Martin Scorsese’nin Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci, Harvey Keitel gibi usta isimleri bir araya getiren yeni filmi The Irishman, dünya prömiyerini yaptığı 57. New York Film Festivali’nde beğeniyle karşılandı. İlk gösteriminin ardından filmin Rotten Tomatoes’taki notu %100.

Gerek Martin Scorsese imzası taşıması gerekse Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci ve Harvey Keitel gibi usta isimleri oyuncu kadrosunda barındırmasıyla bu yılın en heyecan verici filmleri arasında yer alan The Irishman, dün ilk kez sinemaseverlerin karşısına çıktı. New York Film Festivali’nin açılış filmi olan The Irishman’in daha erken saatte düzenlenen özel gösterimine katılma şansı yakalayan sinema eleştirmenleri ve basın mensupları, merakla beklenen film hakkında ilk yorumları paylaştılar. Gelen bu ilk yorumlar, Scorsese’nin bir kez daha etkileyici bir işe imza attığını gösteriyor. Öyle ki bazı sinema yazarları şimdiden The Irishman’i modern bir başyapıt olarak nitelendirmeye başlamış durumda.

Film, International Brotherhood of Teamsters adlı işçi sendikasında memur ve aynı zamanda mafya suikastçısı olan Frank Sheeran‘ın hayatını anlatıyor. JFK suikasti ile Teamsters işçi sendikasının lideri Jimmy Hoffa‘nın öldürülmesi konularına da değinecek olan film, Charles Brandt‘ın I Heard You Paint Houses kitabından uyarlandı. Robert De Niro ve Al Pacino gibi oyuncuları gençleştirmek için pek çok sahnede CGI teknolojisinin kullanıldığı filmin senaryosunu ise Schindler’s List, Gangs of New York ve American Gangster gibi filmlerin senaristi olan Steve Zaillian kaleme aldı.

Filmin oyuncu kadrosunda Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci ve Harvey Keitel’a Bobby Cannavale, Ray Romano, Jesse Plemons, Anna Paquin, Stephen Graham ve Jack Huston gibi önemli isimler eşlik ediyor.

Beğeniyle Karşılanan The Irishman, 27 Kasım’da Netflix’te Yayınlanacak

The Irishman izleyici karşısına çıkmadan önce akıllardaki en büyük soru işareti filmde oyuncuları gençleştirmek için kullanılan CGI teknolojisinin nasıl sonuç vereceğiydi. Filmden yayınlanan fragmanlar ve görseller bu teknolojinin istenen sonucu verip vermeyeceği konusunda şüphe yaratmıştı. Nitekim gelen ilk yorumlar da bu teknolojiyle elde edilen sonucun mükemmelden uzak olduğunu gösteriyor. Ancak yine de bu durumun filmin önüne geçecek kadar büyük bir sorun teşkil etmediği belirtiliyor. Bir de buna Scorsese’nin izleyiciyi mest eden bir film ortaya koyması eklenince, eleştirmenler gençleştirme teknolojisinin ortaya çıkardığı bu sorunları göz ardı etmeye razı olmuş gibi görünüyor.

Filmle ilgili bir diğer soru işareti de 3 saat 29 dakikalık süresiydi. Bu sürenin izleyicileri yoran, hatta zaman zaman sıkılmalarına neden olan bir film ortaya çıkmasına neden olabileceği düşünülüyordu. Ancak gelen ilk yorumlara bakılırsa The Irishman bu süresini haklı çıkaracak kadar etkileyici ve daha da önemlisi hızlı ilerleyen, seyir keyfi yüksek bir film.

IndieWire yazarı Eric Kohn film hakkında görüşlerini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: “The Irishman sinemanın ustalarından birinin en iyiler albümü gibi. Evet, bu olumlu bir şey. ‘Yavaş’ değil. Çoğu zaman şimşek gibi ilerliyor ve bazı yerlerinde ise düpedüz Bressonvari.”

/Film yazarı Chris Evangelista ise “The Irishman usta işi bir film. Komik, epik ve en önemlisi melankolik. Scorsese; yaşlılık, geride bıraktıklarımız ve ölüm ile yüzleşiyor. Sonunda ağlamış olmam mümkün.” ifadelerini kullanıyor.

Birçok sinema yazarı tarafından modern bir başyapıt olarak nitelendirilen The Irishman’in aldığı bu olumlu yorumlar filmin Rotten Tomatoes notuna da yansıdı. Şu ana kadar 33 sinema eleştirmenin değerlendirdiği filmin Rotten Tomatoes’taki notu %100.

Beklendiği gibi filmdeki oyunculuk performansları da sinema eleştirmenlerini bir hayli etkilemiş gibi görünüyor. Robert De Niro, Joe Pesci, Harvey Keitel gibi isimlerin performansları ile övgü topladığı filmin asılı yıldızı ise Al Pacino. Filmdeki performansıyla sinema eleştirmenlerini bir hayli etkilemiş gibi görünen, New York Film Festivali’ndeki ilk gösterimin ardından En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarı için favoriler arasına girmeyi başardı.

Aldığı bu olumlu eleştirilerin ardından izlemek için daha da sabırsızlandığımız The Irishman, 27 Kasım’da Netflix’te yayınlanacak. ABD ve Birleşik Krallık’ta az sayıda sinema salonunda da olsa gösterime girecek olan filmin Türkiye’de sinemalarda gösterilip gösterilmeyeceği şimdilik belirsizliğini koruyor.

Gerek kamera önünde gerekse kamera arkasında etkileyici bir ekibi bir araya getiren The Irishman’in bu yıl Oscar yarışında oldukça etkili olması bekleniyor. Netflix’in de film için belirlediği yayın stratejisini ödül sezonunda şansını artıracak şekilde planladığı görülüyor. Dünya prömiyerini New York Film Festivali’nde yaptıktan sonra Londra Film Festivali’ni de ziyaret edecek olan film, ABD’de vizyona girdikten 27 gün sonra Netflix’te yayınlanacak.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information