İsyan iyidir! Tersinden okuyalım bir de: İsyan iyi midir? The Maze Runner’ın ana fikri işte bu cümle üzerine kurulu. James Dashner tarafından yazılmış, Maze Runner ( Labirent) serisinin ilk kitabı olan ve seriye adını veren The Maze Runner, Wes Ball’un da ilk yönetmenlik çalışması olarak akıbeti fazlasıyla merak edilen bir film.

Post apokaliptik (kıyamet sonrası) bir çağda geçen bu distopik seriyi genç yetişkin statüsüne koymak ise, ele aldığı konu bakımından pek de doğru gözükmüyor. Muhtemelen Dashner’ın kendisi de karakterlere isimlerini verirken ve hikayeyi temellendirirken bu noktayı göz önünde bulundurmuş fakat kitap raflarındaki konumunu sorgulamamış olabilir.

Ball’un filmi de kitaptaki gibi, kendisini yukarı doğru çıkaran bir asansörde uyanan Thomas’la açılıyor. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuğun katıldığıdır.

Herkesin birbiriyle uyumlu bir şekilde çalıştığı Kayran’da da belli bir düzen hüküm sürmektedir. Bazıları tarımla uğraşıyor, bazıları aşçı, bazıları temizlik yapıyor; kısacası herkesin belli bir görevi var. Bu gruplar arasında Koşucular’ın rolü ise önemli, çünkü onlar her sabah Labirent’in açılmasıyla birlikte içeri girip Labirent’ten çıkış yolu arıyorlar. Duvarlar gece kapanmadan önce de Kayran’a dönmeleri gerek, çünkü kapılar kapandıktan sonra içeride kalanlar bugüne dek hiç sağ çıkamamış. Izdırap Verenler adı verilen biyomekanik örümceğimsi yaratıklar tarafından sokulan gençler ya ölüyor ya da evrim geçiriyorlar. Otuz günde bir aralarına katılması gerekirken Thomas’ın Kayran’a gelişinden birkaç gün sonra Labirent’e gönderilen bir kız ise, Kayran’daki düzenin sarsılacağının habercisidir.

The Maze Runner’ın hikayesi karışık gözükse de birbiriyle bağlantılı olan birçok şey var. Film kitaptaki kadar detaylandırılmamış olsa da kitaba sadık olduğunu belirtmek gerek. Distopik bir gelecekte geçen The Maze Runner, benzeri olan Hunger Games kadar heyecan verici olmamasına rağmen ilgi çekici hikayesiyle gelecek bölümlerde neler olabileceğini sorgulamamıza yol açıyor.

‘WCKD’ adı verilen bir organizasyon çatısı altında gizemli deneyler yapan bir grubun denekleri olan bu gençlerin akıbetini elbette ki devam filmlerinde daha detaylı bir şekilde öğreneceğiz. Zaten The Maze Runner’ı da gelecek devam filmlerinin haberini verecek şekilde sonlandırıyor yönetmen.

The Maze Runner’ın izleyicileri için cevaplandırması gereken çok fazla soru işareti var ve filmde de bu soru işaretlerine cevap alamıyoruz. Aksiyon ve gerilim duygusunu yüksekte tutmaya çalışan Ball’un özelikle Labirent’in içinde geçen aksiyon sahneleri belli bir noktaya kadar izleyicisini doyurmaya yetiyor. Fakat bir yerden sonra belki de filmin hikaye yapısıyla da doğru orantılı gidecek şekilde, bazı detaylar fazla abartılı ve gerçekdışı gelmeye başlıyor.

Spoiler’a girmeden anlatılması güç olan The Maze Runner, oyuncu kadrosunda bulunan isimlerin de etkisiyle, hem türün hem de serinin takipçilerini tatmin edecek gibi gözüküyor.  Filmle birlikte kitapta da sıkça kullanılan detaylar, harfler, bilim adamlarına göndermeler yapan karakter isimleriyle kelime oyunları yapan serinin devamını hep birlikte bekleyip görelim derim.

İsyan iyidir! Tersinden okuyalım bir de: İsyan iyi midir? The Maze Runner’ın ana fikri işte bu cümle üzerine kurulu. James Dashner tarafından yazılmış, Maze Runner ( Labirent) serisinin ilk kitabı olan ve seriye adını veren The Maze Runner, Wes Ball’un da ilk yönetmenlik çalışması olarak akıbeti fazlasıyla merak edilen bir film. Post apokaliptik (kıyamet sonrası) bir çağda geçen bu distopik seriyi genç yetişkin statüsüne koymak ise, ele aldığı konu bakımından pek de doğru gözükmüyor. Muhtemelen Dashner’ın kendisi de karakterlere isimlerini verirken ve hikayeyi temellendirirken bu noktayı göz önünde bulundurmuş fakat kitap raflarındaki konumunu sorgulamamış olabilir. Ball’un filmi de kitaptaki gibi, kendisini yukarı doğru çıkaran bir asansörde uyanan Thomas’la açılıyor. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuğun katıldığıdır. Herkesin birbiriyle uyumlu bir şekilde çalıştığı Kayran’da da belli bir düzen hüküm sürmektedir. Bazıları tarımla uğraşıyor, bazıları aşçı, bazıları temizlik yapıyor; kısacası herkesin belli bir görevi var. Bu gruplar arasında Koşucular’ın rolü ise önemli, çünkü onlar her sabah Labirent’in açılmasıyla birlikte içeri girip Labirent’ten çıkış yolu arıyorlar. Duvarlar gece kapanmadan önce de Kayran’a dönmeleri gerek, çünkü kapılar kapandıktan sonra içeride kalanlar bugüne dek hiç sağ çıkamamış. Izdırap Verenler adı verilen biyomekanik örümceğimsi yaratıklar tarafından sokulan gençler ya ölüyor ya da evrim geçiriyorlar. Otuz günde bir aralarına katılması gerekirken Thomas’ın Kayran’a gelişinden birkaç gün sonra Labirent’e gönderilen bir kız ise, Kayran’daki düzenin sarsılacağının habercisidir. The Maze Runner’ın hikayesi karışık gözükse de birbiriyle bağlantılı olan birçok şey var. Film kitaptaki kadar detaylandırılmamış olsa da kitaba sadık olduğunu belirtmek gerek. Distopik bir gelecekte geçen The Maze Runner, benzeri olan Hunger Games kadar heyecan verici olmamasına rağmen ilgi çekici hikayesiyle gelecek bölümlerde neler olabileceğini sorgulamamıza yol açıyor. ‘WCKD’ adı verilen bir organizasyon çatısı altında gizemli deneyler yapan bir grubun denekleri olan bu gençlerin akıbetini elbette ki devam filmlerinde daha detaylı bir şekilde öğreneceğiz. Zaten The Maze Runner’ı da gelecek devam filmlerinin haberini verecek şekilde sonlandırıyor yönetmen. The Maze Runner’ın izleyicileri için cevaplandırması gereken çok fazla soru işareti var ve filmde de bu soru işaretlerine cevap alamıyoruz. Aksiyon ve gerilim duygusunu yüksekte tutmaya çalışan Ball’un özelikle Labirent’in içinde geçen aksiyon sahneleri belli bir noktaya kadar izleyicisini doyurmaya yetiyor. Fakat bir yerden sonra belki de filmin hikaye yapısıyla da doğru orantılı gidecek şekilde, bazı detaylar fazla abartılı ve gerçekdışı gelmeye başlıyor. Spoiler’a girmeden anlatılması güç olan The Maze Runner, oyuncu kadrosunda bulunan isimlerin de etkisiyle, hem türün hem de serinin takipçilerini tatmin edecek gibi gözüküyor.  Filmle birlikte kitapta da sıkça kullanılan detaylar, harfler, bilim adamlarına göndermeler yapan karakter isimleriyle kelime oyunları yapan serinin devamını hep birlikte bekleyip görelim derim.
Puan - 60 / 100

6

Film, oyuncu kadrosunda bulunan isimlerin de etkisiyle, hem türün hem de serinin takipçilerini tatmin edecek gibi gözüküyor.

Kullanıcı Puanları: 4 ( 25 votes)
6
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi