Juliette Binoche, Makao Uluslararası Film Festivali’nde katıldığı bir panelde, daha önce birlikte çalıştığı Jean-Luc Godard, Krzysztof Kieślowski, Leos Carax, Hirokazu Koreeda gibi önemli yönetmenler hakkında açıklamalarda bulundu.

1985 yılında rol aldığı André Téchiné imzalı Rendez-vous filmiyle sinema dünyasında adını geniş kitlelere duyurmayı başaran Juliette Binoche, esas yükselişini Milan Kundera’nın unutulmaz kitabından uyarlanan The Umbearable Lightness of Being ile gerçekleştirdi. Muazzam performanslarıyla sinemaseverleri kendine hayran bırakan Binoche, sadece Fransa sinemasının değil birçok ülke sinemasının aranan yüzü olmuş, yıllar geçtikçe oyunculuğuna sürekli bir şeyler katarak her oyuncunun sahip olmak istediği bir filmografiye erişmişti.

1996 yılında The English Patient filmiyle Oscar kazanan Binoche, kariyerinde sinema tarihinin birbirinden değerli yönetmenleriyle birlikte çalışma şansına da sahip oldu. Bu kadar önemli yönetmenle çalışmak bir oyuncu için bulunmaz bir nimet. Bunun farkında olan Juliette Binoche, Makao Uluslararası Film Festivali’nde katıldığı bir panelde Jean-Luc Godard, Krzysztof Kieslowski, Leos CaraxHirokazu Koreeda gibi önemli yönetmenlerle çalışmakla ilgili açıklamalarda bulundu.

Juliette Binoche: “Jean-Luc Godard ile Birlikte Çalışmak Kariyerim İçin Oldukça Aydınlatıcıydı.”

Juliette Binoche, 1985 yapımı Je vous salue, Marie’de sinema tarihinin en yenilikçi yönetmenlerinden Jean-Luc Godard ile birlikte çalıştı. O dönemde sinema kariyerine yeni başlayan Juliette Binoche usta yönetmen Jean-Luc Godard ile aynı filmde çalışmanın kariyeri için oldukça aydınlatıcı olduğunu dile getiriyor. Bu filmden sekiz yıl sonra Krzysztof Kieślowski’nin Three Colors üçlemesinin ilki Blue’da rol alan Binoche, film hakkında konuşurken Fransız meslektaşlarından ne kadar farklı çalıştığını aklına getiriyor. Kieślowski’nin, her sahnede birden fazla çekim yapmaktan ziyade oyuncudan iyi bir performans elde etmek için farklı yöntemler denemesine izin verdiğini belirtiyor. Yönetmenin prova yapıp sahneyi sadece bir kez çektiğini de sözlerine ekliyor.

Juliette Binoche’un çalıştığı yönetmenler arasında Leos Carax da yer alıyor. Leos Carax ile The Lovers on the Bridge filminde yollarının kesiştiğini söyleyen Binoche, filmdeki karakterinin bir oyuncu için canlandırması zor bir rol olduğunu belirtiyor. Leos Carax, Binoche’tan role hazırlanması için bir süre evsiz olarak yaşamasını istemiş. Rol için bir süre evsiz olarak sokaklarda yaşayan Binoche ise “Biraz tehlikeli durumdaydım, ama iyiydim, filme olan bağlılığım buydu.” sözleriyle role çok inandığı gözler önüne seriyor.

Öte yandan en son, Shoplifters ile Altın Palmiye kazanan Hirokazu Koreeda‘nın Fransızca çektiği ilk filmi The Truth’ta izleyici karşısına çıkan Juliette Binoche, Koreeda ile ilgili görüşlerini de açıkladı. Koreeda ile uzun süredir çalışmak istediğini belirten oyuncu, The Truth sayesinde bunu gerçekleştirdiği için çok mutlu olduğunu söylüyor. Binoche, Koreeda’nın film ekibinde yer alan herkesin onla özel bir ilişki kurmak istemesine çok şaşırdığını söyledi. “Japonya’da yönetmen ekibi var ve sette çok iyi korunuyor. Fransa’da herkes onunla özel bir ilişki kurmak istiyor, Koreeda buna çok şaşırdı.” sözleriyle Japonya ve Fransa’daki set ortamları arasında fark olduğuna dikkat çekiyor.

Her geçen gün kariyerine eşsiz filmler ekleyen Juliette Binoche, yeni filmleriyle sinemaseverlerin beğenisini kazanmaya ve izleyiciyi muazzam filmlerle buluşturmaya devam ediyor. Bize de usta oyuncunun bu filmlerini zevkle izlemek kalıyor.

Kaynak: Deadline

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi