Abdellatif Kechiche’in filmlerinde cinselliğin ve kadın vücudunun kullanımına dair temelli bir yargıda bulunmak artık mümkün. Kuran’dan bir alıntıyla açılıyor Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı. Ardından, Paris’te tıp öğrenimi gören ama sinemaya yönelen, bir senaryo üzerinde çalıştığı için okulunu bırakmaya karar veren Amin’i izliyoruz. Gencimiz, yaz tatili için ailesinin yanına, Fransa’nın güneyindeki Sète’e geliyor. Son derece canlı bir sayfiye yeri burası. Amin’in kuzenleri, amcaları, dayıları bu sıcak mevsimde kente uğrayan genç Fransız kızların peşinden ayrılmıyorlar. Genç kızlar da oraya sevgili yapmaya gelmişler, tatil fikrinin bir parçası da bu belli ki. Karşılıklı, yazılı olmayan bir anlaşma var sanki. Fakat kendini fazla kaptıranlar da kaçınılmaz. İştahla başlayan ama ömrü kısa süren yaz aşklarının ortasında Kechiche’in sineması da yine son derece canlı, hararetli, tutkulu. Fakat yönetmeni temsil ettiğini düşünmenin kaçınılmaz olduğu Amin bunun neresinde duruyor? Sorulması gereken asıl soru bu. Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı: Kutsiyet ve Twerking Amin yakışıklı bir genç ve çevresindeki genç kızların ilgisinden payını alıyor. Fakat cinsellik üzerinde kurulu bu yaz ilişkilerinin, bağlanmaların, terk etmelerin ve aldatmaların ortasında Amin kimseye yüz vermiyor. Kechiche kamerasını hızlı tüketilen seks sahnelerinin içinde cüretkarca dolaştırırken, Amin hep olan biteni dışardan izleyen bir göz. Şüpheye yer yok, yönetmenin gözü. Mavi En Sıcak Renktir sonrasında başrol oyuncuları Adèle Exarchopoulos ve Léa Seydoux’nun Kechiche’e yönelik, setteki talepleri ve yönetmenin tacizkar tavrına dair şikayetlerini çok işittik. Kısmet, Sevgilim yönetmenin bakışının saklanamaz tezahürü. Her şeyi belirgin kılan sinemasal andan bahsetmek istiyorum, yeterli olacağına inanıyorum. Filmin bir noktasında, Amin bir çiftlikte, doğum yapan bir keçiyi izliyor. Üç saatlik filmin yanılmıyorsam iki saatini aştıktan sonra karşımıza gelen bir sekans bu. Çok uzun ama büyüleyici bir sekans. Amin, bir keçinin doğum yapışını, bir canlının dünyaya gelişini izliyor; Kechiche bu olağanüstü güzellikte sahneyle doğuma açıkça kutsiyet atfediyor. Gerçekten içinden çıkmak istemediğiniz bir sinemasal büyü yaratıyor. Zaten Kechiche’in sinemacı olarak meziyetlerini tartışacak değiliz. Fakat bu sahneden nereye kestiği, işte her şeyin ayyuka çıktığı nokta orası. Bir kadının sallanan kalçasına kesiyor Kechiche. Bir kadının da değil, belki onlarca kadının sallanan kalçalarına! Büyük bir disko sekansında, kamera twerk yapan kadınların kalçalarından ayrılmıyor. Ben diyeyim yirmi, siz deyin otuz dakika boyunca. Kur yapmalar, yiyişmeler ve sallanan kalçalar. Tahammül edilemez, insanı tiksindirecek kadar uzun bu sekansın, hele hele keskin bir kurguyla o kutsal doğum sahnesinin ardından sürüp gitmesinin bana sorarsanız tek bir açıklaması var. Kechiche -Kuran’la açılan filminde, yeniden altını çizeyim- bütün bu ortamı, o yaz aşklarını, özgürce yaşanan cinselliği, dans etmeyi, Kuzey Afrikalı gençlerin de parçası haline geldiği batılı eğlence anlayışını, total olarak hepsini sadece dejenerasyon olarak görüyor. Terazisinin bir tarafına, dünyaya yeni bir yaşam getirme amacıyla yapılan seksi, diğerineyse dünyevi zevkler uğruna seksi koyuyor. Bir yandan kamerasını o seks sahnelerinden, kadın oyuncularına cömertçe sergilettiği vücutlardan uzak tutamıyor; ama bir yandan da bu şekilde yaşayan herkese Amin gibi tepeden, yargılayarak bakıyor. Kısmet, Sevgilim’in müthiş bir Akdeniz enerjisiyle dolup taşan, yaşam dolu bir yaz aşkı filmi olduğunu düşünen Fransızlar da var. Fakat ben içinde sapkınlığı da barındıran bu İslamcı ikiyüzlülüğünü bizim çok iyi tanıdığımıza ve seyircilerin de ıskalamayacağına inanıyorum.

Yazar Puanı

Puan - 40%

40%

Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı, bir yandan kamerasını o seks sahnelerinden, kadın oyuncularına cömertçe sergilettiği vücutlardan uzak tutamıyor; ama bir yandan da bu şekilde yaşayan herkese Amin gibi tepeden, yargılayarak bakıyor.

Kullanıcı Puanları: 3.75 ( 2 votes)
40

Abdellatif Kechiche’in filmlerinde cinselliğin ve kadın vücudunun kullanımına dair temelli bir yargıda bulunmak artık mümkün.

Kuran’dan bir alıntıyla açılıyor Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı. Ardından, Paris’te tıp öğrenimi gören ama sinemaya yönelen, bir senaryo üzerinde çalıştığı için okulunu bırakmaya karar veren Amin’i izliyoruz. Gencimiz, yaz tatili için ailesinin yanına, Fransa’nın güneyindeki Sète’e geliyor. Son derece canlı bir sayfiye yeri burası. Amin’in kuzenleri, amcaları, dayıları bu sıcak mevsimde kente uğrayan genç Fransız kızların peşinden ayrılmıyorlar. Genç kızlar da oraya sevgili yapmaya gelmişler, tatil fikrinin bir parçası da bu belli ki. Karşılıklı, yazılı olmayan bir anlaşma var sanki. Fakat kendini fazla kaptıranlar da kaçınılmaz. İştahla başlayan ama ömrü kısa süren yaz aşklarının ortasında Kechiche’in sineması da yine son derece canlı, hararetli, tutkulu. Fakat yönetmeni temsil ettiğini düşünmenin kaçınılmaz olduğu Amin bunun neresinde duruyor? Sorulması gereken asıl soru bu.

Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı: Kutsiyet ve Twerking

Amin yakışıklı bir genç ve çevresindeki genç kızların ilgisinden payını alıyor. Fakat cinsellik üzerinde kurulu bu yaz ilişkilerinin, bağlanmaların, terk etmelerin ve aldatmaların ortasında Amin kimseye yüz vermiyor. Kechiche kamerasını hızlı tüketilen seks sahnelerinin içinde cüretkarca dolaştırırken, Amin hep olan biteni dışardan izleyen bir göz. Şüpheye yer yok, yönetmenin gözü. Mavi En Sıcak Renktir sonrasında başrol oyuncuları Adèle Exarchopoulos ve Léa Seydoux’nun Kechiche’e yönelik, setteki talepleri ve yönetmenin tacizkar tavrına dair şikayetlerini çok işittik. Kısmet, Sevgilim yönetmenin bakışının saklanamaz tezahürü.

Her şeyi belirgin kılan sinemasal andan bahsetmek istiyorum, yeterli olacağına inanıyorum. Filmin bir noktasında, Amin bir çiftlikte, doğum yapan bir keçiyi izliyor. Üç saatlik filmin yanılmıyorsam iki saatini aştıktan sonra karşımıza gelen bir sekans bu. Çok uzun ama büyüleyici bir sekans. Amin, bir keçinin doğum yapışını, bir canlının dünyaya gelişini izliyor; Kechiche bu olağanüstü güzellikte sahneyle doğuma açıkça kutsiyet atfediyor. Gerçekten içinden çıkmak istemediğiniz bir sinemasal büyü yaratıyor. Zaten Kechiche’in sinemacı olarak meziyetlerini tartışacak değiliz. Fakat bu sahneden nereye kestiği, işte her şeyin ayyuka çıktığı nokta orası.

Bir kadının sallanan kalçasına kesiyor Kechiche. Bir kadının da değil, belki onlarca kadının sallanan kalçalarına! Büyük bir disko sekansında, kamera twerk yapan kadınların kalçalarından ayrılmıyor. Ben diyeyim yirmi, siz deyin otuz dakika boyunca. Kur yapmalar, yiyişmeler ve sallanan kalçalar. Tahammül edilemez, insanı tiksindirecek kadar uzun bu sekansın, hele hele keskin bir kurguyla o kutsal doğum sahnesinin ardından sürüp gitmesinin bana sorarsanız tek bir açıklaması var. Kechiche -Kuran’la açılan filminde, yeniden altını çizeyim- bütün bu ortamı, o yaz aşklarını, özgürce yaşanan cinselliği, dans etmeyi, Kuzey Afrikalı gençlerin de parçası haline geldiği batılı eğlence anlayışını, total olarak hepsini sadece dejenerasyon olarak görüyor. Terazisinin bir tarafına, dünyaya yeni bir yaşam getirme amacıyla yapılan seksi, diğerineyse dünyevi zevkler uğruna seksi koyuyor. Bir yandan kamerasını o seks sahnelerinden, kadın oyuncularına cömertçe sergilettiği vücutlardan uzak tutamıyor; ama bir yandan da bu şekilde yaşayan herkese Amin gibi tepeden, yargılayarak bakıyor.

Kısmet, Sevgilim’in müthiş bir Akdeniz enerjisiyle dolup taşan, yaşam dolu bir yaz aşkı filmi olduğunu düşünen Fransızlar da var. Fakat ben içinde sapkınlığı da barındıran bu İslamcı ikiyüzlülüğünü bizim çok iyi tanıdığımıza ve seyircilerin de ıskalamayacağına inanıyorum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi