Bu yıl Cannes Film Festivali’nden ödülle dönen Bacurau ile adından söz ettiren Kleber Mendonça Filho; Brezilya sineması, Hollywood filmleri ve son filmi hakkında konuştu.

Yaşam alanı, kentsel dönüşüm gibi önemli konulara değinen Komşu Sesler – O Som ao Redor ve Aquarius gibi filmlerle dikkatleri üzerine çeken Brezilyalı yönetmen Kleber Mendonça Filho, bu yıl da Juliano Dornelles’le birlikte yönettiği Bacurau ile adından övgüyle söz ettirdi. 72. Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Bacurau, sonrasında aralarında Filmekimi’nin de yer aldığı birçok festivalde gösterildi ve sinemaseverler tarafından beğeniyle karşılandı.

Tür kalıplarının dışına taşan, western‘den bilimkurguya, türler arasında gezen cesur bir film olan Bacurau’da Filho, ülkesinin sosyolojik atmosferine, haritalardan silinen bir köyün üzerinden hırçın bir bakış atıyor. Film; belgesel projesi için Brezilya’da ücra bir köye giden bir yönetmenin, günler geçtikçe köy halkının aslında göründükleri gibi olmadıklarını ve hepsinin karanlık sırlar sakladığını fark etmesiyle yaşanan tuhaf olayları konu alıyor.

Bacurau ile birlikte Brezilya sinemanın en önemli isimlerinden biri olduğunu bir kez daha gösteren Filho, geçtiğimiz günlerde Marakeş Film Festivali‘nde The Film Stage’e verdiği röportajda, hem son filmi hem de Brezilya sineması hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Kleber Mendonça Filho, Bacurau’daki John Carpenter Etkisi Hakkında Konuştu

Bacurau, gerek kullandığı müzikler gerekse anlattığı hikâyeyle John Carptenter filmlerini akıllara getiren bir işe imza atan Filho, bu müzik tercihleriyle yönetmene bir saygı duruşunda bulunmak istediğini belirtiyor. 1970’lere denk gelen çocukluk yılları sırasında John Carpenter gibi yönetmenlerin imzasını taşıyan Amerikan filmlerini izleyerek büyüdüğünü belirten Filho; Carpenter, Camino, Romero, De Palma gibi yönetmenlerin 35mm Panavision ile çektiği filmlerin o yıllarda büyük sinemalarda gösterilen yapımlar olduğunu ve bu filmleri izleyerek büyüyen bir jenerasyonun parçası olduğu için kendisini şanslı hissettiğini ifade etti. O dönemde bu tarz yapımların uzun süre vizyonda kalan, stüdyo filmleri olduğuna dikkat çeken Filho, günümüzde ise ana akım sinemanın o yıllardaki kadar iyi olmadığını düşünüyor. Benzer filmler yine çekiliyor ve festivallerde ya da arthouse filmlere yer veren sinema salonlarında gösteriliyor ama eskisi gibi sinema dünyasının merkezinde yer almıyor.

Ana akım filmleri izleyip izlemediği sorulan Filho, son dönemde adından söz ettiren birçok filmi izlediğini belirtiyor. Altı yaşındaki iki çocuğunu yeni Star Wars filmine götürmek istediğini söyleyen Filho, Joker ve Once Upon a Time… in Hollywood‘u da izlediğini açıkladı. Bir stüdyonun Once Upon a Time… in Hollywood gibi bir filme 150 milyon dolar bütçe ayırmasını oldukça tuhaf bulan yönetmen, bunun muhteşem bir şey olduğunu düşünüyor. Netflix filmleri hakkında da konuşan Filho, The Irishman ve Marriage Story‘i de sinemada izlediğini, fakat o sırada 150 milyon evde izlenebilen bir filmi izlemek için az sayıdaki gösterimden birini yakalamaya çalışmanın son derece tuhaf bir duygu olduğunu belirtti.

Filho, Brezilya Sinemasında ve Medyada Ülkenin Kuzeydoğusunun Tasvir Edilme Şeklinden Rahatsızlığını Dile Getirdi

İşçi sınıfından olan ya da taşrada yaşayan insanlar genelde filmlerde daha durağan ve sessiz karakterler olarak resmedilirken neden Bacurau’da farklı bir yol izlediği sorulan Filho, sinemada ve medyada çizilen bu tablodan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Belli kesimlerin sadece Brezilya’da değil tüm dünyada bu şekilde resmedildiğini belirten yönetmen, Bacurau’nun bu tasvire karşı bir reaksiyon olduğunu ifade ediyor. Brezilya’nın kuzeydoğusunda büyüyen Filho, Brezilya’da medyanın ülkenin güneydoğusundaki Rio ve Sao Paolo gibi şehirler etrafında döndüğünü, kendilerinin ise çoğu zaman hoşlanmadıkları bir şekilde yansıtıldığını belirtiyor. Brezilya’da hem sinemada hem de medyada ülkenin kuzeydoğusundaki insanların çoğu zaman egzotik ya da tuhaf karakterler olarak gösterildiğini belirten Filho, bunun sebebinin bu insanların cahil ya da sofistike kelimeler kullanamayacak karakterler olarak görülmesi olduğunu düşünüyor. Bunun korkunç bir bir klişe olduğunu söyleyen yönetmen, bu yüzden Bacurau’da insanların ilginç bir kültüre sahip olduğu ve tarihi anladığı harika bir yöre halkı yaratmak istediklerini belirtiyor.

Filmin geçtiği Sertão bölgesindeki yağışların filmi nasıl etkilediği sorulan Filho, aslında bu yağışların da ülkenin kuzeydoğusuyla ilgili klişeleri ortaya çıkardığını dile getiriyor. Sertão bölgesi genelde filmlerde kurak bir yer olarak gösterildiği için yağışlar başlayınca birçok film ya prodüksiyonu durdurmuş ya da çekimleri başka bir yere taşımak zorunda kalmış. Çünkü Sertão’yu bilindiği gibi kurak bir bölge olarak göstermek istemişler. Filho ve ekibi ise bu yağışların iyi bir fırsat olduğunu düşünmüşler. Böylece bölgeyi her zaman gösterilenden farklı bir şekilde yansıtma şansları olmuş.

Bir önceki filmi olan Aquarius’un Brezilya’da neden olduğu tartışmalara da değinen Filho, filmin siyasi bir mevzu hâline geleceğini tahmin etmediğini söylüyor. Ülkedeki protestolar nedeniyle bir anda farklı bir konuma taşınan film yüzünden sağcı manyakların bir anda kendilerini hedef aldığını belirten yönetmen, buna karşı solcuların da kendilerine destek çıktığını ve tüm bu tartışmaların, sosyal medyadaki kavgaların parçası hâline geldiklerini ifade etti. Filmleri için devletten fon aldıklarını söyleyen yönetmen, tüm bu yaşananlar yüzünden çeşitli sorunlarla da karşılaştıklarını belirtti.

Kleber Mendonça Filho: “Brezilya Sinemasını Kesinlikle Sabote Ediyorlar.”

Daha önce yaptığı bir açıklamada hükûmetin Brezilya sinemasını baltaladığını söyleyen Filho, aradan geçen sürede bu durumun daha da kötü bir hâl aldığını düşünüyor: “Brezilya sinemasını kesinlikle sabote ediyorlar. Sanata ve sanatçıya karşı garezleri var. Bu yeni adam sola karşı kültürel bir savaş başlattı. Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. Birkaç yıl öncesine kadar Brezilya hep bir şeyler inşa ediyordu, özellikle de kültürel alanda. Şimdiyse bir yok etme ve cesaretini kırma hareketi söz konusu. Fakat bunu yapmak için yanlış yıl, çünkü Bacurau oldukça iyi iş çıkardı. Cannes’da gösterildi. Karim Aïnouz’un Invisible Life filmi de oldukça iyi iş çıkardı. Neredeyse 15 tane iyi filmimiz var.” Filho Brezilya hükûmetinin kültürel alandaki bu tutumunun absürtlüğünü Monty Python skeçlerine benzetiyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information