Sinemayı biraz da olsa takip edenlerin bildiği üzere, yaklaşık bir haftadır gündemimizde aralarında Necati Akpınar, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve Mustafa Uslu gibi isimlerin de yer aldığı yapımcılarla Cinemaximum’un sahibi olan Mars Entertainment Group arasındaki gerilim var. Ayla ve Müslüm filmlerinin yapımcısı Mustafa Uslu, her ne kadar “istediklerini alması nedeniyle” bu gruptan ayrılmış olsa da diğer yapımcılar, hak ettikleri maddi payı almadıkları takdirde kendi filmleri için Cinemaximum dışında başka salonlar bulacağını dile getirdi ve hâlen de bu konuda kararlılar.

Taraflar arasındaki gerginlik bize her ne kadar bir hafta kadar önce yansımış olsa da görünen o ki süreç, bundan da öncesine dayanıyor. Keza yazılarıyla sorunun medyaya iştirak etmesine önayak olan Cengiz Semercioğlu’nun da belirttiği üzere durumdan haberdar olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, sektör içerisinde bazı görüşmeler yaparak yeni Sinema Yasası’na konuyla ilgili bazı maddeler eklemiş. Aslında bahsini ettiğimiz bu yeni yasa, 21 Aralık’ta meclise sunulan ve bizim de haberleştirdiğimiz, sinemalardaki reklam süreleri, filmlerin değerlendirme ve desteklenme sürecine dair maddelerin de yer aldığı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun’un ta kendisi. Ancak o süreçte bu tartışmayla ilgili herhangi bir bilgiye vakıf olmadığımız için yorumlayamadığımız bu maddeler, tasarıya artık online olarak da ulaşabiliyor olmamız nedeniyle değerlendirmeye açık hâle gelmiş durumda. Gelgelelim bu noktadaki kritik soru şu: Çıkacak bu yeni Sinema Yasası, yapımcılarla Mars Entertainment Group arasındaki anlaşmazlığı çözebilecek mi?

Aslı Irmak Acar, Yeni Sinema Yasası Geçse Bile Mars Entertainment Group’un Buna Uymayacağını Söylüyor

Bilet, mısır ve içeceği kapsayan kampanyalar aracılığıyla bilet fiyatlarını belli etmeden yükseltse bile bunu, bilet fiyatlarının yarısını alması gereken yapımcılara yansıtmayan CGV Mars Group’un bu uygulaması, taraflar arasındaki “mısır” gerginliğinin en önemli nedeni gibi görünüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı da işte tam bu sorunu çözmek için yasanın 8. maddesinde şu kurala yer veriyor:

Sinema salonu işletmecileri, izleyici sayısının artırılmasına yönelik kampanya ve toplu satış faaliyetlerini ancak filmin yapımcısı ve varsa dağıtımcısı ile yapılacak sözleşmeler aracılığıyla gerçekleştirir.

Yani bu teklif, sinemanın yapacağı kampanyalar için yapımcı ve dağıtımcılarla görüşmesini zorunlu kılıyor. Dolayısıyla bakanlığın sorunu yapımcıların lehinde çözmeye çalıştığını pekâlâ söyleyebiliriz. Ancak Mars Entertainment’ın Kurumsal İlişkiler Direktörü Aslı Irmak Acar, yasa çıksa bile kendilerinin buna uymayacaklarını söylüyor. Kararın Rekabet Kurulunun esaslarına aykırı olduğunu, yapımcının kendilerinin yapacağı kampanyaya müdahale edemeyeceğini belirten Acar, bunu yapımcılara anlattığını da ekliyor. Dolayısıyla Mars’ın, yasanın çıkmasının ardından kendilerinin kampanyalarına karışmayacak dağıtımcı ve yapımcılarla çalışacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Görünen o ki sorunu devlet eliyle çözemeyen yapımcılar, konuyu medyaya taşıyarak bir kamuoyu yaratma niyetinde. Ancak Mars’ın son birkaç yıldır tekelleştiğini ve kendi filmlerinin Cinemaximum’a giremediğini her fırsatta söyleyen, !f İstanbul’un kurucuları Serra Ciliv ve Pelin Turgut’un kovulmasının ardından imza kampanyası başlatsa bile bu yapımcılardan destek göremeyen bağımsız sinemacılar, bu isimlere destek olur mu, işin bu kısmını bilemiyoruz.

Öte yandan yasanın yine aynı maddesinde sinema salonlarının film gösterimleriyle ilgili bilgileri düzenli olarak bakanlığa göndermesiyle ilgili bir kısım da yer alıyor. Yasanın bu kısmı en azından iki tarafın da şikayetçi olduğu şeffaflık sorununa çözüm olabilirmiş gibi görünüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi