Netflix’in ilgiyle karşılanan yeni dizisi The Witcher’ın yaratıcısı Lauren Schmidt Hissrich, dizinin Dunkirk’ten esinlenerek üç farklı zamanı ele alan kurgusu hakkında konuştu.

**Bu yazı The Witcher ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

DC Genişletilmiş Evreni’nin Superman’i olarak tanınan Henry Cavill‘in başrolünde yer aldığı The Witcher, kısa bir süre önce Netflix’te izleyici ile buluştu. Andrzej Sapkowski’nin popüler bir video oyunu serisine de kaynaklık eden fantastik roman serisinden diziye uyarlanan The Witcher, doğaüstü güçlere sahip bir yaratık avcısı olan Rivialı Geralt’ın maceraları üzerinden kader ve aile hakkında bir öykü anlatıyor. İnsanların çoğu zaman yaratıklardan bile daha kötü olduğu bu dünyada yalnız başına dolaşan Geralt’ın yolu, güçlü bir büyücü olan Yennefer ve genç prenses Ciri ile kesişiyor. Üçlünün bu tehlikeli Kıta’da hayatta kalabilmek için birlikte çalışması gerekiyor.

Sıradan bir fantastik diziden ayrılıp, kendi kurallarını inşa eden The Witcher, ilk bölümlerinde izleyiciye bu dünyayı tanıtma yoluna gidiyor. Ancak bunu yaparken dizi, izleyiciler için kafa karıştırıcı noktalara gidebiliyor. Özellikle romanları hiç okumayan ve oyunları oynamayan izleyiciler, The Witcher’ın dünyasına girmekte zorlanıyor. Önceki bölümde öldüğünü gördüğünüz karakteri, sonraki bölümde görmek kafa karışıklığını gözler önüne seriyor. Bu noktada Geralt, Yennefer ve Ciri karakterlerinin bulundukları zaman çizgilerini ele almamız gerekiyor.

Yennefer’in hikâyesi, yani büyücü olmak için aldığı eğitim süreci, en eski zaman çizelgesi olarak karşımıza çıkıyor. Aldığı eğitim sonucunda çok güçlü bir büyücü olan Yennefer, hiç yaşlanmıyor ve hep aynı görünüyor. Dizinin Of Banquets, Bastards and Burials – Şölenler, Piçler ve Cenazeler isimli 4. bölümü, karakterlerin zaman çizgilerini çözmemiz açısından büyük önem taşıyor. 4. bölümde Yennefer, kraliyet ailesinin iki üyesiyle tanışırken; aynı bölümde Geralt’ın sahneleri, 30 yıllık bir zaman atlamasına tekabül ediyor. Geralt’ın 4. bölümde, Ciri’nin ilk bölümlerde öldüğünü gördüğümüz büyükannesi Calanthe ile tanıştığını görüyoruz. Dahası Geralt’ın, kullandığı Şaşırma Hakkı büyüsü yüzünden Ciri ile kaderlerinin bir noktada kesişeceğini de bu bölümde öğrenmiş bulunuyoruz. Sezon sonunda Geralt ve Ciri’nin birbirlerini görmüş olması da 2. sezonun nasıl bir yapıya evrileceğinin sinyallerini veriyor. Büyükannesini ve büyükbabasını kaybettikten sonra deyim yerindeyse süt dökmüş kediye dönen, sezon boynuca oradan oraya koşturan Ciri’nin sahneleri ise şimdiki zamanda geçiyor.

Lauren Schmidt Hissrich: “The Witcher’da Üç Farklı Zamanı Ele Almaya Dunkirk’ü İzledikten Sonra Karar Verdim.”

Buradan anlattıklarımızdan hareketle The Witcher’ın oldukça ilginç ve bir o kadar da kafa karıştırıcı bir kurgusu olduğunu söyleyebiliriz. Hâliyle bu durum, diziye daha dikkatli bir şekilde yoğunlaşmamıza neden oluyor. Dizinin yaratıcısı Lauren Schmidt Hissrich ise Collider’la gerçekleştirdiği bir röportajda dizinin üç farklı zamanı ele alan kurgusu hakkında konuştu.

The Witcher’ın hikâyesini diziye uyarlamak için çok fazla materyalin olduğunu belirten Lauren Schmidt Hissrich, dizinin benimsediği bu kurgu biçiminin Dunkirk‘ten esinlenerek hazırlandığını açıkladı. Bilindiği üzere Christopher Nolan imzalı Dunkirk; Dunkirk Tahliyesi’ni üç farklı karakter üzerinden kara, deniz ve hava olmak üzere üç farklı mekânda anlatır. Film ilerledikçe aynı anda yaşandığını düşündüğümüz üç olayın aslında farklı zamanlarda gerçekleştiğini öğreniriz. Buradan hareketle Lauren Schmidt Hissrich, Dunkirk’ü ve Christopher Nolan’ın film için verdiği bir röportajı izledikten sonra dizi için bu kurgu biçimini seçtiğini dile getirdi. Bunu yapmamın kendisi için bir tür meydan okuma olduğunu da sözlerine ekledi Schmidt Hissrich. Ayrıca Geralt, Yennefer ve Ciri karakterlerini-özellikle ilk sezonda Yennerfer karakterini- izleyiciye iyi bir şekilde tanıtmak için bu kurgu tarzını benimsediğini söyledi.

Açıklamalarından anladığımız kadarıyla Lauren Schmidt Hissrich, The Witcher’ın dünyasını izleyiciye daha fazla anlatmak için sabırsızlanıyor gibi gözüküyor. Dizinin 2. sezon çekimleri 2020’nin başında Londra’da başlayacak. The Witcher’ın 8 bölümden oluşacak olan 2. sezonu, 2021 yılında Netflix’te izleyiciyle buluşacak. Geralt, Yennefer ve Ciri’nin birbirinden ilginç maceralara koşacağı diziyle ilgili yeni gelişmeleri sitemizden takip edebilirsiniz. Ayrıca Lauren Schmidt Hissrich’in, Collider’a verdiği röportajın tamamını da buradan izleyebilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information