyuncunun geniş çevrelerce tanınmasında bu performasının oldukça etkili olduğu da rahatlıkla söylenebilir.

Sen Şarkılarını Söyle – Inside Llewyn Davis (2013)

Coen Kardeşler’in folk müziğin gerçek patlamasını yaptığı dönemin hemen evvelini anlatan ve aslen gerçek bir müzisyenden, folk müzik ikonu Dave van Ronk’un hikâyesinden esinlenen filmi Inside Llewyn Davis’te, genç yıldız Adam Driver da Al Cody adlı egzantrik bir vokalisti canlandırıyordu. Sahne ismi Al Cody olsa da karakterin gerçek adı Arthur Milgram’dı, bir taşralı gibi davranmasına rağmen aslen New Jerseyli bir şehir çocuğuydu. Coenler’in, yaratım sürecinde bir başka folk ikonu Ramblin’ Jack Elliott’tan esinlendiği Al Cody karakterinde Driver hemen her sahnede varlığını hissettiren, son derece dengeli, leziz bir performans sergilemişti. Bu filmdeki rolünün, Driver’ın salt gençlerin sevgilisi bir pop ikonu adayı değil, nitelikli filmlerde rol alması muhtemel başarılı bir aktör olarak da ciddiye alınmasının önünü açtı diyebiliriz pekâla. Özellikle Justin Timbirlake ve Oscar Isaac’le çalıp söyledikleri kayıt stüdyosu sahneleri unutulmazlar arasına girmeye aday.

Paterson (2016)

Jim Jarmusch’un son yıllarda çektiği filmler arasında en çok beğeni toplayan ve sinemasının temel özelliklerine en sadık olan eseri olarak anabileceğimiz Paterson’da Driver sıradan bir hayatı olan belediye otobüsü şoförü Paterson’un hayatına odaklanıyordu. Filmde, gündelik rutininden yalnızca hayallere dalıp şiir yazdığı zamanlarda uzaklaşabilen ve filme de ismini veren Paterson’u canlandıran Adam Driver, Jarmusch’un minimalist yaklaşımına uygun biçimde abartıdan uzak, sade ve zeka pırıltısı taşıyan detaylarla karakterin dünyasını zenginleştiren bir performans sergiliyor.

Star Wars: Son Jedi – Star Wars: Episode VIII – The Last Jedi (2017)

Yeni Yıldız Savaşları üçlemesinin belki de en önemli getirilerinden biri de son derece kompleks bir karakter olan Kylo Ren’i hayatımıza dâhil etmesi. Disney’in hikâyenin haklarını satın alması, J. J. Abrams’la yeni bir üçlemenin yaratılacak olması, Lucas’ın dahli olmaksızın ilerleyen bir süreç… Bunların hepsi endişe verici gelişmeler olsa da, yeni üçleme görece düzeyde de olsa hem hayranları memnun etti hem de gişede başarılı oldu. Bunda, Daisy Ridley gibi mucizevi bir keşfin yanı sıra, Adam Driver’ın Kylo Ren’e kattığı derinliğin de etkisi büyüktü. Driver, Kylo Ren’de olması gereken iki şeyi aynı anda sağlıyordu: Birisi yıldız ışığı, bir diğeriyse az önce de bahsettiğimiz karakter derinliği. Kylo Ren’i canlandıran Driver, bir yandan korkunç şeyler yaparken bir yandan da içinde fırtınalar kopan bir karakteri izleyicilere aktarmakta çok mahirdi serinin ilk iki filmi itibarıyla. Rey’le Kylo Ren ilişkisi serinin bel kemiğini oluşturuyor ve bu bağlamda yeni üçleme Ridley ve Driver’a çok şey borçlu.

Marriage Story (2019)

1995 yapımı Şut ve Gol – Kicking and Screaming’den bu yana Amerikan bağımsız sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan Noah Baumbach’ın imzasını taşıyan Marriage Story, dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde, Türkiye prömiyerini ise Filmekimi’nde yapmıştı. Film, boşanmanın eşiğine gelmiş şehirli bir çifte odaklanıyor temel olarak. Adam Driver’ın hayat verdiği Charlie, doğup büyüdüğü Indiana’dan New York’a gelmiş, başarılı bir tiyatro yönetmeni; hatta avangart tiyatronun harika çocuğu. Scarlett Johansson’un canlandırdığı Nicole ise umut veren sinema ve televizyon kariyerine başarıyla devam edebilecekken Charlie’yle New York’a gelerek tiyatroya geçiş yapmış Los Angeles’lı bir oyuncu. Baumbach’ın bu ikilinin boşanma arifesindeki ruh hâlini harika bir ritim ve samimiyetle yansıttığı yapımda, oyunculuklar da hikâyenin duygusal yoğunluğunu alabildiğine yükseltiyor. Ustalıkla kurulan mizansenler içinde mizahı da hüznü de damarlarımıza kadar hissedebiliyoruz bu performanslar sayesinde. Bu noktada Adam Driver’ın görece küçük bir şehirden, dünyanın başkenti New York’a gelmiş ve kendini gösterebilmiş tiyatro yönetmeni Charlie rolünde harikalar yarattığını kolaylıkla söylebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi