Yarattığı evrende The Continental adlı uluslararası suikast şebekesi içerisinde dönen olaylara odaklanan John Wick, son yılların en başarılı aksiyon serilerinden birine dönüştü. Keanu Reeves‘in başrolünde yer aldığı, nefes kesen aksiyon ve dövüş sahneleri ile adından söz ettiren seri ilk olarak 2014 yılında izleyicilerle buluştu.  Ardından 2017 yılında ikinci ve geçtiğimiz yıl John Wick: Chapter 3 – Parabellum adıyla son filmi de vizyona girdi.

The Continental örgütünün üyesi ve eski bir suikastçı olan John Wick, eşinin ölümünden sonra geride bırakmak istediği suç dolu hayatından kopamaz ve tekrardan bu şebeke içine çekilir. Köpeğinin öldürülmesinden sonra intikam almak için geri dönen John Wick, yalnızca bir suç ve takip hikâyesine dâhil olmakla kalmıyor, ayrıca The Continental içerisindeki güç dengelerini de değiştirmeye başlıyor. Oyuncu kadrosunda Ian McShane, Laurence Fishburne, Halle Berry, Ruby Rose gibi isimlerin yer aldığı seri; Chad Stahelski, David Leitch ve Derek Kolstad öncülüğünde hazırlanıyor yapıyor. Kolstad her üç filmin de senaryosunu yazarken Stahelksi de her üç filmde de yönetmen koltuğuna oturdu. İlk filmi Stahelksi ile birlikte yönettikten sonra farklı projelere yönelen Leitch ise yürütücü yapımcı olarak serinin şekillenmesine katkıda bulunmaya devam etti.

Tüm zamanların en iyi aksiyon filmleri arasında gösterilen yapımlardan oluşan John Wick serisi hakkında mutlaka bilinmesi gereken detayları derledik.

John Wick Serisi Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Dublörler

Serinin yönetmeni olan Chad Stahelski, The Matrix serisinde Neo karakterini canlandıran Keanu Reeves’in dublörüydü. İlk filmin yönetmenlerinden David Leitch ve Stahelski, Matrix serisinde dublör kordinatörü olarak görev almış ve etkileyici dövüş koreografileri hazırlanmasında büyük rol oynamışlardı.

John Wick serisinde de dublörlere büyük iş düştü. Stahelski verdiği bir röportajda filmde yer alan dublörleri film boyunca birkaç kez kullandıklarını söyledi. Farklı insanlar olarak görünmeleri için saç stillerini değiştirdiklerini, bu yüzden de korumaların ve diğer adamlarının oldukları sahneler önce uzun saç ve sakalla çekildiği belirti. Kel karakterlerin olduğu sahneler ise en son çekildi. Keanu Reeves, serinin ikinci filminde sahnelerinin neredeyse yüzde 95’inde dublör kullanmadı. Yalnızca John Wick’e araba çarptığı ve Cassian ile kavgası sırasında merdivenlerden düştüğü sahnede rolü dublörü canlandırdı.

Orijinal John Wick Karakteri

Serinin orijinal senaryosunda John Wick, altmışlarının ortasında, şu anki hâline göre daha yaşlı bir karakter olarak yazılmıştı. Yapımcılar bu nedenle daha yaşlı bir aktörün oynamasını düşünmüşlerdi. Ancak Thunder Road Pictures Başkanı Basil Iwanyk bu fikre olumsuz yaklaşmış ve “bunun yerine gerçekten yaşlı olmayan ama sinema dünyasında iz bırakmış deneyimli birini” aramaya karar vermiş.

Filmin Esinlendiği Hikâye

John Wick’in hikâyesinin esin kaynağı, sinemaya uyarlanan Lone Survivor romanını yazan eski Amerikan deniz komandosu Marcus Luttrell‘in Afganistan’daki görevi bitip Amerika’ya döndükten sonra yaşadığı bir olay. Luttrell’in adını Dasy koyduğu yavru labradoru vardı. 1 Nisan 2009 günü gece saat 1 sularında Luttrell, bir silah sesi ile uyanıyor ve dört kişinin arabayla uzaklaştığını görüyor. Köpeği Dasy’nin yaralanmış bir şekilde yattığını görüyor. Luttrell 9mm Beretta tabancasını alıp adamları, polis yakalayana kadar kamyonuyla dört ilçede kovalıyor. Luttrell ile alay edip onu öldürmekle tehdit eden adamlar yaptıklarından dolayı hiç pişmanlık duymadıklarını gösteriyorlar. Sonrasında hayvana eziyetten dolayı mahkûm ediliyorlar. Luttrell sonrasında “Onları bağışladım, çünkü yeterince insan öldürmüştüm” ifadelerini kullanmıştı.

John Wick’in Eşinin Ölümünün Etkisi

Filmde John Wick’in eşinin ölümü, 2001 yılında bir araba kazasında kız arkadaşı Jennifer Syme’i kaybeden Keanu Reeves için role duygusal bir anlam kazandırıyor. Reeves ile Syme’in 1999’da ölü doğan bir çocukları oluyor. Syme’in araba kazasının depresyon için kullandığı ağır ilaçların etkisi ile olduğu söyleniyor ve raporlarda kaza anında öldüğünü yazıyor. Keanu Reeves, bu duygusal etkiyi eşi ölen John Wick karakterini inşa ederken kullanıyor.

The Matrix Göndermeleri

Serinin ikinci filminin sonunda Winston’ın John Wick’e aforoz edildiğini ve ayrıcalıklarını kaybettiğini söyledikten sonra New York Central Park’ta Bethesda Çeşmesi önünde buluştukları sahnede John Wick neden hâlâ öldürülmediğini soruyor. Winston sonrasında telefondan “Şimdi!” deyip astlarına işaret ederek parktaki herkesin donmasını ve John Wick’e bakmasını sağlıyor. Bu sahnenin bir benzeri The Matrix serisinde yer alıyor. The Matrix’in ilk filminde, Morpheus’un Neo’ya herkesin muhtemel bir düşman olabileceğini anlatırken operatöre programı durdurmasını söylüyor ve o an oradaki herkes donuyor. Bu sahnede de bir çeşme bulunuyor.

John Wick, Laurence Fishburne’ün canlandırdığı The Bowery King karakterine “Sanırım bir seçim yapman gerekiyor” diyor. Bu, Fishburne’ün hayat verdiği Morpheus’un The Matrix’in başında Neo’dan bir seçim yapmasını istemesine bir gönderme. Ancak bu kez roller değişiyor. Yine bir sahnede Wick The Bowery King’e “I am the only one to help you” (“Ben sana yardım edebilecek tek kişiyim”) diyor. Matrix’te Morpheus, Neo’nun seçilmiş kişi, yani “The One” olduğuna inanıyor.

Enter the Dragon

Yönetmen Chad Stahelski, serininin ikinci filmini hazırlarken, daha ortada bir hikâye yokken aynalı odadaki dövüş sahnesini tasarlıyor. Çünkü 1973 yapımı Enter the Dragon filminde Bruce Lee ile Mr. Han’ın aynalı odadaki dövüş sahnesini yeniden yaratmak istiyor. Bu yüzden değişen, parlayan aynalarla dekore edilen bir müzede dövüş sahnesi ile filmi sonlandırıyor. Stahelski, bu sahne ile Bruce Lee’ye saygı duruşunda bulunuyor. Sahne aynı zamanda 1974 yapımı The Man with the Golden Gun filmindeki labirent sahnesini de anımsatıyor.

Parabellum

Serinin üçüncü filminin adı John Wick: Chapter 3 – Parabellum olarak geçiyor. Parabellum “Barış istiyorsan savaşa hazırlan.” anlamına gelen Latince “Si vis pacem, para bellum.” sözünden geliyor. Aynı zamanda 9mm tabanca mermi kovanı için de söylenen bir söz. Bu ifade filmde üç yerde geçiyor. Başlangıçtaki balerin kızın sırtında bir dövme olarak ve otelin dışındaki bir otobüs kapısında görülebiliyor. Diğeri ise filmin sonlarında Winston tarafından yüksek sesle söyleniyor.

Sahra Çölü Sahnesi

Keanu Reeves, Sahra Çölü’nü ilk kez üçüncü filmin çekimleri sırasında görüyor. Reeves, hayranlığını “Ne büyülü, muhteşem bir yer” şeklinde dile getiriyor. Çöldeki sahne ile ilgili olarak da “O kum tepelerinde koyu John Wick kostümleri ile yürümek çok zorlayıcıydı ama harika bir sahne” ifadelerini kullandı. Yapımcılar aslında Humphrey Bogart‘ın oynadığı 1942 yapımı Casablanca filmine bir gönderme olması için John Wick’i Fas’a göndermek istemişler. Casablanca’daki Rick’s Place, The Continental’a bir ilham kaynağı. Filmin yönetmeni Chad Stahelski “Tüm suikastçıların dünyada gideceği, sokağın tehlikelerinden sığınacağı tek yer fikri ilk buradan çıkmıştı” ifadelerini kullanıyor.   

Mitolojideki Charon’a Bir Gönderme

Lance Reddick, adı Charon olan Otel Müdürü rolünü canlandırıyor. Yunan mitolojisinde Charon, ölülere hakim olan yer altı tanrısı Hades’in yer altına geçerken geçtiği Styx nehrindeki botu kullanan karakterdir. Güvenli geçiş için Charon’a ödeme yapılmalıdır. Lance Reddick bu yüzden altın parayı otelde cebine koyuyor. John bir anlamda güvenli geçiş için para ödüyor.

John Wick Rolü İçin Adaylar

Keanu Reeves’in canlandırdığı John Wick rolünü oynaması için Sylvester Stallone, Dolph Lundgren, Jean-Claude Van Damme, Bruce Willis, Kurt Russell, Nicolas Cage, Kevin Costner, Johnny Depp ve Jason Statham gibi isimler düşünülmüş.

John Wick’e İlham Kaynağı Olan Filmler

Hong Konglu yönetmen John Woo‘nun 1989 yapımı The Killer filmi, filmin esin kaynaklarından biri. Neredeyse yirmi yıl önce Reeves, filmin İngilizce yeniden çevrimi için 7 milyon dolarlık bir teklif almıştı. Ayrıca yönetmen Chad Stahelski, 1966 yapımı The Good, the Bad and the Ugly, 1967 yapımı Point Blank, 1970 yapımı Le cercle rouge filmlerinin de John Wick için ilham kaynağı olduğunu açıklamıştı.

Ian Mcshane’in Winston Rolü İçin Adaylar

Winston karakterini canlandıran Ian Mcshane rolü için Al Pacino, Michael Douglas, Bruce Dern, Robert De Niro, Christopher Walken, Rutger Hauer, Liam Neeson ve Christoph Waltz gibi isimler düşünülmüştü.

Scorn

Senaryonun ilk versiyonunda filmin adı Scorn olarak geçiyordu. Benzer olmasına rağmen son film oldukça farklıydı. Örneğin, John Wick yetmişlerine yaklaşan çok daha yaşlı bir karakterdi ve ilk 25 sayfada hiç diyaloğu yoktu. Köpeği ise 18 yaşındaydı. Son filmde öldürülen köpeği, ölen karısının son armağanıydı. Wick bunun üzerine intikam almaya başlıyordu. Öldürdüğü kişi sayısı daha azdı. İlk taslakta 6 ile 12 kişi arasında insan ölüyordu.

Yunan ve Roma Mitolojilerine Yapılan Göndermeler

Lance Reddick’in Charon karakterinde olduğu gibi seride başka birçok referans da bulnuyor. Ruby Rose’un canlandırdığı Ares, Yunan savaş tanrısının adıdır. Common’ın karakteri Cassian da Romalı aziz John Cassian’a veya Romalı tarihçi Cassius Dio’ya bir referans olabilir. Franco Nero’nun Julius karakteri de Jül Sezar’a bir referanstır. İlk filmde Willem Dafoe’nun Marcus ve John Leguizamo’nun Aurelio karakterleri de Roma İmparatoru Marcus Aurelius’a bir gönderme. Hatta John Wick’in eşi Helen de Truvalı Helen’e bir gönderme olarak kabul edilebilir.

Devam Filmleri ve Spin-off Projeleri

Üçüncü filmi geçtiğimiz yıl vizyona giren John Wick serisinin 4. ve 5. filmleri de duyuruldu. Lionsgate şirketi henüz dördüncü film çekimleri başlamadan serinin beşinci filminin de müjdesini verdi. 4. ve 5. filmler 2021 yılında arka arkaya çekilecek. Daha önce 21 Mayıs 2021 tarihinde vizyona gireceği açıklanan John Wick 4’un koronavirüs salgını dolayısıyla vizyon tarihi 27 Mayıs 2022’ ertelenmişti. 

Devam filmlerinin yanı sıra serinin spion-off projeleri de hazırlanıyor. John Wick evreninde geçen ve ailesi öldürülen bir kadın suikastçıya odaklanan Ballerina filmi vizyona girecek. Filmin senaryosunu serinin 3. filminde de yer alan Shay Hatten yazıyor. Keanu Reeves, Chad Stahelski, Erica Lee gibi isimler filmin yapımcıları arasında yer alıyor.

Diğer bir proje ise spin-off dizisi The Continental. Starz kanalı tarafından hazırlanan dizi dördüncü filmden sonra ekranlara gelecek. Dizide, filmlerde adını sıkça duyduğumuz ve uluslararası bir suikastçı şebekesi olan The Continental otelinin ana hikâyesi işlenecek.

Kaynak: IMDB – John Wick, John Wick: Chapter 2, John Wick: Chapter 3 – Parabellum

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information