Sinema tarihinde bazı yönetmenlerin filmografilerinin neredeyse tamamen başyapıtlarla dolu olduğunu görürüz. Örneğin yalnızca iki film çekebilmiş olan Jean Vigo ya da film yapmak için devamlı mücadeleler vermiş Andrei Tarkovski gibi… Öte yandan, Alfred Hitchcock veya Ingmar Bergman gibi pek çok film çekmiş ve bu filmlerin içinden pek çok başyapıt çıkarmış yönetmenler de vardır. Fakat bu yönetmenlerin her yaptığı filmin iyi olduğunu söylemek mümkün değil. Nedense yalnızca Akira Kurosawa bende bu etkiyi yaratır. Her yaptığı film belli bir standardın üstündedir, asla kötü değildir. İçinde barındırdığı başyapıtlarla da en güçlü filmografilerden birini sunar bize. Üstelik Kurosawa çok üretken bir yönetmen olsa da hayatının belli başlı dönemlerinde büyük sıkıntılar çekmiş, intihar girişiminde bulunmuş ve film yapmaya artık ustalığını kabul eden Amerikalı ve Sovyet sinemacılar sayesinde devam edebilmişti. İşte Ran (1985) da böyle bir dönemin sonunda, çoğu yönetmenin bir başyapıt çıkarmadığı bir yaşta, 75 yaşında yaptığı bir film. 

Hikâyeyi biraz baştan alalım. Akira Kurosawa, 1970 yılında Dodesukaden isimli filmi gişede pek başarı sağlamayınca, yeni bir film yapacak parayı bulamaz. Pek çok başyapıt ile yalnızca Japonya’da değil dünyada tanınmış bir yönetmen olan Kurosawa bunu kendine yediremez ve bir intihar girişiminde bulunur. Artık içine kapalı ve film yapıp yapamayacağından emin olmayan, kendince yaşlı bir yönetmendir. Fakat 1973 yılında, Sovyetler Birliği’nin ana film şirketi Mosfilm, Kurosawa’ya beraber bir film yapma teklifinde bulunur. Kurosawa’nın Sibirya’da çektiği Dersu Uzala (1975) Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı da dâhil pek çok ödüle layık görülür ancak Kurosawa’nın Japonya’da film yapmaya devam etmesini sağlayamaz.

1978 yılında George Lucas ve Kurosawa görüşmeye başlarlar. Kurosawa’nın Gizli Kale – The Hidden Fortress (1958) isimli filmi, görünüşe göre George Lucas’ın uzay epiği Yıldız Savaşları – Star Wars’ın (1977) en çok etkilendiği filmdir. Lucas ve Francis Ford Coppola Akira Kurosawa’nın bir sonraki filminin yapımcılığını üstlenirler ve ortaya Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan Gölge Savaşçı – Kagemusha (1980) çıkar. Kurosawa yeni başyapıtlar üretmeye devam etmektedir ama bu filmleri çekmek için hâlen daha yıllar boyu süren pazarlıklar yapması gerekmektedir. Neyse ki Kagemusha’nın uluslararası arenada elde ettiği başarı Kurosawa’nın bir sonraki filmi için yapımcı bulmasını kolaylaştırır.

Kendini resim alanında eğitmiş Akira Kurosawa, daha önceden de Shakespeare uyarlamaları yapmıştır. Bu sefer de uzun yıllar üzerinde çalıştığı (sadece 10 yılını bu filmin storyboard‘larını yağlı boya tablolar olarak inşa etmeye vermiştir) Kral Lear uyarlamasını yapmaya karar verir. Filmin çekimleri sırasında Kurosawa eşini kaybeder. Film Japonya’da büyük başarı elde etmese de Oscar yarışına dâhil olur fakat yalnızca kostüm tasarımı ile evine döner. Yine de, Ran, biraz sonra konuşacağımız nedenlerden ötürü Kurosawa’nın -belki de son- başyapıtıdır.

Ran: Kariyerin Sonundaki Alacalı Nokta

Dediğimiz gibi Ran, devasa bir Shakespeare uyarlamasıdır. Ancak filmin eldeki malzemenin kalitesine sığınan basit bir epik olduğunu söylemek mümkün değil. Akira Kurosawa’nın renk kullanımı, büyük sahneleri yönetmekteki başarısı ve karakter gelişimini epiğin içine yedirişi ile Ran, sinemada izlemediğimiz türde bir Shakespeare uyarlamasına dönüşüyor. Başta Hidetora yani Lear’ı canlandıran Tatsuya Nakadai olmak üzere başarılı oyun performansları, savaş sahnelerinin görkemi, kostüm ve set tasarımındaki incelikler, Ran’ı büyük bir başyapıt hâline getiriyor.

Film çoğu samuray filmi gibi Sengoku döneminde geçiyor. Erken modern Japonya’ya tekabül eden bu dönem sürekli iç savaş ve sıkıntılar ile anılıyor tarihte. Bu dönemde merkezi otoritelerin sürekli değişmesi, irili ufaklı savaş ağalarının fink attığı, devamlı halkın ezildiği bir atmosfer yaratıyor. İşte böyle bir dönemde güçlü bir savaş ağası olan Hidetora, bu devamlı teyakkuzda yaşamdan bıkmış ve yaşlanmıştır. Bu yüzden imparatorluğunu üç oğlu arasında bölüştürmeye karar verir. Ancak planlarının bir hayal olduğu en küçük oğlu tarafından yüzüne vurulur. Fakat Hidetora onu dinlemek yerine oğlunu kovar ve diğer oğullarına topraklarını paylaştırır. Ancak iki oğlan birbirinin üstesinden gelerek babalarının unvanını ele geçirmek için mücadele etmekte gecikmezler. Bu süreç bir iç savaşa dönüşür ve Hidetora akıl sağlığını kaybeder. Küçük oğul Saburo babasını bulur ama bir suikaste kurban gider. Bunun üzerine de babası hayal kırıklığı ve hüsran içinde hayatını kaybeder. Aile ve Hidetora’nın tüm klanı parçalanır ve işgal altında kalır.

İki buçuk saatin üzerindeki süresi, büyük ve etkileyici savaş sahneleri ile Ran, pek az yönetmenin altından başarıyla kalkabileceği bir malzemeye sahip. Hem hikâyesi hem karakterlerinin bolluğu ve çapraşıklığı hem de görsel yönetimi ile tam bir başyapıt. Geleneksel Japon Noh tiyatrosundan etkilenmiş mübalağalı oyunculukları ile gücün insanları nasıl dönüştürebileceğini, sadakat ve liyakatın ne kadar değişken, dönüşebilen ve manipülasyona açık değerler olduğunu, baba-oğul ve genel anlamıyla ailenin çoğu şeyin temelinde olduğu sanılsa da pek az şeyin üzerinde kalabildiğini en iyi şekilde anlatan sinema eserlerinden biri Ran. Kurosawa’nın savaşın dehşetini güzellemeden estetize etmekteki başarısı özellikle de yağlı boya storyboard‘ları düşündüğümüzde inanması güç bir işin arka planda olduğunu bize hatırlatıyor. 75 yaşında bile işini her zamankinden daha çok ciddiye alan bir  yönetmenin eseri bu. İşte bu dirayet ve inat, Kurosawa’yı sinemanın en iyi filmografisine sahip yönetmenlerinden biri yapıyor.

Ran, her şeyin ötesinde renk kullanımı ve görselliğine verilen büyük önem ile, sinemada izlemeyi büyük bir deneyime dönüştürebilen filmlerden biri. Bu yüzden de fazlasıyla sinema salonunda görülmeyi hak ediyor. Yakın zamanlarda yapılan kötü örneklerine kıyasla da Shakespeare’in peliküle nasıl aktarılabileceğini gösterdiği için de ideal.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information