Lars von Trier, Cannes Film Festivali’deki prömiyeri sırasında yüzlerce izleyicinin salonu terk ettiği yeni filmi The House That Jack Built hakkında konuştu.

2011 yılında Melancholia ile konuk olduğu Canne Film Festivali sırasında Hitler’e sempati duyduğunu söylemesinin ardından festivalden yasaklanan Lars von Trier, yasağının kalkmasıyla bu yıl Croisette’e geri döndü.

Ama ne dönmek! Geçtiğimiz günlerde prömiyerini yaptığı sırada yüzlerce insanın salonu terk etmesine neden olan The House That Jack Built, kanlı şiddet sahneleri nedeniyle izlemesi oldukça zor bir film. Yayınlanan klipler ve fragman da bunu gösterir nitelikte zaten.

Lars von Trier: “The House That Jack Built’ten Yeteri Kadar Nefret Edildi Mi Emin Değilim.”

The-House-That-Jack-Built-1-filmloverssAncak von Trier’in bu duruma pek de aldırış etmediğini hatta gelen reaksiyonların onu sevindirdiğini söylemek mümkün: “Herkes tarafından sevilmemek oldukça önemli çünkü öyle olmaması hatalı olduğun manasına geliyor. Filmimden yeteri kadar nefret edildiğinden emin değilim bu arada. Eğer çok popüler olursan bir sorun var demektir.’.

Filmi yazarken bolca Patricia Highsmith okuyarak ilham aldığını söyleyen Danimarkalı yönetmen senaryoyla ilgili olarak ise şunları belirmiş: “Yazmak oldukça zevkliydi. Seri katiller hakkında pek fazla bir şey bilmiyorum ama psikopatlar hakkında bir şeyler bildiğimi söyleyebilirim. Kimseyi öldürmedim. Ancak öldürecek olsam, muhtemelen gazetecileri öldürürdüm.

Oyuncu kadrosunda Matt Dillon, Uma Thurman, Riley Keough, Sofie Gråbøl, Bruno Ganz ve Siobhan Fallon Hogan yer aldığı filmin senaristliğini de Lars von Trier üstleniyor.

Filmin resmi sinopsisi şöyle:

The House That Jack Built, 1970’lerin Amerikası’nda geçiyor. Jack’i beş farklı olay ve onun seri katil olma yolundaki gelişimini tamamlayan cinayetleri tanımlayarak tanımaya başlıyoruz. Hikaye Jack’in bakış açısıyla izleyiciyle buluşuyor. Jack her cinayeti, dış dünyada sorunlar yaşamasına rağmen kendi başına bir sanat olarak görüyor. Jack, kaçınılmaz polis müdahalesine rağmen ki bu Jack’i daha da kışkırtıyor; mantığının aksine olasılıkları göze alıyor. Hikaye bize Jack’in kişiliğini, sorunlarını, düşüncelerini ve bilinmeyen doğrularını sunuyor. Jack’in bakış açısıyla izleyeceğimiz film; garip bir karışım; neredeyse çocuksu bir merhametle karışık oldukça tehlikeli duygular…

Kaynak: Cineuropa

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi