xrwU5KEj6-Y


Mulan’ın hikâyesini inceleyen video Disney’in prenseslerini analiz ederken Mulan’ın farkını gözler önüne seriyor. 

Disney’in son filmleri, klasik masal prensesi kalıplarının sınırlarını genişletiyor, buna rağmen 1998 yapımı Disney animasyonu Mulan, izleyiciye Disney’in şimdiye kadar ürettiği tüm ana karakterlerden çok farklı bir karakter sunuyor. Bu karakterle Disney izleyiciye, alıştığımız masal prensesi kalıplarının adeta bir antitezini sunuyor. Mulan, Disney filmlerindeki prenseslerin performe ettiği feminenlik kalıplarına uymayarak kendini bu klasik prenseslerle özdeşleştiremeyen küçük kızlara bir alternatif oluşturuyor. Filmde Mulan’ın arkadaşı Li Shang’ın “O bir kahraman!” sözüne Chi-Fu “O bir kadın. Onun asla hiçbir değeri olmayacak.”  diyerek cevap veriyor. Chi-Fu’nun verdigi karşılık, geleneksel ataerkil toplumların kadına yaklaşımını açıkça resmediyor: kadına annelik ve eş olma rolleri dışında bir toplumsal cinsiyet rolü tanınmıyor. Mulan, filmin başında ailesinin onu evlendirme isteğine karşı çıkarak toplumun ona uygun gördüğü cinsiyet rollerine karşı çıkıyor, bunun sonucunda çevresinden tepki görüyor. En büyük tepki de bu roller üzerine hayatını kurmuş olan çöpçatan kadından geliyor. Savaşçı olma rolü bu toplumda yalnızca erkeklere atfedildiği icin prenses, babasının yerine savaşa gidebilmek amacıyla erkek kılığına giriyor. Toplumsal cinsiyet normlarının dışında bir kadınlık modeli resmederek Disney’in prenseslik normlarına da karşı çıkmasına rağmen Mulan, Disney’in pazarlama stratejisinde, yılllardır diğer Disney prensesleri arasında sunuluyor. Bunu anlamlandırmak icin öncelikle Disney prensesi kavramını incelemeliyiz.

“Disney Prensesi”ni Ne Tanımlar?

Disney prensesini tanımlayan şeyler neler?  “Orijinal Disney Prensesi” olarak adlandırılan sekiz Disney prensesi var: Pamuk Prenses, Sindirella (Külkedisi), Aurora (Uyuyan Güzel),  Ariel (Küçük Denizkızı), Belle (Güzel ve Çirkin), Jasmine (Aladdin), Pocahontas ve Mulan. Disney’in tipikleşmiş prenses kalıbı yeni Disney filmlerinde bile alaya alınıyor.  Moana prenses olmadığında ısrar edince Chief Tui ona şöyle cevap veriyor: “Bir elbise giyiyorsan ve hep yanında dolanan bir hayvan varsa sen bir prensessin demektir.” 2018 yapımı Ralph Breaks the Internet isimli animasyonda prensesler Vaneloppe’ye prenses olmanın unsurlarından bahsederken Disney’in bu kalıpla eğlenmesini izliyoruz. ‘Sihirli saçların var mi? Sihirli ellerin? Hayvanlar seninle konuşuyor mu? Hiç zehirlendin mi? Lanetlendin mi? Kaçırıldın mı veya tutsak edildin mi? İnsanlar büyük güçlü bir erkek sayesinde bütün sorunlarının çözüldüğünü düşünüyor mu?” Disney’in kendi karakterlerine Disney prensesi olmak hakkında konuştukları replikler yazması bir öz farkındalığa işaret ediyor. İlginç olan şu ki, Disney prensesini anlatan bu özelliklerden hiçbirisi Mulan’a uymuyor, buna rağmen Mulan sekiz orijinal Disney prensesinden birisi listesinde. Prenses arketipi bunlardan ibaret degil. İyimserlik, kibarlık, empati kurmak, ilgili olmak da Disney prenseslerinin özellikleri. Prenseslikle özdeşleştirilen bu özellikler toplumumuzda ‘feminen’ olarak tanımlanıyor ve Mulan’da bu özellikleri izleyebiliyoruz. Disney prenseslerinin çoğunun hikâyelerinde bu özellikler sorunları çözmesinde etkili oluyor. Mulan’ın hikâyesinde farklı olan, bu karakteristik özelliklerini hikâyenin merkezinde olmaması. Bu karakterin hikâyesinin merkezinde  bu karakteristik özellikler yok, onun hikâyesinin temelinde toplumunun ona dayattığı role bir isyan var, onu başarıya götüren temel özellik ise zekası. Mulan her zaman farklı düşünüyor ve sorunları zekasını kullanarak beklenmedik yollarla çözüyor.  Ona dayatılan geleneksel feminenlik veya maskülenlik yolunu izlemeyip kendi bildiği yoldan gidecek kadar cesur. Onun gücü bu farklı düşünebilme ve davranabilme cesaretinden geliyor. Karşılaştığı sorunlara kılığına büründüğü erkekler gibi yaklaşmıyor, onun seçtiği rol kadınlık veya erkeklik değil, o kendisi olmayı seçiyor.

Feminen Olmayan Bir Disney Prensesi

Disney prenseslerinin çoğunun asil bir soydan gelmesi, toplumda güçlü bir yere sahip olmalarını sağlıyor. Filmlerin büyük çoğunluğunu küçük kızların oluşturduğu izleyici kitlesine çekici gelmesinin bir nedeni de şu: günümüz kahramanlık filmlerinde ana karakterler çoğunlukla erkek ve kadın karakterler hep yardımcı karakter rolünde; bunun aksine Disney filmlerinde ana karakterler kadın, üstelik de hiyerarşik olarak güç atfedilen bir ‘prenseslik’ konumundalar. Bu prenseslik mertebesi bazen Disney karakterinin asil bir aileye mensup olmasından gelirken bazen de bir prense aşık olmasından geliyor. Bu ikisine de zıt olarak, Mulan asil bir soydan gelmiyor, bir prense de aşık olmuyor. Mulan’ın babası eski bir savaş kahramanı, sevdiği adamsa savaşmaya gittiğinde tanıştığı Li Shang. Mulan tüm bu Disney prensesleri arasında toplum tarafından gördüğü saygı ve tanınmışlığı tamamen kendi eylemleri sayesinde kazanan tek ana karakter.

Disney’in ilk filmleri geleneksel ataerkil normalara uygun prensesleri merkezine alırken zaman içinde tavır değiştirerek daha isyankar, kendine biçilen rolleri kabul etmeyen ve maskülenlikle özdeşleştirilen karakteristik özelliklere sahip ana karakterleri merkezine alan filmler yapması bir tesadüf değil. Disney ortaya çıkardığı her bir ürünü, bir pazarlama stratejisiyle üretiyor. Mulan kendini diğer feminen Disney prensesleriyle özdeşleştiremeyen küçük kızlara kendini özdeşleştirebileceği bir Disney karakteri sunarak Disney’in tüketici kitlesini genişletiyor.

Modern Bir Prenseslik Anlatısı Doğuyor

Disney’in son filmleriyle Disney prensesleri arasına yenileri eklendi: Tiana, Rapunzel, Merida ve Moana. Bu son Disney filmlerinde eskimiş ve cinsiyetçi bir anlatıdan ziyade eleştirel ve modern bir anlatı kendini gösteriyor: prensesler eski moda, pasif bir kadınlık sergilemek yerine aktif, isyankar, eleştirel karakter özelliklerine sahipler. Bu yeni prensesler bağımsızlıklarını romantik beklentilerinin önüne koyuyorlar. Günümüz dünyasının çocuklarına idoller sunabilmek için Disney’in, cinsiyet rollerinin gitgide yıkıldığı dünyamızda eski zamanların değerlerine göre yaşayan antik prensesler değil bugünün dinamiklerinin içinde kendini tanımlayabilen güçlü ana karakterler üretmesi gerekiyordu. Disney’in prenseslerinin zaman içindeki bu değişimini, dünyanın değer yargılarındaki hızlı değişime ve bunun sebep olduğu pazar talebindeki değişime bağlayabiliriz.

Disney’in Pazarlama Stratejisi

Mulan’dan önceki tüm Disney prensesleri fazlasıyla feminen ve her birinin sembolik bir elbisesi var. Mulansa hikâyenin büyük çoğunluğunda erkek kılığında ve erkek gibi giyiniyor: onu tanımlayan bir elbise yok. Buna rağmen üzücü olan şu ki, diğer Disney prensesleriyle birlikte oyuncakları satılırken Mulan, tam da onu kendine yabancılaştıran elbiseyle resmediliyor . Mulan’ın elbiseli imajını pazarlayan Disney, Mulan’ın gerçek kimliğini değil normlara uymak zorunda kalmış bir personasını satıyor alıcılara. Bu durum filmin eleştirdiği toplumsal normları yeniden üretiyor. Mulan’ın karakteri ve eylemleri prenses olmaya çok uzak olsa da Disney’in onu prenses olarak isimlendirmesi filme çok zıt bir mesaj üretilmesine yol açıyor: bir genç kadının edinebileceği en yüksek mertebenin prenseslik olduğu gibi bir yanlış algı doğuruyor. Mulan filmde, ona asillik unvanı sunulmasına rağmen bunu reddetmişken, Disney’in onu bir prenses görüntüsünde tanıtması hikâyenin mesajıyla taban tabana zıt bir durum oluşturuyor. Bu durum Disney’in pazarlama stratejisinin normları yıkmak degil normları yeniden üretmek olduğunu gözler önüne seriyor.

 


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi