Sinemaseverlerin And Then We Danced’in Gürcistan’daki prömiyerine girmesini engellemeye çalışan aşırı sağcı gruplar hakkında konuşan Levan Akin, yaşanan olayların absürt olduğunu ifade etti.

72. Cannes Film Festivali’nin en dikkat çekici filmleri arasında yer alan Ve Sonra Dans Ettik – And Then We Danced, sonrasında katıldığı festivallerde de adından övgüyle söz ettirirken, İsveç’in bu yılki Oscar aday adayı olarak seçilmesiyle yılın son aylarında da adından söz ettirmeye devam edeceğini gösterdi.

Gürcistan asıllı İsveçli yönetmen Levan Akin‘in yönettiği film tüm dünyada beğeniyle karşılanmış olsa da, Gürcistan’da tepkilerin odağında yer alıyor. Ülkedeki aşırı sağcı gruplar ve dini kurumlar, eşcinsel bir gencin kendini keşfetme hikâyesini anlatan filme karşı adeta bir karalama kampanyası başlatırken, filmin bugün düzenlenecek olan prömiyeri sırasında da bir gösteri düzenlemeye hazırlanıyorlar.

Ekibimizden Utku Ögetürk’ün Cannes’daki gösteriminin ardından kaleme aldığı eleştiri yazısında “Whiplash ve Call Me By Your Name’in karışımı” olarak tanımladığı film, kimliğini keşfetme arayışında olan Merab’ın yer yer eğlenceli, yer yer ise hüzünlü hikâyesini konu alıyor. Küçük yaştan beri dans grubunda en iyi olmak ve bu sayede sıkışıp kaldığı hayatından kaçmak isteyen Merab, gruplarına Irakli adında yeni bir dansçının katılmasıyla kendisini hiç beklemediği bir ikilemin içinde buluyor. İlk başta rakibi olarak gördüğü Irakli’ye karşı farklı duygular hissetmeye başlayan Merab, bu duygular aracılığıyla kendini ve bedenini keşfetmeye başlıyor.

Levan Akin: “Bu Film Gürcistan’a ve Kültürel Mirasıma Aşk Mektubum.”

Gürcistan’daki Onur Yürüyüşü sırasında yaşananlardan ilham alarak And Then We Danced’i çektiğini söyleyen Levan Akin, daha önce yaptığı bir açıklamada böyle bir filmi Gürcistan’da çekmenin zorluklarının farkında olduğunu söylemiş ve filmin çekimlerini gizlilik içinde yaptıklarını açıklamıştı. Ancak Gürcistan’da yaşanan bu son olaylar Akin’i bile şaşırtacak boyutlara ulaşmış gibi görünüyor.

Aşırı sağcı ve dinci grupların, insanların filmin bugün düzenlenecek Gürcistan prömiyerine girmesini engelleyecekleri yönündeki açıklamalarına değinen Akin, Facebook’ta yaptığı paylaşımlarla konu hakkında görüşlerini dile getirdi.

“Birçok kişi bana And Then We Danced’in Gürcistan prömiyeriyle ilgili neler olup bittiğini soruyor. Bazı aşırı sağcı gruplar ve Kilise filmi ayıplıyor ve insanların gösterimlere girmesine engel olmaya hazırlanıyorlar. Bilet alan insanların sırf bir film izlemek için sözlü tacize, hatta belki de saldırıya maruz kalma riskini göze almaları gerekmesi gerçekten absürt. Ben bu filmi sevgi ve şefkatle çektim. Bu film Gürcistan’a ve kültürel mirasıma aşk mektubum. Bu hikâyeyle Gürcistan kültürünü sadece bir kesimi değil herkesi kapsayacak şekilde yeniden tanımlamak istedim. Ama maalesef karanlık bir dönemde yaşıyoruz ve yaşanmak üzere olan gösteriler, bu karanlık güçlere yapabildiğimiz her şekilde karşı çıkmamızın ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor.”

Tüm dünyada beğeniyle karşılanan And Then We Danced ülkesinde de sinemaseverler tarafından ilgiyle karşılanmış ve ilk gösterimlerin biletleri satışa çıktıktan sonra dakikalar içinde tükenmiş olsa da, sağcı gruplardan gelen bu tehditlerin filmin ülkedeki gösterimlerini ne şekilde etkileyeceği merak konusu.

Kaynak: ScreenDaily

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi