Corona virüsü salgını nedeniyle yaşananları The Man Who Fell to Earth’teki gibi bir fütüristik distopyaya benzeten Luca Guadagnino, tecrit sürecinde okuduğu kitapları ve izlediği filmleri açıkladı.

Io sono l’amore, Call Me by Your Name ve Suspiria gibi beğeni kazanan filmlerle adından söz ettiren, yakın dönem İtalya sinemasının önemli isimlerinden Luca Guadagnino, son olarak Julianne Moore’lu kısa filmi Çarpıcı Kız – The Staggering Girl ile sinemalarımıza konuk olmuştu. Yönetmen, geçtiğimiz aylarda ilk dizi projesi We Are Who We Are‘ın post-prodüksiyon süreciyle, yapımcısı olduğu Born to Be Murderedla ve yönetmenliğini üstlendiği Salvatore Ferragamo’yu konu alan belgesel türündeki Salvatore, the Shoemaker of Dreams‘le ilgili hazırlıklarla meşguldü.

Ancak tam da bu dönemde, tüm dünyada büyük bir korku yaratan Corona virüsü salgını sonucunda birçok insanın hayatını kaybettiği ve virüsün hızlıca yayıldığı ülkeler arasında başı çeken İtalya’da olan Luca Guadagnino, yaşanan bu süreçle ilgili düşüncelerini Vulture‘a anlattı. Bu durumu bir tecrit olarak gören Guadagnino, bu süreçte okuduğu kitapları ve izlediği filmleri de açıkladı.

Luca Guadagnino: “Bence Dünyanın Şu Anki Durumu, The Man Who Fell to Earth’teki Gibi Fütüristik Bir Distopya Benziyor.”

Vulture’un yazısında Milano’da olduğunu belirten ve sevdikleri için korktuğunu söyleyen Luca Guadagnino, bu dönemde üç farklı projenin post-prodüksiyonuyla ilgilendiği için çalışmaya devam ettiğini söyledi. Bu konu hakkındaki düşüncelerini de şu şekilde kelimelere döktü:

“Teknoloji çok yardımcı oluyor çünkü insanlar kendilerini izole ederken çalışabiliyor ve yorum yapabiliyor. İsveç ve Fransa’da yapacak çok işim vardı çünkü işbirlikçilerim orada. Tecritten önce insanlar ‘Sizler için çok üzgünüz.’ diyorlardı. Ancak şimdi baktığımızda Fransa, İspanya, Avusturya, Almanya da aynı durumda. İlk olmak garip. Benim kişisel görüşüm, bence dünya biraz fütüristik bir distopya benziyor, tıpkı The Man Who Fell to Earth’teki gibi. Biraz da Omega Man ya da John Carpenter’ın In the Mouth of Madness’ındaki gibi.”

Bununla beraber Luca Guadagnino, Corona virüsünün küresel bir sorun olarak görülmesi gerektiğini söyledi. “Bu bir Çin sorunu olmadığı kadar bir İtalyan sorunu da değil. Bu bir salgın ve er ya da geç her yere yayılacak. Çin’in Hubei bölgesi bizden iki ay önceydi, sonra Kore, sonra Japonya, sonra İran, sonra İtalya ve şimdi başka her yere yayıldığını görüyoruz. Olabilecek en kötü şey inkâr etmek, yanlış yargılamak veya kayıtsız olmak.unun her yeri ve herkesi ilgilendiren bir şey olduğunu anlamalıyız. Bence hepimiz risk altındayız, her birimiz. ” açıklamasında bulundu.

Öte yandan en son The Invisible Man filmini sinemada izlediğini söyleyen Luca Guadagnino, tecrit sürecinde It Comes at Night’ın yönetmeni Trey Edward Shults’un beğeniyle karşılanan son filmi Waves‘i izlediğini ve filmin başrolünde yer alan Kelvin Harrison Jr.‘ın oyunculuğuna hayran kaldığını belirtti. Bu süreçte Tayvanlı yönetmen Edward Yang‘in tüm filmlerini izlemeyi planladığını açıkladı. Ek olarak Mohamed Mahmoud Ould Mohamedou’nun A Theory of ISIS: Political Violence and the Transformation of the Global Order kitabını okuduğunu da sözlerine ekledi.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information