Yerleşik hayata geçilmesi ve ihtiyaç fazlası üretime ulaşılmasının ardından, elde edilen ürünler takas edilmiş, belirli bir değer kazanmış ve en nihayetinde mülkiyet kavramı ortaya çıkmıştır. Hayatın devamlılığı için sahip olduğumuz en temel güdülerden biri olan üremek, mülkiyet ve miras kavramlarının iç içe geçmesiyle kutsal bir anlama büründürülmüş ve çekirdek ailenin bir aradalığı önemsenmiş, aile bireylerine belli başlı roller atfedilmiştir. Çocuğunun her ne koşulda olursa olsun yanında bulunan fedakar anne figürü, çalışan ve geçim sağlayan, yer yer sert ama sevgi dolu otoriter baba figürü ve çocukları, geleneksel bir ailenin, toplum tarafından “olması gerektiği” öngörülen kodlarını oluşturur. Çocuğuna adeta aşık ve her koşulda yanında olan anne - baba figürleri, günümüzde çoğu ebeveynin kendisini suçlu hissetmesine sebep olabilir. Çünkü yer yer eski özgür hayatını özlediğini, kafa dinlemek istediğini, bunaldığını hissedebilen anne - baba, her gün pompalanan kutsal aile kavramının mutlak ve tartışmasız temsili sebebiyle sorunun kendisinde olduğunu düşünür. Mom and Dad, tam da bu noktada anne ve babalara aslında herkesin çocuğundan bunalabildiğini, tüm çabalarının karşılıksız kalabildiğini ve bazen yapılan rollerin hiç de gerçekçi görünmediğini vurguluyor. Mom and Dad: "Herkes Öldürür Sevdiğini" Selma Blair ve Nicolas Cage’in, orta yaş krizi yaşayan ve ortalama sorunları olan ortalama bir anne - babayı canlandırdıkları Mom and Dad, televizyon aracılığıyla dünya genelinde yayılan bir çeşit mental etkinin / virüsün, ebeveynleri çocuğunu öldürmeye yönlendirmesini konu ediyor. Bir anda bütün anne - babaların çocuklarına saldırmaya başladığı ve tüm nefretlerini kustukları bir dünya hayal edin. Oldukça trajik görünen bu hikaye, Brian Taylor’ın ellerinde satir ve gore ögeleri iç içe geçirebilen bir korku komedisine dönüşüyor. Mom and Dad’i bir korku - gerilim filmi olarak değerlendirdiğimizde başarılı olduğunu söylemek güçken, filmin kendisiyle dalga geçebiliyor olmasını ve yansıttığı karikatürize şiddeti de göz önünde bulundurarak Edgar Wright’ın Shaun of Death’i kadar başarılı olamasa da benzer bir çizgide konumlanmaya çalıştığını söylemek mümkün. Bastırdığı cinsel dürtüleri ve orta yaş krizi eşliğinde eğlenceli bir baba olmaya çalışan Brent (Nicolas Cage) ve kariyerinden, sosyal hayatından vazgeçen ama karşılığında yine de eleştirilen anne Kendall (Selma Blair) abartılı bir filmde abartılı oyunculuklar sergileyerek uyumlu görünüyorlar ancak Selma Blair’ın  performans bakımından Nicolas Cage’in önüne geçtiğini söylemek mümkün.  Çocukları Carly (Anne Winters) ve Josh (Zackary Arthur) ebeveynlerinin saldırılarıyla ne yapacağını şaşıran ve hayatta kalma mücadelesi veren iki kardeş olarak karşımıza çıkıyor. Zombi-vari hareketlerle çocuklarının peşine düşen ailelerin çocuğunu öldürmekten aldığı zevkin trajedisini, hızlı ve keskin bir kurgu aracılığıyla izleyiciye yansıtan Mom and Dad, yalnızca hikayesinin absürtlüğüyle değil bu absürtlüğü teknik anlamda yansıtma biçimiyle de benzerlerinden ayrılıyor. Türle dalga geçmekten çok kendisiyle dalga geçer gibi görünen ancak yer yer de ciddiyetini koruyan Brian Taylor’ın filmi, bu arada kalmışlık sebebiyle kendisini çok farklı bir yere taşıyabilecek potansiyele sahipken ortalama bir seyre dönüşüyor. İzleyenin keyif alacağı ve alttan alta komedi tonunun ağır bastığı bu korku filmi, izleyicinin zihnini - Nicolas Cage’in filmdeki oyunculuğu gibi -nereye konumlanacağı konusunda yer yer karıştırıyor

Yazar Puanı

Puan - 60%

60%

Zombi-vari hareketlerle çocuklarının peşine düşen ailelerin çocuğunu öldürmekten aldığı zevkin trajedisini, hızlı ve keskin bir kurgu aracılığıyla izleyiciye yansıtan Mom and Dad, yalnızca hikayesinin absürtlüğüyle değil bu absürtlüğü teknik anlamda yansıtma biçimiyle de benzerlerinden ayrılıyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
60

Yerleşik hayata geçilmesi ve ihtiyaç fazlası üretime ulaşılmasının ardından, elde edilen ürünler takas edilmiş, belirli bir değer kazanmış ve en nihayetinde mülkiyet kavramı ortaya çıkmıştır. Hayatın devamlılığı için sahip olduğumuz en temel güdülerden biri olan üremek, mülkiyet ve miras kavramlarının iç içe geçmesiyle kutsal bir anlama büründürülmüş ve çekirdek ailenin bir aradalığı önemsenmiş, aile bireylerine belli başlı roller atfedilmiştir. Çocuğunun her ne koşulda olursa olsun yanında bulunan fedakar anne figürü, çalışan ve geçim sağlayan, yer yer sert ama sevgi dolu otoriter baba figürü ve çocukları, geleneksel bir ailenin, toplum tarafından “olması gerektiği” öngörülen kodlarını oluşturur. Çocuğuna adeta aşık ve her koşulda yanında olan anne – baba figürleri, günümüzde çoğu ebeveynin kendisini suçlu hissetmesine sebep olabilir. Çünkü yer yer eski özgür hayatını özlediğini, kafa dinlemek istediğini, bunaldığını hissedebilen anne – baba, her gün pompalanan kutsal aile kavramının mutlak ve tartışmasız temsili sebebiyle sorunun kendisinde olduğunu düşünür. Mom and Dad, tam da bu noktada anne ve babalara aslında herkesin çocuğundan bunalabildiğini, tüm çabalarının karşılıksız kalabildiğini ve bazen yapılan rollerin hiç de gerçekçi görünmediğini vurguluyor.

Mom and Dad: “Herkes Öldürür Sevdiğini”

Selma Blair ve Nicolas Cage’in, orta yaş krizi yaşayan ve ortalama sorunları olan ortalama bir anne – babayı canlandırdıkları Mom and Dad, televizyon aracılığıyla dünya genelinde yayılan bir çeşit mental etkinin / virüsün, ebeveynleri çocuğunu öldürmeye yönlendirmesini konu ediyor. Bir anda bütün anne – babaların çocuklarına saldırmaya başladığı ve tüm nefretlerini kustukları bir dünya hayal edin. Oldukça trajik görünen bu hikaye, Brian Taylor’ın ellerinde satir ve gore ögeleri iç içe geçirebilen bir korku komedisine dönüşüyor. Mom and Dad’i bir korku – gerilim filmi olarak değerlendirdiğimizde başarılı olduğunu söylemek güçken, filmin kendisiyle dalga geçebiliyor olmasını ve yansıttığı karikatürize şiddeti de göz önünde bulundurarak Edgar Wright’ın Shaun of Death’i kadar başarılı olamasa da benzer bir çizgide konumlanmaya çalıştığını söylemek mümkün.

Bastırdığı cinsel dürtüleri ve orta yaş krizi eşliğinde eğlenceli bir baba olmaya çalışan Brent (Nicolas Cage) ve kariyerinden, sosyal hayatından vazgeçen ama karşılığında yine de eleştirilen anne Kendall (Selma Blair) abartılı bir filmde abartılı oyunculuklar sergileyerek uyumlu görünüyorlar ancak Selma Blair’ın  performans bakımından Nicolas Cage’in önüne geçtiğini söylemek mümkün.  Çocukları Carly (Anne Winters) ve Josh (Zackary Arthur) ebeveynlerinin saldırılarıyla ne yapacağını şaşıran ve hayatta kalma mücadelesi veren iki kardeş olarak karşımıza çıkıyor. Zombi-vari hareketlerle çocuklarının peşine düşen ailelerin çocuğunu öldürmekten aldığı zevkin trajedisini, hızlı ve keskin bir kurgu aracılığıyla izleyiciye yansıtan Mom and Dad, yalnızca hikayesinin absürtlüğüyle değil bu absürtlüğü teknik anlamda yansıtma biçimiyle de benzerlerinden ayrılıyor. Türle dalga geçmekten çok kendisiyle dalga geçer gibi görünen ancak yer yer de ciddiyetini koruyan Brian Taylor’ın filmi, bu arada kalmışlık sebebiyle kendisini çok farklı bir yere taşıyabilecek potansiyele sahipken ortalama bir seyre dönüşüyor. İzleyenin keyif alacağı ve alttan alta komedi tonunun ağır bastığı bu korku filmi, izleyicinin zihnini – Nicolas Cage’in filmdeki oyunculuğu gibi -nereye konumlanacağı konusunda yer yer karıştırıyor

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi