Advertisement


Marvel filmlerinin sinema dünyası için teşkil ettiği tehlikeye dikkat çeken Terry Gilliam, bu filmler yüzünden orta bütçeli yapımların ortadan kaybolduğunu ifade etti.

Martin Scorsese’nin geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalar Marvel filmlerinin sinema dünyası üzerindeki etkileri hakkında yeni bir tartışma başlatırken; Francis Ford Coppola, Ken Loach ve John Woo gibi usta yönetmenlerin de bu açıklamalara destek vermesi, sinema dünyasında yaşanan değişimin birçok sinemacı için endişe verici bir hâl aldığını gözler önüne serdi. Yine aynı dönemde, farklı jenerasyonlardan iki başarılı görüntü yönetmeni olan Roger Deakins ve Rachel Morrison’ın çekilmeye değer film bulamadıklarını ve orta bütçeli filmlerin ortadan kaybolmaya başladığını söylemesi, bu yönetmenler tarafından dile getirilen endişelerin etkilerinin şimdiden hissedilmeye başladığını gösterdi.

Disney gibi sinema dünyasını domine eden ve her yıl gişe rekorlarına yenilerini ekleyen bir stüdyonun neredeyse tüm yatırımlarını Marvel filmleri gibi dev bütçeli yapımlara ayırmasının Hollywood için teşkil ettiği tehlikeye dikkat çeken isimlere usta yönetmen Terry Gilliam da katıldı. Birbirinden farklı filmlere gitmesi gereken paranın tamamının Marvel filmlerine gittiğini söyleyen Gilliam, bu filmlerin sinema dünyasını böylesine domine etmesinden hiç hoşlanmadığını ifade etti.

Disney gibi inanılmaz mali kaynaklara sahip bir stüdyonun farklı filmlere de yatırım yapması gerektiğini düşünen Gilliam, ayrıca süper kahraman filmlerinin çocuklar ve gençler üzerinde yarattığı “kayda değer bir şeyler yapmak için süper kahraman olman gerekir” algısının da tehlikeli olduğuna inanıyor. Usta yönetmen konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle ifade ediyor: “Asıl sevmediğim şey kayda değer bir şey yapmak için süper kahraman olmamız gerekmesi. Beni asıl delirten şey bu. Bu filmlerin gençlere söylediği şey bu. Bana göre insan olmanın gerçekliğiyle yüzleşmek değil.”

Terry Gilliam: Black Panther’dan Nefret Ettim, Biraz da Medya Bu Saçmalığı Önemli Bir Şeymiş Gibi Gösterdiği İçin

Marvel filmlerini tema park gösterilerine benzeten Scorsese’nin bu filmlere yönelik eleştirilerinden biri de, bu filmlerde herhangi bir duygusal riskin, gerçek bir tehlikenin olmamasıydı. Terry Gilliam’ın açıklamaları, usta yönetmenin bu konuda da Scorsese’ye katıldığını gösteriyor. Hayatı ilginç kılanın sınırlarımız olduğunu belirten Gilliam, bu sınırlamaların pek çoğundan muaf olan süper kahramanların hikâyelerinde gerçek bir ağırlık olmadığını düşünüyor.

“Film çeşitliliği için yeterli alan veya para yok. Ya bütçesi 150 milyon doları aşan bir film yapıyorsunuz ya da 10 milyon doların altında. Peki bunun arasında kalan filmler nerede? Artık ortada yoklar.” Terry Gilliam’ın bu sözleri aslında birkaç ay Roger Deakins’in dile getirdiği endişelerle birebir aynı. Bu da orta bütçeli filmlerin ortadan kaybolmasının etkilerinin sinema dünyasının en önemli isimleri tarafından bile hissedildiğini gösteriyor.

Marvel filmlerinin belli formüller tekrarlanarak çekildiği ve hep aynı filmlerden oluştuğu yönündeki eleştirilere karşı Marvel’ın öne sürdüğü film Black Panther, Marvel’a göre kültürel olarak büyük önem taşıyan Black Panther, Marvel filmlerinde çeşitliliğin olduğunun en büyük göstergesiydi. Ancak Gilliam’a göre gerçekte durum hiç de böyle değil. Özellikle Black Panther’dan ve filmin aldığı yorumlardan haz etmediğini söyleyen Gilliam, bu filmi çeken insanların gerçek Afrika hakkında en ufak bir fikri olmadığını düşünüyor: “Black Panther’dan nefret ettim. Beni çıldırtıyor. Genç siyah çocuklara bunun inanabilecekleri bir şey olduğunu söylüyor. Saçmalık. Bu tam bir saçmalık. Bunu çeken insanların Afrika’ya bir kez bile gittiğini düşünmüyorum… O filmden nefret ettim, biraz da medya bu saçmalığı önemli bir şeymiş gibi gösterdiği için.”

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information