İngiliz şair ve yazar Rudyard Kipling'in Orman Kitabı adıyla Türkçeye çevrilmiş romanı, uzun bir süredir beyazperdede boy gösteriyor. Daha çok 1967 yapımı Disney animasyonuyla biliniyor olsa da, romanın çok daha eski tarihli sinema uyarlamaları da buluyor. Zoltan Korda'nın yönettiği, başrolünde dönemin çocuk yıldızlarından Sabu'nun yer aldığı 1942 yapımı Jungle Book bunlardan biri örneğin. Sunduğu sinematik potansiyelle her dönem sinema endüstrisinin ilgisini çekmiş olan bu romanın son uyarlaması bir Netflix filmi. Mowgli: Legend of the Jungle adını taşıyan bu uyarlama, adının da açık ettiği üzere daha önceki Orman Kitabı filmlerinden bir farklılaşma gayesi güdüyor. Filmin yönetmen koltuğunda daha önce sinema tarihinin The Lord of the Rings serisinin Gollum'u ve The Planet of the Apes'in Ceaser'ı gibi önemli animasyon karakterini canlandırmış Andy Serkis var. Varlığıyla animasyon kavramını, "çizgi film" bağlamından uzaklaştırıp yetişkinlere yönelik filmlerin anlatılarının içerisine taşıyan Serkis'in böylesi bir Orman Kitabı uyarlaması için doğru isim olduğunu söylenebilir. Gündelik hayatın her alanından deneyimlediğimiz teknolojik gelişmeler, kendisini animasyon alanında da gösteriyor tabii ki. Andy Serkis'in varlığı sebebiyle yukarıda andığımız örnekler, özellikle The Planet of The Apes serisinin son yıllarda çekilen filmleri bu durumun bariz kanıtı durumunda. Dış görünüşü bilgisayar ortamında yaratılan Ceaser karakterinin, Serkis'in de yardımıyla filmin en önemli parçası hâline gelişi artık anlaşılabilir bir durum. Andy Serkis'in yönettiği Mowgli: Legend of the Jungle ise bu durumu bir -ya da birkaç- adım ileri taşıyor. Zira Netflix orijinali bu filmde, ana karakterlerden sadece filme adını veren Mowgli'ye gerçek bir oyuncu Rohan Chand hayat veriyor. Filmin diğer karakterleri olan hayvanlar ise, bilgisayar ortamında yaratılmış. Mowgli'nin diğer karakterlerinden tek farkı, ekrana getiriliş biçimi değil elbet. Onun anlatının içinde de "farklı" oluşu 2018 yapımı yeni Orman Kitabı uyarlamasının lokomotifi konumunda. Mowgli: Legend of the Jungle: Karanlık Ama Sorunlu Film, Cate Blanchett tarafından seslendirilen Kaa isimli yılanın izleyeceğimiz hikâyenin temelini atan monoloğuyla başlıyor. İnsanın ormana, yani doğal olana gelişi ile buradaki yaşamı tehdit etmeye başladığını ve Shere Khan isimli kaplanın bunun karşılığında insanları öldürdüğünü anlatıyor Kaa. Bir gün, bir çocuk, yani Mowgli ormanda bulunuyor ve buradaki kurt sürüsü tarafından bir kurt gibi yetiştirilmeye başlanıyor. Bu çocuğun varlığı ve bu şekilde yetiştirilmesi, orman ve insan arasındaki barış ihtimalini de doğruyor. Ama Mowgli, ormandaki hayvanlar arasındaki çekişmenin de nesnesi konumuna geliyor. Zira Shere Khan'ın Mowgli'nin diğer insanlar gibi öldürülmesi gerektiğini düşünürken, kurtların başını çektiği grup onun varlığından memnun görünüyorlar. Ormanın lideri konumundaki yaşlı kurdun yerine geçme amacı güden Shere Khan için Mowgli'yi öldürmek, iktidara giden bir yol da aynı zamanda zira. Zira onu öldürdüğünde kendi gücünü kanıtlayıp liderliğin yeni sahibi olduğunu diğerlerine kanıtlayacak. Buradan da çıkarılabileceği üzere Mowgli, filmin özellikle ilk yarısında edilgen bir konumda yer alıyor. Bu, ormanın ya da doğanın gücünü ön plana çıkarma noktasında etkili bir tercih ve Mowgli: Legend of the Jungle'a diğer uyarlamalara kıyasla özgünlük katıyor. Mowgli'nin bu şekilde doğanın kudreti karşısında edilgen bir hâle soktuktan sonra devamında izlenecek yol iyi kotarılamıyor. Zira, Mowgli bu anlatının, filmin başında da belirtiği gibi en önemli figürü. Ormanla insan arasındaki olası barış ihtimalinde çok önemli bir noktada. Fakat film, Mowgli'nin anlatıdaki konumunu özellikle ilk bir saatlik blokta diğer karakterelerle aynı…

Yazar Puanı

Puan - 50%

50%

Netflix yönetmen koltuğunda Andy Serkis'in yer aldığı Mowgli: Legend of the Jungle'la birçok kez sinemaya uyarlanmış bir masala yeni, daha karanlık ve daha sert bir yorum getirme gayesi güdüyor. Bu önemli bir çaba ve anlatının çözümleneceği son bölüme kadar fena çalışmıyor. Lakin metnin kendisinin bu karanlık tonla uyuşmayan doğası ciddi bir ton sorunu yaratıyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
50

İngiliz şair ve yazar Rudyard Kipling’in Orman Kitabı adıyla Türkçeye çevrilmiş romanı, uzun bir süredir beyazperdede boy gösteriyor. Daha çok 1967 yapımı Disney animasyonuyla biliniyor olsa da, romanın çok daha eski tarihli sinema uyarlamaları da buluyor. Zoltan Korda’nın yönettiği, başrolünde dönemin çocuk yıldızlarından Sabu’nun yer aldığı 1942 yapımı Jungle Book bunlardan biri örneğin. Sunduğu sinematik potansiyelle her dönem sinema endüstrisinin ilgisini çekmiş olan bu romanın son uyarlaması bir Netflix filmi. Mowgli: Legend of the Jungle adını taşıyan bu uyarlama, adının da açık ettiği üzere daha önceki Orman Kitabı filmlerinden bir farklılaşma gayesi güdüyor. Filmin yönetmen koltuğunda daha önce sinema tarihinin The Lord of the Rings serisinin Gollum’u ve The Planet of the Apes’in Ceaser’ı gibi önemli animasyon karakterini canlandırmış Andy Serkis var. Varlığıyla animasyon kavramını, “çizgi film” bağlamından uzaklaştırıp yetişkinlere yönelik filmlerin anlatılarının içerisine taşıyan Serkis’in böylesi bir Orman Kitabı uyarlaması için doğru isim olduğunu söylenebilir.

Gündelik hayatın her alanından deneyimlediğimiz teknolojik gelişmeler, kendisini animasyon alanında da gösteriyor tabii ki. Andy Serkis’in varlığı sebebiyle yukarıda andığımız örnekler, özellikle The Planet of The Apes serisinin son yıllarda çekilen filmleri bu durumun bariz kanıtı durumunda. Dış görünüşü bilgisayar ortamında yaratılan Ceaser karakterinin, Serkis’in de yardımıyla filmin en önemli parçası hâline gelişi artık anlaşılabilir bir durum. Andy Serkis’in yönettiği Mowgli: Legend of the Jungle ise bu durumu bir -ya da birkaç- adım ileri taşıyor. Zira Netflix orijinali bu filmde, ana karakterlerden sadece filme adını veren Mowgli’ye gerçek bir oyuncu Rohan Chand hayat veriyor. Filmin diğer karakterleri olan hayvanlar ise, bilgisayar ortamında yaratılmış. Mowgli’nin diğer karakterlerinden tek farkı, ekrana getiriliş biçimi değil elbet. Onun anlatının içinde de “farklı” oluşu 2018 yapımı yeni Orman Kitabı uyarlamasının lokomotifi konumunda.

Mowgli: Legend of the Jungle: Karanlık Ama Sorunlu

Film, Cate Blanchett tarafından seslendirilen Kaa isimli yılanın izleyeceğimiz hikâyenin temelini atan monoloğuyla başlıyor. İnsanın ormana, yani doğal olana gelişi ile buradaki yaşamı tehdit etmeye başladığını ve Shere Khan isimli kaplanın bunun karşılığında insanları öldürdüğünü anlatıyor Kaa. Bir gün, bir çocuk, yani Mowgli ormanda bulunuyor ve buradaki kurt sürüsü tarafından bir kurt gibi yetiştirilmeye başlanıyor. Bu çocuğun varlığı ve bu şekilde yetiştirilmesi, orman ve insan arasındaki barış ihtimalini de doğruyor. Ama Mowgli, ormandaki hayvanlar arasındaki çekişmenin de nesnesi konumuna geliyor. Zira Shere Khan’ın Mowgli’nin diğer insanlar gibi öldürülmesi gerektiğini düşünürken, kurtların başını çektiği grup onun varlığından memnun görünüyorlar. Ormanın lideri konumundaki yaşlı kurdun yerine geçme amacı güden Shere Khan için Mowgli’yi öldürmek, iktidara giden bir yol da aynı zamanda zira. Zira onu öldürdüğünde kendi gücünü kanıtlayıp liderliğin yeni sahibi olduğunu diğerlerine kanıtlayacak. Buradan da çıkarılabileceği üzere Mowgli, filmin özellikle ilk yarısında edilgen bir konumda yer alıyor. Bu, ormanın ya da doğanın gücünü ön plana çıkarma noktasında etkili bir tercih ve Mowgli: Legend of the Jungle’a diğer uyarlamalara kıyasla özgünlük katıyor. Mowgli’nin bu şekilde doğanın kudreti karşısında edilgen bir hâle soktuktan sonra devamında izlenecek yol iyi kotarılamıyor. Zira, Mowgli bu anlatının, filmin başında da belirtiği gibi en önemli figürü. Ormanla insan arasındaki olası barış ihtimalinde çok önemli bir noktada. Fakat film, Mowgli’nin anlatıdaki konumunu özellikle ilk bir saatlik blokta diğer karakterelerle aynı seviyede tutuyor. Ama film, Mowgli’nin önayak olduğu dönüşümü aktarma noktasına varınca bunun arkasını dolduramıyor. Yani Mowgli, doğanın içinde, mensubu olduğu canlı türünün farklı olması dışında sıradan bir konumdayken, ondan bir kahraman üretme aşamasına geçilmesi çok aceleye gelmiş gibi görünüyor.

Mowgli: Legend of the Jungle’ın özellikle Disney animasyonu Jungle Book’tan ayrıldığı nokta sahip olduğu karanlık yapı. Açılışta dinlediğimiz Kaa’nın sesinden itibaren gerilimli, karanlık hâle bürünüyor film. Benzer şekilde gerek hayvanların kendi arasında gerekse hayvanlar ve insanlar arasında geçen şiddet içeren sahnelerin, bu içerikteki bir film için oldukça sert olduğunu söyleyebiliriz. Zira yaralanan ya da kan bulaşan bedenleri sık sık görebiliyoruz. Bu da Mowgli: Legend of the Jungle’ın daha farklı bir uyarlama olduğunun bir göstergesi. Lakin, kaynak metin özünde son derece nahif ve yumuşak fikirler içeriyor. Bu sebeple filmin genel görsel diliyle metni arasında, kimi bölümlerde iyice belirginleşen bir ton uyuşmazlığı ortaya çıkıp Mowgli’yi kendi içinde tutarsız bir şekle sokuyor.

Netflix yönetmen koltuğunda Andy Serkis’in yer aldığı Mowgli: Legend of the Jungle’la birçok kez sinemaya uyarlanmış bir masala yeni, daha karanlık ve daha sert bir yorum getirme gayesi güdüyor. Bu önemli bir çaba ve anlatının çözümleneceği son bölüme kadar fena çalışmıyor. Lakin metnin kendisinin bu karanlık dille uyuşmayan doğası ciddi bir ton sorunu yaratıyor. Buradan hareketle ortaya çıkan sonucu, hikâyenin çözüm noktasına ulaşmasının aceleye gelmesi sebebiyle derinleşemeyen; bu yüzden de yetişkin seyircilerini tatmin edemeyecek bir çocuk masalı olarak tanımlayabiliriz.

Mowgli: Legend of the Jungle, 7 Aralık’ta Netflix ekranlarında olacak.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi