Filmlerinde İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımının izlerine rastladığımız Alberto Lattuada’nın 1962 yapımı Mafioso filmi, adından da anlaşılacağı üzere bir mafya filmidir. Fakat Lattuada mafyayı ve mafya yapılaşmasını arka planda göstermeyi seçerek farklı bir anlatı sunmaktadır. Aslen Sicilyalı olan Milano’daki bir fabrikanın uzman teknisyeni Antonio Badalamenti üzerinden İtalya’daki Kuzeyli ve Güneyli kavramlarının sosyolojik yapısına şahit olurken, dönemin Sicilya mafyasının suç işleyiş şekillerine ve iç yapısına da tanık oluruz.

İtalya’nın coğrafi koşullarını değerlendirdiğimizde Milano ile Sicilya’nın ülkenin iki farklı ucunda olduğunu görürüz. Milano, modanın ve ticaretin ön planda olduğu, diğer Avrupa ülkelerine yakın bir şehirken; Sicilya, Orta Doğu’ya yakın, ekonomik sorunların olduğu, ada olmasının da etkisiyle izole ve aşırı muhafazakâr bir yerdir. İki şehir arasındaki uçurum, Antonio’nun eşini ve kızlarını memleketi Sicilya’ya götürmesiyle birlikte karısı ve ailesi ile arasındaki kültürel çatışma sonucu göze çarpmaktadır. Yerel bir durum olmasının yanında aslında bizim için de çok tanıdık olan, hatta evrensel bir taşralı-şehirli çatışması söz konusudur. Geleneklerine düşkün ve modern dünyadan uzak olan aile bireyleri Antonio’nun eşinin sigara içmesini, giyimini ve davranışlarını yadırgayarak kibirli bulur. Eşi Marta da misafirlikte ikram edilen yemeklerin aşırılığı ve yatağın altından birden tavuk çıkması gibi taşraya has durumlardan, ailesinin yadırgayan bakışlarından rahatsız olur. 1960’larda modernleşme ve sanayileşme ile yaygınlaşan toplumun birbirine yabancılaşması durumunu Lattuada, çekirdek aile ve geniş ailenin buluşması üzerinden gerçekçi biçimde gösterir. Antonio için kendi geniş ve çekirdek ailesinin dışında değer verdiği ve parçası olduğu bir aile daha vardır. Kendi halkının güvenliğini sağlayan, onlara iş imkânları sunan, Calomo’nun mafya babası Don Vincenzo. Sicilya’nın yoksul olmasından beslenen Don Vincenzo kendi işine yarayabilen gençlere, Antonio’ya olduğu gibi çeşitli imkânlar tanıyordur.

İzole Toplumdan Doğan Suç Örgütü

Antonio’nun Milano’daki işini ona Don Vincenzo vermiştir. Antonio, fabrikadan ayrılmadan önce Amerika doğumlu başka bir Sicilyalı olan fabrika doktorunun yanına çağrılır. Doktor, Don Vincenzo’e olan hediyesini  elden iletmesini ister Antonio’dan. Marta’nın evde dinlenmek istemesini umursamadan hediyeyi ve çekirdek ailesini yanına alarak hürmetini sunmak için Don Vincenzo’nun evine gider. Sicilya’da kaldığı süre boyunca Antonio’yu izleyen ve bağlılığını sorgulayan Don Vincenzo, Antonio’nun almak istediği arsayla ilgili çıkan sorunları çözer. Aynı zamanda hâlâ iyi bir nişancı olup olmadığını da panayırdaki balonlarla test eder. Arsayı almasını sağlayarak Antonio’ya yardım eden Don Vincenzo’nun Antonio için planları vardır. Antonio’nun minnet duygusunu istismar ederek Amerika’da planladıkları suikast için Antonio’yu tetikçi olarak kullanırlar. Bir mektup verip onu vermesi için yolculuğa çıkacağını söylerler. Nereye gittiğini dahi bilmeden Antonio’yu bir kutunun içinde Amerika’ya uçakla kargolarlar. Amerika’ya gittiğinde ve kendisinden ne istediklerini anladığında vazgeçmek isteyen Antonio eşinin ve küçük kızlarının ölümüyle tehdit edilir. Mafyanın halkı manipüle ederek kendi işleri için kullanması bir yana, Alberto Lattuada 1960’lardan sonra beyaz perdede sıkça gördüğümüz İtalyan Amerikan mafya oluşumunu da Mafioso ile belgeler.

Antonio Sicilya’da büyümüş bir genç olarak Milano’nun yaşam tarzına uyum sağlamış, fakat Sicilya’ya gidince kendi geleneklerini unutmadığını da göstermiştir. İlk başlarda eşi ve anne babası arasında kalsa da orta yolu bulmaya çalışarak, birbirlerine alışmaları için çabalamıştır. Uyumlu ve adapte olabilen bir kişiliğe sahip olsa da ailesini korumak pahasına işlediği cinayetin vicdan muhasebesinden kaçamamıştır. Geçtiği modern hayattan sonra üstünü örterek unutmak istediği geçmişine tekrar dönerken, memleketinin sert gerçekliğiyle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Milano’da geçirdiği değişim ve adaptasyon sürecinden sonra mafyayla bağlantısının suç işleme bağlamında koptuğunu düşünse bile “kaderini” yaşamak zorunda kalmıştır.

Lattuada’nın Mafioso filmi İtalyan sinemasının mafya yapılaşmasına dair ilk örneklerindendir. Diğer birçok film  gibi mafyayı romantize etmenin aksine, Antonio gibi gençlerin Sicilya’dan ayrılarak değişmeleriyle birlikte mafya yapısının da köhneleşmesini kendine has alaycı bir dille ele almıştır. 1950’lerin sonunda İtalyan Yeni Gerçekçiliği akımının damarından beslenen, komedi alt türü olarak ortaya çıkan commedia all’italiana (İtalyan usulü komedi); kasabalı halkın ekonomik sorunları, dinin toplum üzerindeki baskıcı etkileri, cinsel sorunlar ve politik yozlaşma gibi dönemin İtalyan toplumunun sorunlarını ironik  ve hicivsel bir dille eleştiren bir türdür. Mafioso da içeriğiyle İtalyan komedi geleneğini takip eden filmlerden biridir. Mafya filmi türünde kıyıda köşede kalmış fakat yer yer komedi unsurlarıyla ve grotesk anlatı biçimiyle dikkat çeken suç/mafya janrasının öncülerinden olmuştur.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi