Advertisement


Claire Denis, Luca Guadagnino, Paul Schrader, Ruben Östlund gibi yönetmenler, karantina sürecinde neler izlediklerini paylaştı.

Geçtiğimiz günlerde Guillermo del Toro, Twitter’da yaptığı paylaşımda koronavirüs salgını nedeniyle evde kaldığı karantina sürecinde neler izlediğini ve okuduğunu paylaşmış, diğer sinemacılara da bu soruyu yönelterek sinemaseverler için film önerilerinin paylaşılmasına öncülük etmişti.

Guillermo del Toro’nun başlattığı bu Tweet dizisinden sonra Vulture da benzer bir liste hazırladı ve karantina sürecinde yönetmenlerle yaptıkları görüşmelerden yola çıkarak Luca Guadagnino, Edgar Wright, Claire Denis, Paul Schrader, Ruben Östlund gibi isimlerin karantina sürecinde neler izlediklerini derlediği bir liste yayınladı.

Birbirinden harika film önerilerinin yer aldığı bu listeye aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Claire Denis, Luca Guadagnino, Paul Schrader Gibi Yönetmenlere Göre Karantina Sürecinde Hangi Filmler İzlenmeli?

Luca Guadagnino

Io sono l’amore, Call Me by Your Name ve Suspiria filmlerine imza atan, yakın dönem İtalya sinemasının önemli isimlerinden Luca Guadagnino, karantina sürecinde, It Comes at Night’ın yönetmeni Trey Edward Shults’un beğeniyle karşılanan son filmi Waves‘i izlediğini ve filmin başrolünde yer alan Kelvin Harrison Jr.‘ın oyunculuğuna hayran kaldığını belirtti. Bu süreçte Tayvanlı yönetmen Edward Yang‘in tüm filmlerini izlemeyi planladığını da açıkladı.

Edgar Wright

Cornetto Üçlemesi, Scott Pilgrim vs. the World ve Baby Driver filmleriyle gönlümüzü fetheden Edgar Wright, karantina günlerini Roy Andersson filmlerini tekrar izleyerek geçirmiş; ayrıca Ingmar Bergman‘ın Cries and Whispers, Fanny and Alexander, Shame, Scenes From a Marriage filmlerini de bir hafta sonunda bitirmiş. Bu süreçte Bergman: A Year in the Life belgeselini de izlediğini söyleyen yönetmen, Ingmar Bergman ve Roy Andersson’daki varoluş korkusunu oldukça yatıştırıcı bulmuş.

Claire Denis

En son High Life filmini çeken Claire Denis, karantina günlerinde Michael Mann imzalı Thief, önemli bir film olarak gördüğü Michael Powell’ın yönettiği The Edge of the World, Gordon Parks’ın En İyi Orijinal Şarkı dalında Oscar ödülü kazandığı aksiyon filmi Shaft‘ı izlemiş. Ayrıca bu süreçte usta yönetmen, Marguerite Duras ve Oshima Nagisa gibi önemli yönetmenlerin filmlerini izleyerek vakit geçirmiş, geçtiğimiz haftalarda Vengeance Is Mine dâhil olmak üzere Shôhei Imamura‘nun birçok filmini de izlemiş.

Paul Schrader

Oscar Isaac, Willem Dafoe, Tiffany Haddish gibi isimlerin bir araya geldiği yeni filmi The Card Counter’ın çekimlerini salgın nedeniyle erteleyen Paul Schrader, karantina günlerini her gece kızıyla birlikte klasik filmleri izleyerek geçiriyor. Schrader’ın izlediği bu klasikler arasında Michelangelo Antonioni’nin imzasını taşıyan Red Desert, usta yönetmen Jean-Luc Godard’ın yönettiği Masculin Féminin, Bernardo Bertolucci imzalı The Conformist, Donald Cammell ve Nicolas Roeg ikilisinin yönetmenliğini üstlendiği Performance, Ingmar Bergman’ın unutulmaz filmi Persona, Kon Ichikawa’nın Tokyo Story ve Makioka Sisters filmleri yer alıyor.

Ruben Östlund

The Square ve Force Majeure gibi filmlerin yönetmeni Ruben Östlund, bu süreçte zamanını MUBI’den eski klasikleri izleyerek değerlendiriyor. Rainer Werner Fassbinder’in Why Does Herr R. Run Amok? filmini ilk kez izlediğini söyleyen yönetmen, Milos Forman’ın Taking Off filmi ile Ken Burns ve Lynn Novick imzalı The Vietnam War isimli televizyon dizisini seyrettiğini açıkladı.

Coralie Fargeat

2018’de !f İstanbul’da gösterilen, tür kalıplarını altüst eden anlatısıyla dikkat çeken Revenge filminin yönetmeni Coralie Fargeat, bu filmden çok daha farklı bir hikâye yapısına sahip olan Robin Williams’lı Jumanji‘yi bu süreçte izleyebildiği ve gerçekten keyif aldığım tek şey olarak görüyor. Jumanji: Welcome to the Jungle’ı izlemeden önce orijinal filmi izlemeye karar veren yönetmen, Jumanji’yi eğlenceli ve çok komik buluyor.

Kleber Mendonça Filho

Geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nden ödülle dönen Bacurau ile adından söz ettiren Kleber Mendonça Filho, 6 yaşındaki kızına 60’lı ve 70’li yılardaki Pink Panther‘in çizgi filmlerini, Charlie Chaplin’in unutulmaz filmi The Kid‘i ve Judy Garland’lı The Wizard of Oz filmini izlettirmiş. Ayrıca bu süreçte Ernst Lubitsch imzalı 1937 yapımı Angel filmini izleme fırsatı yakalamış.

Baltasar Kormákur

Everest ve Adrift filmleriyle tanınan Baltasar Kormákur, Netflix’in ilgiyle karşılanan belgesel dizisi Tiger King‘i izlediğini belirtirken; favori filmi olarak gördüğü Elem Klimov imzalı Come and See ile birlikte The Favourite, Border Cold War ve Danimarka yapımı Reconstruction filmlerini bu süreçte tekrar izlemiş.

Małgorzata Szumowska

68. Berlin Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü ile dönen Twarz’ın yönetmeni Małgorzata Szumowska, There Will Be Blood, Blade Runner ve Seven gibi sinema tarihine damga vuran filmleri izleyerek günlerini geçirdiğini söylerken; favori filmi olarak gördüğü Andrei Tarkovsky imzalı Mirror‘ı yeniden izleyeceğini açıkladı.

Ant Timpson

Geçtiğimiz yıl Elijah Wood’lu Come to Daddy filmini çeken, daha çok sektörde yapımcı olarak varlık gösteren Ant Timpson, iç karartıcı filmleri izlemeyi sevmesine rağmen salgın sürecinde Melissa McCarthy’li Bridesmaids filmini izlemiş.

Kaynak: Vulture 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information