İlk uzun metrajlı filmi Eyvah - Oh Boy (2012) ile dikkatleri üstüne çektikten sonra uzun süredir sesi soluğu çıkmayan Alman yönetmen Jan-Ole Gerster, yedi yıllık aranın ardından yeni filmi Lara ile nihayet beyazperdeye geri döndü. Bu uzun sessizliğin sebeplerini açıklarken hem ilk filmi Eyvah'ın beklediğinden fazla ilgi görmesinin yarattığı yorgunluktan hem de yeni bir film yapmak için gerekli motivasyondan uzak olduğundan bahseden Gerster, bu süreçte Hollywood’dan dahi teklifler alsa da kamera arkasına geçmeye pek yanaşmamış (Hatta bu dönemde eline geçen  senaryolar içinde Bohemian Rhapsody bile varmış). Gerster, yeniden film yapmak için aradığı motivasyonu ise Lara’nın Blaž Kutin imzalı senaryosunu okuyunca bulmuş. Lara: Etki Altında Bir Kadın Lara, epey sorunlu bir anne-oğul ilişkisinin etrafında kurulan bir hikâyeye sahip. Film ilerledikçe, gençliğinde yetenekli bir piyano öğrencisiyken kendine güvenmediği için çalmayı bırakan Lara’nın bu hayal kırıklığının ardından takıntılı bir insana dönüştüğünü fark ediyoruz. Lara’nın gerçekleşmeyen tüm hayallerinin yeni sahibi ise oğlu Viktor olmuştur. Lara’nın tüm mükemmelliyetçi baskısı altında yetenekli bir piyaniste dönüşen Viktor’un annesi ile ilişkisi ise oldukça problemli. Bu aslında ona özel değil çünkü sadece oğluyla değil eski kocası ve özellikle annesi ile de ciddi iletişim problemleri olan bir insan Lara. Sevmesi oldukça zor olan bir karakterin peşine düşen Gerster, ilk bir saat boyunca bize Lara’nın nev-i şahsına münhasır karakterini stilize bir sinemayla kusursuz anlatıyor. Lara’nın annesine okkalı bir tokat attığı ya da yeni piyano çalmaya başlamış bir çocuğa “Sen en iyisi trompet çalmaya yönel” dediği anlarda âdeta nefretimizi kazanan Lara, gerçekten de rahatsız edici bir karakter. Fakat hikâye ilerledikçe düğümleri yavaş yavaş çözen Gerster, filmin anahtar karakterlerinden olan Lara’nın eski piyano hocasının kurguya eklenmesiyle birlikte ana karakterimizin bu “hasarlı” hâlinin kaynağına götürüyor bizi. Eski hocasıyla girdiği bir iki diyaloga tutunup, oradaki birkaç ipucunu takip ettikçe Lara’nın derinliğini fark edip, travmatik geçmişine hâkim oluyoruz. Pencere önünde intiharın eşiğindeyken tanıştığımız ana karakterimizin bir daha asla geri döndüremeyeceği paralel bir geçmişin ağırlığı altında ezildiğini anladığımız anda hikâyenin de tüm istikameti değişiyor ve seyirci olarak Lara’ya karşı yeni bir pozisyon almaya başlıyoruz. Bankadan tüm parasını çekip oğlunun konserine biletler alan Lara, bu biletleri yeni ya da eskiden tanıştığı herkese dağıtırken manik bir ruh hâli ile hareket ediyor. Oğlunun yeteneğinin fark edilmesi için mi yoksa onu küçük duruma düşürmek için mi bunu yaptığını ise hiç anlamıyoruz. Oğlunun kız arkadaşının keman yayını bozarken de, Viktor’a hem de konser gününde pek iyi çalamadığını ima ederken de manik bir ruh hâli ile hareket ediyor Lara. Dışarıdan bakınca güçlü görünse de onu intihara sürükleyecek kadar ağır bir manevi ıstırabın altında kıvranan Lara’nın bu manik karmaşası filmin de temposuna dönüşüyor. Lara ile uzak akraba sayabileceğimiz filmlerden biri olan Michael Haneke imzalı Piyano Öğretmeni - La pianiste’te bastırdığı şeyler bir mazoşizm olarak geri dönen Erika ile tanışmıştık. Film boyunca soğuk ve mesafeli tavrını koruyan Haneke’nin aksine Gerster filmin ikinci yarısından itibaren Lara’yı daha empati kurulabilir bir karakter hâline getiriyor. Geometrik, stilize kareleri ile kimi anlarda ironik bir mizaha da meyleden film en büyük gücünü ise hiç kuşkusuz Corinne Harfouch’tan alıyor. Olağanüstü bir performansla Lara’nın tüm obsesif ve kırılgan yönlerini bize eksiksiz sunan…

Yazar Puanı

Puan - 75%

75%

Lara, tüm gücünü ana karakterinden alan ve sırtını ona yaslayan bir film. Fakat Lara yakınlaştıkça, üzerine düşünüldükçe zenginleşen bir karakter olduğu için son toplamda bu durum bir handikap değil, filmin değerini yükselten bir güce dönüşüyor.

Kullanıcı Puanları: 3.96 ( 6 oy)
75

İlk uzun metrajlı filmi Eyvah – Oh Boy (2012) ile dikkatleri üstüne çektikten sonra uzun süredir sesi soluğu çıkmayan Alman yönetmen Jan-Ole Gerster, yedi yıllık aranın ardından yeni filmi Lara ile nihayet beyazperdeye geri döndü.

Bu uzun sessizliğin sebeplerini açıklarken hem ilk filmi Eyvah’ın beklediğinden fazla ilgi görmesinin yarattığı yorgunluktan hem de yeni bir film yapmak için gerekli motivasyondan uzak olduğundan bahseden Gerster, bu süreçte Hollywood’dan dahi teklifler alsa da kamera arkasına geçmeye pek yanaşmamış (Hatta bu dönemde eline geçen  senaryolar içinde Bohemian Rhapsody bile varmış). Gerster, yeniden film yapmak için aradığı motivasyonu ise Lara’nın Blaž Kutin imzalı senaryosunu okuyunca bulmuş.

Lara: Etki Altında Bir Kadın

Lara, epey sorunlu bir anne-oğul ilişkisinin etrafında kurulan bir hikâyeye sahip. Film ilerledikçe, gençliğinde yetenekli bir piyano öğrencisiyken kendine güvenmediği için çalmayı bırakan Lara’nın bu hayal kırıklığının ardından takıntılı bir insana dönüştüğünü fark ediyoruz. Lara’nın gerçekleşmeyen tüm hayallerinin yeni sahibi ise oğlu Viktor olmuştur. Lara’nın tüm mükemmelliyetçi baskısı altında yetenekli bir piyaniste dönüşen Viktor’un annesi ile ilişkisi ise oldukça problemli. Bu aslında ona özel değil çünkü sadece oğluyla değil eski kocası ve özellikle annesi ile de ciddi iletişim problemleri olan bir insan Lara.

Sevmesi oldukça zor olan bir karakterin peşine düşen Gerster, ilk bir saat boyunca bize Lara’nın nev-i şahsına münhasır karakterini stilize bir sinemayla kusursuz anlatıyor. Lara’nın annesine okkalı bir tokat attığı ya da yeni piyano çalmaya başlamış bir çocuğa “Sen en iyisi trompet çalmaya yönel” dediği anlarda âdeta nefretimizi kazanan Lara, gerçekten de rahatsız edici bir karakter. Fakat hikâye ilerledikçe düğümleri yavaş yavaş çözen Gerster, filmin anahtar karakterlerinden olan Lara’nın eski piyano hocasının kurguya eklenmesiyle birlikte ana karakterimizin bu “hasarlı” hâlinin kaynağına götürüyor bizi.

Eski hocasıyla girdiği bir iki diyaloga tutunup, oradaki birkaç ipucunu takip ettikçe Lara’nın derinliğini fark edip, travmatik geçmişine hâkim oluyoruz. Pencere önünde intiharın eşiğindeyken tanıştığımız ana karakterimizin bir daha asla geri döndüremeyeceği paralel bir geçmişin ağırlığı altında ezildiğini anladığımız anda hikâyenin de tüm istikameti değişiyor ve seyirci olarak Lara’ya karşı yeni bir pozisyon almaya başlıyoruz.

Bankadan tüm parasını çekip oğlunun konserine biletler alan Lara, bu biletleri yeni ya da eskiden tanıştığı herkese dağıtırken manik bir ruh hâli ile hareket ediyor. Oğlunun yeteneğinin fark edilmesi için mi yoksa onu küçük duruma düşürmek için mi bunu yaptığını ise hiç anlamıyoruz. Oğlunun kız arkadaşının keman yayını bozarken de, Viktor’a hem de konser gününde pek iyi çalamadığını ima ederken de manik bir ruh hâli ile hareket ediyor Lara. Dışarıdan bakınca güçlü görünse de onu intihara sürükleyecek kadar ağır bir manevi ıstırabın altında kıvranan Lara’nın bu manik karmaşası filmin de temposuna dönüşüyor.

Lara ile uzak akraba sayabileceğimiz filmlerden biri olan Michael Haneke imzalı Piyano Öğretmeni – La pianiste’te bastırdığı şeyler bir mazoşizm olarak geri dönen Erika ile tanışmıştık. Film boyunca soğuk ve mesafeli tavrını koruyan Haneke’nin aksine Gerster filmin ikinci yarısından itibaren Lara’yı daha empati kurulabilir bir karakter hâline getiriyor. Geometrik, stilize kareleri ile kimi anlarda ironik bir mizaha da meyleden film en büyük gücünü ise hiç kuşkusuz Corinne Harfouch’tan alıyor. Olağanüstü bir performansla Lara’nın tüm obsesif ve kırılgan yönlerini bize eksiksiz sunan Corinne Harfouch’a diğer karakterler de- özellikle Volkmar Kleinert- kusursuz bir şekilde eşlik ediyor.

Lara, tüm gücünü ana karakterinden alan ve sırtını ona yaslayan bir film. Fakat Lara yakınlaştıkça, üzerine düşünüldükçe zenginleşen bir karakter olduğu için son toplamda bu durum bir handikap değil, filmin değerini yükselten bir güce dönüşüyor. Gerster de yıllar sonra sinemaya şaşalı bir dönüş yapmak yerine mütevazı bir ikinci adım atarak sinemasını da sağlam bir zemine oturtacağının emarelerini vermeye devam ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information