kNDG5qsVWus

Krzysztof Kieslowski’nin bu yıl 25. yaşına giren modern sinema başyapıtı Üç Renk Üçlemesi’nin renklerle duygu yansıtmadaki ustalığını ve tematik zenginliğini gözler önüne seren muazzam bir video yayınlandı.

Polonyalı usta yönetmen Krzysztof Kieslowski’nin hayatını kaybetmeden hemen önce tamamladığı Üç Renk Üçlemesi modern sinemanın zirvelerinden birini teşkil eder. Bu üçleme kişisel ve sanatsal bir vasiyet gibidir de aynı zamanda. Bu filmlerde Kieslowski’nin kariyerinin her dönemine dair doneler bulunabilir. Yönetmenin toplumsal ve siyasi olaylarla doğrudan bağlantılı kurmaca ve belgeseller çektiği ilk döneminde de, daha içsel, daha duygulara yönelik filmlere imza attığı son döneminden de izler görmek mümkündür bu üçlemede. Saygın sinema dergisi Sight & Sound‘un YouTube kanalında yayınlanan bir video, üçlemenin nasıl bu denli ustalıklı bir sinema anlayışı ortaya koyduğunun detaylarını inceliyor.

Modern Sinemanın Başyapıtlarından Üç Renk Üçlemesi 25 Yaşında!

Adını Fransa bayrağının renklerinden olan filmler, bu renklerin simgeledikleri üzerinde kurgulanmışlardır. Üçlemenin ilk filmi Mavi, eşini bir kazada kaybettikten sonra yaşadığı yasla baş etmeye çalışan ve tüm duygusal bağlarından kopup yaratıcılık ışığında özgürleşmeye çalışan bir kadını merkeze alır. Filmin adı da bayrakta “Özgürlük” simgesi olarak yer alan renkten gelir. Beyaz ise “Eşitlik” kavramının simgesidir. Adını bu renkten alan ikinci film, yurt dışında çalışan bir Polonyalı bir erkeğin, Fransız bir kadınla olan sorunlu evliliğine odaklanır; buradan Polonya’nın Avrupa’yla olan ilişkilerine dair fikir yürütür. Son film Kırmızı ise, birbirinden son derece farklı özellikle sahip iki bireyin arkadaşlığını anlatır. Kırmızı da “Kardeşlik” anlamını taşır zaten.

Üç Renk Üçlemesi’nin başarısı, tematik olduğu kadar, teknik alanda da kendisini gösterir. Üç filmin de duygu dünyasına müzikleriyle muazzam katkı yapan besteci Zbigniew Preisner’ın etkisinin yanında, Kieslowski filmlerin isimlerini aldıkları renklerin kullanımıyla anlam yaratma konusunda harikalar yaratır. Mavi’nin ana karakteri Julie’nin kederli ruh hâli, görsel dokuyu domine eden maviyle kusursuz bir şekilde seyirciye geçer. Beyaz’da ise bu renk alaycı bir saflığın ve temiz bir vicdan olasılığının dışa vurumu olarak iş görür. Kırmızı ise görsel dokusuyla üçlemeyi başka bir seviyeye taşır. Kırmızının sıcaklığında bireyler mahremiyetlerini birbirlerine açarken, yine aynı renk yaklaşmakta olan bir tehlikenin de habercisi gibidir. Yani özetle denebilir ki, Kieslowski’nin Üç Renk Üçlemesi’nde renkler dekorun bir parçası olmanın çok ötesindelerdir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi