69. Berlin Film Festivali’nin açılış filmi Yabancıların NezaketiThe Kindness of Strangers’ta, Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca – Italiensk for begyndere ve Aşk Dersi – An Education gibi yapımların yönetmeni Lone Scherfig, kocasının fiziksel şiddetine maruz kalan bir kadının yeni bir hayat kurma hikâyesini anlatır ve hikâye, temel anlatı kişisinin eski hayatıyla yeni hayatındaki temsiller arasındaki karşıtlıklar üzerinden ilerler. Bu yönüyle Yabancıların Nezaketi, anlatı çözümlemelerinde kullanılan iki yöntemden biri olan dizisel yaklaşımla, yani anlatıdaki ikili karşıtlıklar üzerinden metni irdeleme yöntemi sunan antropolog Claude Lévi-Strauss’un yapısalcı yaklaşımıyla incelenebilir. Böylelikle filmdeki her bir karakterin, kavramın ve durumun neye karşılık geldiği saptanabilir. Film, Clara’nın sabah iki oğlunu alarak evi terk ettiği sahneyle açılır. Clara, hayatını artık kendi kararlarıyla sürdürmek üzere yola çıktığında ataerkinin kadınlara uyguladığı ve çoğunlukla örtükleştirilen şiddet türlerinden birinin, ekonomik şiddetin sonuçlarıyla yüz yüze gelir. Evliliği boyunca kocası Richard’ın yalnızca fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmamış, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığını da kaybetmiştir. Kalacak yere ihtiyacı vardır ve kayınpederine gider. Kayınpederi, “Richard’ın sana ihtiyacı var” diyerek Clara’yı eve döndürmek ister, oğluna haber vermeye kalkar. Ataerki tarafından yüceltilen evliliğin her ne pahasına olursa olsun sürdürülmesinden yana olan adam, oğluyla da karşı karşıya gelmek istemez; çünkü Clara’nın çocuklarını da alarak evden ayrılma nedenini gayet iyi bilir. Hiyerarşinin farklı basamağında yer alan erkekler arasındaki sessiz dayanışma, Clara’yı yeni bir yol bulmaya yönlendirir. Çocuklarına dünyayı tanımaları için yaptıklarını söyledikleri yolculukta Clara da hem dünyanın başka başka yüzlerini tanır hem de güvenin ataerkil anlatıların güvenli bölge olarak betimlediği ev içi değil, hiç ummadığı bir yerde sağlanabileceğini tecrübe eder. Güven, filmin merkezine alıp tartışmaya açtığı temel kavramlardan biridir. Filmin ilerleyen sahnelerinde anlatının temel kişilerinden olan Marc’ı ceza avukatı John Peter’la beraber bir affetme grubunda görürüz. Bir terapi grubudur bu ve John, güvenmediği için insanların yanında huzursuz olduğunu anlatır. Marc’ı ise insanların hodgâmlığı rahatsız eder. İnsana ait ikisini de rahatsız eden özellikler, birbirinden çok uzak meseleler değildir aslında. Hikâye ilerledikçe Marc ve John’la hemen hemen benzer nedenlerden anlatı kişilerinin hayatlarının bir yerden başka bir yere savrulduğu görülür.

Clara, kendisinin ve çocuklarının temel gereksinimlerini karşılayarak öncelikle hayata tutunmak için çabalarken herkeste tedavi edilmesi gereken travmalar kendini göstermeye başlar. Yabancıların Nezaketi filmi, geleneksel anlatıların “korunaklı alan”ı olan ev içinin bazen nasıl bir kabus mekân hâline geldiğini karakterlerin korkuları, suçluluk duyguları ve kaygıları üzerinden açımlar. Büyük oğlu Anthony, annesine “Asla geri dönmeyeceğiz, değil mi?” diye sorar. Bırakıp gittikleri ev, Anthony’nin kardeşi Jude’a babasının zoruyla fiziksel şiddet uyguladığı ve Richard’ın yalnızca ev içinde değil, işinde de insanlara uyguladığı işkencelere tanıklık ettiği bir mekândır. Gidecek bir akrabaları olmadığını konuştukları sırada bunları Clara’ya anlatan Anthony, yaşadıklarını unutmak istemesinin yanı sıra kardeşi tarafından bağışlanmayı da bekler. Çocukluğu boyunca kendini güvende ve huzurlu hissetmediği, dahası kardeşine şiddet uygulamak zorunda kaldığı için suçluluk duyduğu evine karşı, bazen aç ve sokakta kalma ihtimallerinin olduğu bu yeni hayat Anthony için çok daha yaşanılabilirdir. Polis olan babasının nerede olduklarını bulacağı korkusunu Clara’yla birlikte çocuklar da taşır. Bir gün Richard, onların karşısına çıkar. Richard’a göre çok uzamıştır bu “mesele” ve birbirlerine ihtiyaçları vardır. Clara’nın ekonomik bağımsızlığının olmamasına vurgu yaparak o ve çocuklar üzerindeki egemenliğini yeniden sağlamak ister. Deniz Kandiyoti’nin Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar’da öne sürdüğü kavramla ifade edecek olursak, ataerkil bir pazarlığa girişir; ancak bu pazarlık, Clara ve çocukların kendilerini kurtarmanın bir yolunu bulmalarıyla gerçekleşmez.

İyileşmek

Richard’ın onları bir kez bulmasına rağmen yeni bir hayat kurmak için direnmeleri ve yeni tanıştıkları insanlarla birbirlerine uzattıkları eller, anlatıdaki karşıtlıkların diğer tarafını da izleyiciye göstermeye başlar. Richard’la hayatları, yaşadıkları mekân, kurdukları ilişkiler şiddeti, ezilmeyi, güvensizliği, huzursuzluğu ve suçluluk duygusunu içerirken yabancılarla kurulmaya başlanan yeni hayat; sevgi, güven, dayanışma ve öz-bağışlamayı içerir. Jude’u sabah donmak üzereyken bulduklarında yardım elini ilk uzatan Jeff olur. Tedavi sırasında Richard’a hastanede yakalanmamak için de Clara, Jude’u Alice’e emanet eder. Alice, iyileştiğinde Jude’u Richard’dan kaçırarak Clara’ya getirir ve Richard karşısına çıktığında onların yerini söylemez. Filmin başlarında insanların hodgâmlığından rahatsızlık duyan Marc, Clara ve çocuklarla bir şeyler paylaşmaya başlar. Clara, ilk defa bir yabancıya, Marc’a, kocasının oğluna şiddet uyguladığını anlatır. Alice de kendi hikâyesini Jeff’le paylaşır. Bu koşullar, kan bağıyla ya da evlilikle kurulan ilişkilerde sağlanamayan güvenin yeni tanıştıkları insanlarla kurdukları “aile”de sağlanabileceğini gösterirken özel alanın iç yüzünü deşifre ettiği gibi yabancı sözcüğüne yüklenen anlamları ters yüz eder. Anlatıdaki birbirine yabancı kişilerin dayanışması, her birinin hayatını yoluna koymasına neden olur. Clara, artık Richard’dan kaçmanın dışında bir şey yapacak gücü kendinde bulur ve boşanma kararı alır. Clara ve çocuklar, iyileşmek için de önemli adımlar atarken filmin diğer karakterleri üzerinden de anlatıdaki temel karşıtlıklardan biri olan şiddet – nezaket karşıtlığının altı çizilir. Terapi grubundaki konuşmasında Alice, insanları hiç kimseye bir yararlarının olmadığı gerçeğiyle yüzleştirir. Şiddet, nezaket, bencillik, yardımlaşma gibi kavramlar, anlatıdaki her karakterin hayatına nüfuz ederek birbirine eklemlenir ve çözümlenir. Yollarının kesiştiği döneme kadar çeşitli zorluklarla boğuşmuş anlatı, kişilerinin karşılaşmaları, onlara eski hayat-yeni hayat, kan bağı-yabancı, şiddet-nezaket, hodgâmlık-dayanışma karşıtlıkları üzerinden hangi yolu seçmeleri gerektiğini deneyimleyerek gösterir. Sonunda Clara boşanır ve Richard işlediği tüm suçlar nedeniyle hapse girer. Onlar için yeni hayat, tam anlamıyla, özgürlükle sonuçlandığında başlamıştır. Anthony, her şeye sıfırdan başlayabilmek için onu ve kardeşini kimsenin tanımadığı bir okula gitmek istediğini söyler. Yeni bir hayata adım atarken eskiye dair mekânları da tamamen terk etmek gerektiğinin farkındadır hepsi. Anthony, kardeşine kendini affettirebilmiştir ve kendi kendini de affedebilmiştir. Masal formunda her zaman görülen son, filmin bu forma yakın atmosferine de uygun biçimde, bu anlatıda da görülmüş ve iyiler kazanırken kötüler, geç de olsa, cezalandırılmıştır. Bu yönüyle izleyicide katharsis sağlanırken Yabancıların Nezaketi, bir tutunamayanlar öyküsü anlatmak yerine her mücadelenin illaki yenilgiyle sonuçlanmayacağını göstererek alternatif bir anlatı kurmayı başarmıştır.

Kaynakça

Parsa, A. F. (2008). “‘Mutluluk Paradoksu’ Greimas’ın Eyleyensel Örnekçesiyle”. Film Çözümlemeleri. Der. Seyide Parsa. Multilingual: İstanbul.

Kandiyoti, D. (2013). Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar: Kimlikler ve Toplumsal Dönüşümler. Çev. Aksu Bora, Feyziye Sayılan, Şirin Tekeli, Hüseyin Tapınç, Ferhunde Özbay. Metis Yayınları: İstanbul.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information