Yaklaşık bir buçuk yıldır ülke gündeminin büyük bir bölümünü işgal etmekte olan iktidar-cemaat çatışmaları, siyasi kürsüler, ana haber bültenleri ve sosyal medya misillemelerinden sonra bu sefer de Celal Çimen yönetmenliğindeki Kod Adı : K.O.Z isimli filmle sinema perdesine taşınmış bulunmakta. Türk siyasi tarihinin neredeyse şimdiki zamanını anlatmaya çalışan film, yapımcı Uğur Yalçınkaya’nın “film, devlet düşmanlarının iç yüzünü ortaya çıkarmayı amaçlıyor” demecinde de açıkça belirttiği gibi hikayesini baştan sona belli bir tarafın bakış açısından ilerletiyor.

Kod Adı K.O.Z filminin genel işleyişine değinmeden önce Türk sinemasının belirli dönemlerinde propagandist içeriklere sahip filmlerin sayısının azımsanmayacak kadar bol olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. Lakin Şerif Gören’in Yol, Atıl İnanç’ın Zincirbozan, Orçun Benli’nin Bu Son Olsun gibi filmleri, alt metinlerinde sürekli inanmış oldukları görüşlerin doğruluğunu savunmuş olsalar da, bu ve benzeri yapımların pek çoğunda mevcut amaçla birlikte eş zamanlı ilerleyen kurmaca bir hikayeye de her daim yer verilmiştir. Fakat Kod Adı: K.O.Z; açılış yaptığı ilk sahneden finale kadar geçen süre içerisinde araya şişirilmiş ve fazlasıyla dramatize edilmiş ufak tefek hikayeler sokuşturmaya çalışsa da, geride kalan zamanlarını mevcut propagandasını yapmakla harcıyor. Kaldı ki ilk sahne öncesinde hayal ürünü olarak nitelendirilen filmin içerisinde, gerçek yaşantıya ait karakterlerin anlatılmış olması da yapım ekibinin kendi içlerindeki çelişkiyi ortaya çıkarmakla birlikte izleyenleri de kafa karışıklıklarına sürüklenmesine sebebiyet veriyor.

Türk siyasetinin içinde bulunduğu süreçleri anlatmakta olan film, ilk 15 dakika boyunca da kötü olarak nitelendirilen karakterlerini başlık başlık ve sırayla tanıtma ihtiyacı duyuyor. Paralel yapının gizli planları ile asıl amacını aktarmaya çalışan hikaye, ilerleyen sahnelerde de araya 10’ar dakikaya pay ettiği Gezi Olayları, Muhsin Yazıcıoğlu ve çözülememiş olan diğer önemli cinayetleri de üstünkörü bir şekilde yerleştiriyor. Her şeyi bir kenara bırakıp Kod Adı: K.O.Z filmini sinemasal anlamda vermiş olduğu çıkarımlar üzerinden değerlendirecek olursam şayet; film, herhangi bir Kurtlar Vadisi dizisinin basit bir bölümünde yaratılmaya çalışılan hissiyatın ötesine geçemiyor. Didaktik bir üslupta yazılmış olan diyalogların yapaylığa kaçan başrollerle pekiştirilmesi ve tüm bunların üzerine filmin basit kurgu sekanslarıyla ilerletilmeye çalışılmış olması da, mevcut hikayenin hızlı bir şekilde tökezlemesine sebebiyet veriyor.

Her şeye rağmen Yılmaz Gruda,Turgay Tanülkü gibi tiyatro kökenli oyuncularla da karşılaşmış olduğumuz filmde, sürekli kendisini tekrar eden ve karşı tarafa doğru yapılmış olan bir karalama politikasına şahitlik ediyoruz. Parantez Yapım’ın yazı grubu tarafından kaleme alınmış olan Kod Adı : K.O.Z’a misilleme maksatlı bir rakip filmin çekilme olasılığı da oldukça yüksek.

Sinema salonlarını rekor bir sayıyla (850 salon)  doldurmuş olan Kod Adı: KOZ; günlük hayatın bunalımından uzaklaşıp sinema adına bir şeyler yakalamak isteyenlerin kesinlikle uzak durması gerektiği bir film. Kaldı ki gündemi gereğinden fazlaca meşgul etmekte olan böyle bir güç atışmasının da sinema salonlarına taşınmasının hiç lüzumu yoktu…

Yaklaşık bir buçuk yıldır ülke gündeminin büyük bir bölümünü işgal etmekte olan iktidar-cemaat çatışmaları, siyasi kürsüler, ana haber bültenleri ve sosyal medya misillemelerinden sonra bu sefer de Celal Çimen yönetmenliğindeki Kod Adı : K.O.Z isimli filmle sinema perdesine taşınmış bulunmakta. Türk siyasi tarihinin neredeyse şimdiki zamanını anlatmaya çalışan film, yapımcı Uğur Yalçınkaya’nın "film, devlet düşmanlarının iç yüzünü ortaya çıkarmayı amaçlıyor" demecinde de açıkça belirttiği gibi hikayesini baştan sona belli bir tarafın bakış açısından ilerletiyor. Kod Adı K.O.Z filminin genel işleyişine değinmeden önce Türk sinemasının belirli dönemlerinde propagandist içeriklere sahip filmlerin sayısının azımsanmayacak kadar bol olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. Lakin Şerif Gören’in Yol, Atıl İnanç’ın Zincirbozan, Orçun Benli’nin Bu Son Olsun gibi filmleri, alt metinlerinde sürekli inanmış oldukları görüşlerin doğruluğunu savunmuş olsalar da, bu ve benzeri yapımların pek çoğunda mevcut amaçla birlikte eş zamanlı ilerleyen kurmaca bir hikayeye de her daim yer verilmiştir. Fakat Kod Adı: K.O.Z; açılış yaptığı ilk sahneden finale kadar geçen süre içerisinde araya şişirilmiş ve fazlasıyla dramatize edilmiş ufak tefek hikayeler sokuşturmaya çalışsa da, geride kalan zamanlarını mevcut propagandasını yapmakla harcıyor. Kaldı ki ilk sahne öncesinde hayal ürünü olarak nitelendirilen filmin içerisinde, gerçek yaşantıya ait karakterlerin anlatılmış olması da yapım ekibinin kendi içlerindeki çelişkiyi ortaya çıkarmakla birlikte izleyenleri de kafa karışıklıklarına sürüklenmesine sebebiyet veriyor. Türk siyasetinin içinde bulunduğu süreçleri anlatmakta olan film, ilk 15 dakika boyunca da kötü olarak nitelendirilen karakterlerini başlık başlık ve sırayla tanıtma ihtiyacı duyuyor. Paralel yapının gizli planları ile asıl amacını aktarmaya çalışan hikaye, ilerleyen sahnelerde de araya 10’ar dakikaya pay ettiği Gezi Olayları, Muhsin Yazıcıoğlu ve çözülememiş olan diğer önemli cinayetleri de üstünkörü bir şekilde yerleştiriyor. Her şeyi bir kenara bırakıp Kod Adı: K.O.Z filmini sinemasal anlamda vermiş olduğu çıkarımlar üzerinden değerlendirecek olursam şayet; film, herhangi bir Kurtlar Vadisi dizisinin basit bir bölümünde yaratılmaya çalışılan hissiyatın ötesine geçemiyor. Didaktik bir üslupta yazılmış olan diyalogların yapaylığa kaçan başrollerle pekiştirilmesi ve tüm bunların üzerine filmin basit kurgu sekanslarıyla ilerletilmeye çalışılmış olması da, mevcut hikayenin hızlı bir şekilde tökezlemesine sebebiyet veriyor. Her şeye rağmen Yılmaz Gruda,Turgay Tanülkü gibi tiyatro kökenli oyuncularla da karşılaşmış olduğumuz filmde, sürekli kendisini tekrar eden ve karşı tarafa doğru yapılmış olan bir karalama politikasına şahitlik ediyoruz. Parantez Yapım’ın yazı grubu tarafından kaleme alınmış olan Kod Adı : K.O.Z’a misilleme maksatlı bir rakip filmin çekilme olasılığı da oldukça yüksek. Sinema salonlarını rekor bir sayıyla (850 salon)  doldurmuş olan Kod Adı: KOZ; günlük hayatın bunalımından uzaklaşıp sinema adına bir şeyler yakalamak isteyenlerin kesinlikle uzak durması gerektiği bir film. Kaldı ki gündemi gereğinden fazlaca meşgul etmekte olan böyle bir güç atışmasının da sinema salonlarına taşınmasının hiç lüzumu yoktu…

Yazar Puanı

Puan - 15%

15%

Kod Adı: KOZ; günlük hayatın bunalımından uzaklaşıp sinema adına bir şeyler yakalamak isteyenlerin kesinlikle uzak durması gerektiği bir film.

Kullanıcı Puanları: 1.5 ( 68 votes)
15
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi