DC Comics çizgiromanlarının en ikonik karakterlerinden Joker‘ın solo filmi geçtiğimiz yıl vizyona girdi ve tüm dünyada sinemaseverler tarafından beğeniyle karşılandı. Joaquin Phoenix‘in etkileyici performansından güç alarak yılın en dikkat çekici filmlerinden birine dönüşen Joker, gişede en iyimser beklentilerin bile üzerine çıkarken, ödül sezonunda da büyük başarı yakaladı.

Alışıldık süper kahraman filmlerinden çok Taxi Driver ve The King of Comedy gibi karakter incelemelerine yakın duran Joker, psikolojik sorunlar yaşayan Arthur Fleck’in, artan yoksuluğun etkisiyle gitgide yozlaşan ve doğduğu günden beri onu görmezden gelen toplumun etkisiyle adım adım deliliğe doğru sürüklenmesini ve Joker’a dönüşme hikâyesini anlatıyor. Todd Phillips‘in yönettiği filmin senaryosu Phillips ve Scott Silver‘ın imzasını taşıyor.

Joker, daha yetişkin bir izleyici kitlesine hitap eden çizgiroman uyarlamalarının da başarılı olabileceğini göstermesiyle önümüzdeki yıllarda da sinema dünyasında etkisini hissettirecek gibi görünüyor.

Hazırlık sürecinden müziklerine, ödül sezonundaki başarısından esin kaynaklarına, geçtiğimiz yılın en başarılı filmlerinden Joker hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

Joker Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Martin Scorsese’nin Yönetmesi İsteniyordu

Todd Phillips kendi versiyonunu hayatına geçirmeden önce Martin Scorsese bir Joker filmi çekme fikri üzerinde duruyordu. Warner Bros. da Joker filmini Scorsese’nin yönetmesini, Arthur Fleck’i ise Leonardo DiCaprio‘nun canlandırmasını istiyordu. Ancak süper kahraman filmlerine pek sıcak bakmadığı artık herkesçe bilinen Scorsese, sonunda Joker’ı yönetme fikrine de pek sıcak bakmadı ve bunun yerine The Irishman için hazırlıklara başladı. Duyurulduğu ilk dönemde Todd Phillips versiyonunun yapımcıları arasında Scorsese’nin de adı geçse de usta yönetmen sonunda yapımcı olarak da filmde yer almamaya karar verdi. Ancak Scorsese’nin yapımcı ortağı Emma Tillinger Koskoff, filmde yapımcı olarak kalmaya devam etti ve hazırlık sürecinde önemli bir rol üstlendi.

Joaquin Phoenix, Todd Phillips’in Joker İçin Düşündüğü Tek İsimdi

Warner Bros., Martin Scorsese ile görüştüğü dönemde Arthur Fleck rolü için Leonardo DiCaprio’nun peşine düşmüş olsa da, projenin Todd Phillips’e emanet edilmesinin ardından rol için sadece tek bir isim gündeme geldi: Joaquin Phoenix. Joker gibi dikkat çekici bir rol söz konusu olduğunda normalde onlarca isim anılıp sonunda bir kişi rolü alırken bu filmde sadece Phoenix’in rolle anılmasının sebebi, Todd Phillips’in en başından beri rol için Phoenix’i düşünmesi. Phoenix’i filmde rol almaya ikna etmesi gereken Phillips, başarılı oyuncunun rolü kabul ettiği bir an olmadığını, ön hazırlı süreci devam ederken bir gün sete gelip Arthur için tasarladıkları kostümleri denemeye başladığını söylüyor.

Joaquin Phoenix’in Hazırlık Süreci

Joaquin Phoenix, role hazırlanmak için çoğu gün tek bir elmadan başka bir şey yemediği oldukça sıkı bir diyet uyguladı ve bu şekilde yaklaşık 23 kilo verdi. Karakterinin önemli bir yansıması olan gülüşünü nasıl yapacağını belirlemek için kapsamlı bir araştırma yapan Phoenix, Todd Phillips’in şeytani değil acıklı olarak tarif ettiği gülüşü oturtmak için patolojik gülme rahatsızlığından muzdarip olan hastaları örnek aldı. Phoenix ayrıca rolü için hazırlanırken Buster Keaton ve Ray Bolger gibi sessiz film yıldızlarının hareketlerini inceledi.

Hildur Guðnadóttir Müzikleri Önceden Besteledi

Film çekilmeden önce müziklerinin bestelenmesi Hollywood’da pek gördüğümüz bir uygulama olmasa da, Todd Phillips, filmin müziklerini emanet ettiği Hildur Guðnadóttir’den çekimler başlamadan önce müzikleri bestelemesini istedi. Yönetmen, filmin tonunu belirlemek ve oyuncularına anlatmak için Guðnadóttir’in bestelediği müzikleri sette kullandı. Joker’ın en güçlü yanlarından birinin müzikleri olduğunu göz önüne aldığımızda, pek alışık olmadığımız bu uygulamanın muhteşem sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Akademi de aynı görüşte olsa gerek ki Hildur Guðnadóttir, Joker için bestelediği müziklerle En İyi Müzik Oscarı’nı kazandı ve bu ödülü tek başına kazanan ilk kadın besteci olarak tarihe geçti.

Doğaçlama Çekilen Sahneler

Hildur Guðnadóttir’in müziklerinin ve Todd Phillips’in doğaçlamaya alan açan yönetiminin film üzerindeki etkisinin en net görüldüğü sahne, Joker’ın metroda üç kişiyi öldürdükten sonra umumi bir tuvalete saklanıp burada dans ettiği sahne. Arthur Fleck’in yavaş yavaş Joker’a dönüştüğüne şahit olduğumuz bu sahne, aslında senaryoda oldukça farklı şekilde yazılmış. Ancak çekim günü geldiğinde Phillips ve Phoenix karakterin bu sahnede farklı şekilde davranması gerektiğine karar vermiş. İkili bunun yerine nasıl bir sahne çekebileceklerini düşünürken, Phillips başrol oyuncusuna Hildur Guðnadóttir’in bestelediği bir parçayı dinletmiş. Bu besteyi duyan Phoenix, müzikle birlikte dans etmeye başlamış ve sonuçta hafızalara kazınan o dans sahnesi ortaya çıkmış.

Sette yeni fikirlere açık bir yönetmen olan Todd Phillips’in birçok sahnede çekimden önce senaryoyu gerekli gördüğü şekilde ya da oyunculardan gelen fikirlere göre değiştirmesi, sadece Phoenix’in değil Robert De Niro ve Zazie Beetz gibi diğer oyuncuların da doğaçlama performanslar sergilemesini gerektirmiş.

Esin Kaynakları

Aksiyon yanı ağır basan alışıldık bir çizgiroman uyarlaması çekmektense 1970’lerin sonu ile 1980’lerin başında çok iyi örneklerini gördüğümüz karakter incelemelerine yakın duran bir film çekmek isteyen Todd Phillips, bu amaç doğrultusunda hikâyesini, o yılların New York’unu bir hayli andıran bir Gotham’da kurdu. 1981 yılında geçen filmin en belirgin esin kaynakları Martin Scorsese imzalı The King of Comedy ve Taxi Driver. Ancak film aslında o dönemin New York’un da geçen pek çok filmden ilham alıyor. The French Connection, Death Wish, The Warriors filmdeki Gotham’ın tasarımına ilham kaynağı olan filmlerin başında geliyor. 1928 yapımı sessiz film Gülen Adam – The Man Who Laughs ise hikâyesiyle filmin esin kaynakları arasında yer alıyor.

Filmin en akılda kalıcı repliklerinden “Eskiden hayatımın bir trajedi olduğunu düşünürdüm ama şimdi fark ediyorum ki bir komediymiş”, Charlie Chaplin‘in “Hayat yakından bakıldığı bir trajedi ama uzak çekimde bir komedidir” sözünden esinlenerek yazılmış. Ayrıca filmde Chaplin’e göndermeler bulunuyor. Arthur’un gittiği sinema salonunda gösteirlen film Modern Times. Joker’ın ilk fragmanında kullanılan Smile şarkısı da Modern Times için hazırlanan bir şarkı.

Çıkarılan Sahneler

Joker’ın vizyona giren versiyonu 122 dakikaydı. Todd Phillips verdiği bir röportajda filmin ilk kurgusunun 155 dakika olduğunu söylemişti. Bu da filmden pek çok sahnenin çıkarıldığı anlamına geliyor. Çekimler sırasında setten paylaşılan görüntüler de hiç görmediğimiz sahnelerin çekildiğini gösteriyor. Phillips, bu sahnelerden birini yaş sınırının daha da yükselmemesi için kestiklerini söylüyor. Yönetmen, Arthur’un bir küvette olduğu bu sahnenin pornografik olmadığını ama tam anlamıyla delice olduğunu söylüyor, bu yüzden de filmde yer alması hâlinde yaş sınırının yukarı çekileceği düşünüyor.

Arthur Fleck’in Güvenilmez Bir Anlatıcı Olması

***Bu madde Joker ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Arthur Fleck ile Sophie (Zazie Beetz) arasındaki ilişkinin tamamen Arthur’un kafasında yarattığı bir sanrı olması, aslında filmin genel hikâyesine dair önemli ipuçları barındırıyor. Filmin sonunda aslında tüm bu hikâyeyi anlatanın Arkham’da psikiyatristiyle konuşan Arthur olduğunu fark ediyoruz. Sophie’yle yaşananların ibaret olması, Arthur’un bir anlatıcı olarak güvenilmez olduğunu gösteriyor. Todd Phillips de bu durumu doğruluyor ve bir anlatıcı olarak Arthur’a güvenemeyeceğimiz söylüyor. Yani aslında bazı izleyiciler tarafından pek inandırıcı bulunmayan sahneler -Arthur’un kaza yapan polis arabasından çıkarılıp kalabalık tarafından kutlanması gibi- tamamen Arthur’un hayal gücünün ürünü olabilir.

Joaquin Phoenix ve Robert De Niro Arasındaki Anlaşmazlık

Her ne kadar Robert De Niro, Joaquin Phoenix’in favori oyuncularından biri olsa da iki oyuncunun role hazırlanma metotlarının zıt olması ikilinin hazırlık sürecinde sorun yaşamasına neden oldu. Todd Phillips, Phoenix’in zoraki bir şekilde senaryo okumasına gelmesiyle sonuçlanan tartışmayı şöyle anlatıyor: “Bob (De Niro) beni aradı ve ‘Ona söyle o bir aktör ve orada olması gerekiyor, tüm filmi duymak istiyorum ve hepimiz bir odada bir araya gelip senaryoyu okuyacağız.’ dedi. Joaquin ‘Hayatta bir senaryo okumasına girmem.’ derken Bob ‘Çekimlerden önce senaryo okuması yaparız, bizim işimiz bu.’ dediği için kendimi oldukça zor bir durumda buldum.”

Sonunda De Niro’nun Manhattan’daki ofisinde bir araya gelerek ekiple birlikte senaryoyu baştan sona okuduklarını söyleyen Phillips, Joaquin Phoenix’in tüm bu süreç boyunca diyaloglarını gevelediğini, okuma sona erince de bir köşeye geçip sigara içtiğini belirtiyor. Yönetmen ayrıca senaryo okunduktan sonra De Niro’nun baş başa konuşmak için Phoenix’i ofisine davet ettiğini fakat tüm bu süreç yüzünden kendini iyi hissetmeyen Phoenix’in bu teklifi reddederek eve gitmesini gerektiğini söylediğini ifade etti. Ön hazırlık sürecinde yaşanan bu anlaşmazlığının sonucu olarak çekimler boyunca Phoenix ve De Niro birbirleriyle neredeyse hiç konuşmadı.

Şiddete Teşvik Ediyor Tartışması

Joker, dünya prömiyerini yaptığı 76. Venedik Film Festivali’nde beğeniyle karşılanmış olsa da, ilk gösteriminin ardından kendisini bir tartışmanın odağında buldu. Çünkü bazı sinema yazarları şiddeti haklı göstermekle suçladıkları bu filmin insanları şiddete teşvik edeceği görüşündeydi. Toplumu kargaşaya sürükleyen kötü bir karakterin kahraman gibi gösterilmesinin sorumsuzca olduğunu düşünenler filmi sert bir dille eleştirirken, Aurora Sineması saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınları da Warner Bros.’a bir mektup göndererek Joker filminin benzer olayların önünü açacağını belirterek endişelerini dile getirdi. Hatta 2012’de 12 kişinin hayatını kaybettiği sinemada film gösterilmedi. Neyse ki Joker filmi herhangi bir şiddet olayına neden olmadı ve bu suçlamalarının yersiz olduğu anlaşıldı.

Arthur Fleck’in Protestolarda Sembol Hâline Gelmesi

Joker iddia edildiği gibi şiddet olaylarına neden olmadı, ancak bu durum insanlar üzerinde büyük bir etki bıraktığı gerçeğini değiştirmiyor. Joaquin Phoenix’in Arthur Fleck’i bir direniş sembolü hâline geldi. Irak, Lübnan, Şili, Hong Kong gibi dünyanın farklı köşelerinden ülkelerde gerçekleşen protestolarda Arthur Fleck sık sık karşımıza çıkan bir figür olmaya başladı.

Bronx’taki Joker Merdivenleri

Geniş izleyici kitlesine ulaşan filmde Joaquin Phoenix’i dans ederken gördüğümüz merdivenler, filmin çıkışının ardından sinemaseverler ve turistler için popüler istikamet hâline geldi. Bronx’ta yer alan bu merdivenler adeta insan akınına uğradı. Öyle ki bir süre sonra bu lokasyon Google Maps’te “Joker merdivenleri” olarak gösterilmeye başladı. Merdivenlerin bulunduğu semtte yaşayan insanlar ise fotoğraf çekmek için buraya akın eden kalabalıktan bir hayli rahatsız.

Ödül Sezonundaki Başarısı

Özellikle süper kahraman hikâyeleriyle bağlantılı çizgiroman uyarlamaları ödül sezonunda genelde pek kabul görmüyor olsa da, Joker bunu kırmayı başardı. Dünya prömiyerini yaptığı 76. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanarak büyük bir başarıya imza atan film, bu başarısını tüm ödül sezonu boyunca sürdürdü. En İyi Film dâhil 11 dalda Oscar adaylığı alan film, Joaquin Phoenix ve Hildur Guðnadóttir’in kazandığı Oscarlar’la birlikte törenden iki ödülle dönmeyi başardı. Joker, Black Panther’dan sonra En İyi Film kategorisinde Oscar adaylığı kazanan ikinci film oldu. Öte yandan aldığı 11 adaylık, Joker’ı bugüne kadar en çok Oscar adaylığı kazanan çizgiroman uyarlaması yaptı.

Gişe Başarısı

Film ödül sezonunda olduğu gibi gişede de büyük başarı yakaladı ve 18+ yaş sınırıyla gişede 1 milyar dolar hasılat ulaşan ilk film oldu. 60 milyon dolarlık bütçesine karşı 1 milyar dolar gişe hasılatına ulaşan film, böylece Warner Bros.’a neredeyse 500 milyon dolar kazandırarak Avengers: Infinity War gibi çok daha büyük bütçeli filmler kadar büyük bir kâr elde etti.

Devam Filmi İhtimali

Her ne kadar Todd Phillips Joker’ı tek filmlik bir hikâye olarak tasarlamış ve Joaquin Phoenix bu rolü tek film için kabul etmiş olsa da, filmin gördüğü büyük ilgi ve gişede yakaladığı başarı devam filmi söylentilerini beraberinde getirdi. Joaquin Phoenix de verdiği bir demeçte devam filmi hakkında Todd Phillips ile konuştuğunu söyledi. Devam filmi için oldukça istekli olan Warner Bros., projeye kasım ayında yeşil ışık yaktı. Bu noktada yeni bir Joker filmin hayata geçirilmesi için gereken tek şey Todd Phillips ve Joaquin Phoenix’in bir devam filmi için yeniden bir araya gelmeye karar vermesi.

Kaynak: IMDb, BuzzFeed, BoredPanda, CNN

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information