Coen Kardeşler sineması deyince aklımızda çok belirgin motifler canlanıyor hemen. Kontrolden çıkmış bir suç girişimi, türler arasında gezinen anlatılar, zekice kaleme alınmış diyaloglar, kültürel referanslar ve tabii ki sinemanın kendisinden alınan ilham, bunlardan sadece birkaçı. Birçok farklı filmde bu türden özelliklere pekâlâ rastlayabiliyoruz ama bunların bir araya getirilmesinde sergiledikleri hüner Coen Kardeşleri bugün bulundukları özgün noktaya taşıyor. Bu özgün tona benzer seyir deneyimleri sunan yapımların yer aldığı, mizahı ve eleştirel bakışıyla Coen Kardeşler esintisi taşıyan 7 film listesini sizin için derledik.

Mizahı ve Eleştirel Bakışıyla Coen Kardeşler Esintisi Taşıyan 7 Film

I Am a Fugitive from a Chain Gang (1932)

Yönetmen koltuğunda Mervyn LeRoy’un oturduğu Hollywood klasiği I Am a Fugitive from a Chain Gang’in başrolünde dönemin en önemli oyuncularından Paul Muni yer alıyor. Birinci Dünya Savaşı’nın sonrasında geçen film, haksız bir şekilde prangaya mahkum edilmiş ana karakterinin özgürlük arayışına odaklanıyor. Dönemin sosyal atmosferini çok iyi yansıtmasının yanında film noir ve suç filmi kurallarını çok iyi işleten -hatta bu kuralların yaratıcıları arasında sayılabilecek- bir film I Am a Fugitive from a Chain Gang. Filmlerinde sinemanın kendisinden sıklıkla ilham aldıklarını bildiğimiz Coen Kardeşler’in böylesi bir filmden etkilenmeleri tabii ki anlaşılabilir. Lakin I Am a Fugitive from a Chain Gang’in onların üzerilerindeki etkisi biraz fazla; zira Coenler’in 2000 yapımı O Brother, Where Art Thou?’sunun özellikle konusu itibarıyla bu filmden izler taşıdığı aşikâr.

Sullivan’s Travels (1941)

Klasik Hollywood’un ustalarından Preston Sturges’ın imzasını taşıyan Sullivan’s Travels, daha çok komedi filmleriyle tanınan bir yönetmen olan John L. Sullivan’ın, sosyal problemlere dair “ciddi” bir film çekmek için ülke boyunca çıktığı yolculuğu konu alır. Bu yolculuk sonunda yerel hayata dair bilmediklerini öğrenerek, bunları filmine yedirmeyi amaçlar yönetmen. Sullivan’ın çekmek istediği bu filmin adı ise, O Brother, Where Art Thou?’dur; yani Coen Kardeşler’in 2000 tarihli müzikal komedisiyle aynı ismi taşır. Coenler’in filminde de Sullivan’ın çekmek istediği filmdekine benzer şekilde, dönemin sosyal hayatına ve yaşanan zorluklara dair önemli doneler, Sturges’ın filmlerindekine benzer şekilde mizahi bir tonda yer alır.

The Ladykillers (1955)

1955 yapımı klasik Eeling komedisi The Ladykillers, gerek Alec Guinnes ve Peter Sellers gibi dev isimlerden oluşan oyuncu kadrosunun harika toplu performansı, gerekse her saniyesi zekice kaleme alınmış senaryosuyla tam bir sinema şöleni. Hatta filmin, o yıl En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar adaylığı kazanmışlığı da var. Yakınlardaki bir bankayı soyma planı yapan bir çetenin tuttukları evin sahibi olan kadınla aralarında geçenleri anlatan bu senaryonun, suçu ve komedi unsurlarını bir araya getiren yapısıyla Coen Kardeşler sinemasına uygun bir materyal sunduğu söylenebilir. Fakat kardeşlerin filmografisinin de en zayıf halkalarından biri ne yazık ki bu klasiğin aynı isimli yeniden çevrimi.

The Long Goodbye (1973)

Usta yönetmen Robert Altman, eserleri birçok kez sinemaya uyarlanmış yazar Raymond Chandler’ın aynı isimli romanını sinemaya yansıtırken, karakterinin içinde bulunduğu ruh hâlini 70’lerin atmosferiyle günceller. Watergate Skandalı, Vietman Savaşı, 60’ların özgürlükçü havasının dağılması gibi etkenlerle baskılanan bireylerin uyumsuz hâlinin vücut bulmuş hâli gibidir filmin merkezindeki özel dedektif. Bu açıdan The Long Goodbye, karakterlerini dönemin ruhuyla harmanlama biçimiyle The Big Lebowski’yi akla getirir. Zira bu Coen Kardeşler klasiğindeki hemen hemen tüm karakterler, içinde bulundukları mekân ve zamana yabancılaşmış gibidirler.

The Day of the Locust (1975)

Yönetmen John Schlesinger’ın Nathanael West’in aynı adı taşıyan romanından beyazperdeye uyarladığı The Day of the Locust, 1930’larda, yani Hollywood’un altın çağının başlarında, sinema sektöründe yükselmeye çalışan bir sanat yönetmeninin yaşadıklarını merkezine alır. Hollywood’a içeriden bir bakış atan film, bu koca endüstriyel yapıdan bireylerin hayatlarının ne şekilde etkilendiğini anlatır. Bu karanlık ve absürt yapımın, Coen Kardeşler’in Hollywood’u ve sinema sektörünü eleştirdikleri Barton Fink ve Hail, Caesar! gibi filmlerine tematik olarak ciddi benzerlikler taşıdığını söyleyebiliriz. Özellikle Barton Fink; gerek hemen hemen benzer dönemleri ele alması, gerek Hollywood’a karşı tutumu, gerekse de karanlık bakışı sebebiyle Schlesinger’ın filmiyle birçok noktada kesişir.

The Fortune (1975)

1967 yapımı The Graduate’le Yeni Hollywood döneminin başyapıtlarından birine imza atan Mike Nichols’ün yönettiği The Fortune, Coen Kardeşler’in en sevdiği filmler arasında yer alıyor; hatta Joel Coen’in favori filmi olduğunu biliyoruz bu yapımın. Böylesine büyük bir sevgi, Coenler’in sinemasına da yansıyor elbette. Jack Nicholson ve Warren Beatty gibi iki efsanenin hayat verdiği iki suçlunun ele geçirmek istedikleri servet için her şeyi göze aldıkları bir macerayı anlatır The Fortune. Bu hikâye kurulumunun benzerlerini Coen Kardeşler’in pek çok filminde görebiliyoruz. Ama filmin Coenler’in sineması üzerindeki en büyük etkisi, böylesine karanlık bir süreci anlatırken takıldığı komediye çalan üslubu. Eğer, sadece tek bir film için “Coen Kardeşler hissiyatına sahip” diyeceksek, o film The Fortune olabilir.

A Simple Plan (1998)

İşçi olarak çalışan üç yetişkin erkek, tesadüf eseri çok yüklü miktarda nakit para bulurlar. Bu parayı ellerinde tutmak ve ilgili kurumlardan saklamak adına bir plan yaparlar ama bu plan bir süre sonra kontrolden çıkar. Sam Raimi’nin A Simple Plan filminin konusunu özetlediğimizde ortaya çıkan sonuç, ziyadesiyle Coen Kardeşler filmlerini andırıyor; özellikle de Blood Simple ve Fargo gibi ilk dönem işlerini. Hele ki bir de A Simple Plan’in soğuk ve karlarla kaplı bir bölge olan Minnesota’da geçtiğini düşünürsek, Fargo ile benzerliklerini daha da artırabiliriz. Yakın arkadaş olan ve farklı projelerde birlikte çalışmış Sam Raimi ve Coen Kardeşler’in ortak yönlerinin bir sonucu olarak da özetleyebiliriz A Simple Plan’i.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi