6ggzm-7y_sM

Tüm zamanların en özgün sinemacılarından biri olan John Waters’ın sinemasını mercek altına alan video, yönetmenin filmlerinin temel özelliklerini gözler önüne seriyor.

John Waters deyince aklımıza gelen ilk kelime “farklı” belki de. Zira onun filmleri de tam olarak bu tanımın karşılığını vermek üzere çekilmiş yapımlardır. Absürt ya da ofansif içerikleriyle dikkat çeken bu filmler, doğrudan konvansiyonel sinema pratiklerince yaratılmış seyirci beklentilerini boşluğa düşürmek için kurgulanmış gibidirler. Bu anlatılarda gördüğümüz karakterler, bu karakterlerin eylemleriyle bu amacı destekler. John Waters kendi sinematik üslubuyla ilgili şöyle bir ifade kullanır: “Benim filmlerim, toplumun düşüncelerini dezavantaj olarak algılayan, ‘bozukluk’ olarak tanımlanan özelliklerini abartan ve bunu bir kazanma yöntemine çeviren insanlarla ilgilidir.” YouTube’daki KingMickable isimli kanalda yer alan bir video, Waters’ın sinemasının üzerine kurulu olduğu kavramları inceliyor.

John Waters Sinemasının Yapı Taşları

Camp, Susan Sontag’ın Notes on Camp isimli denemesinde kullanılmış ve sonrasında yaygınlaşmış bir sanatsal yaklaşımdır. Bu yaklaşım kabaca; içerikten çok, dışa vurmaya, alaycılığa, abartıya dikkat çekme temeline dayanır. John Waters’ın hemen hemen tüm filmleri bu yaklaşımla bezelidir. Özellikle birçok filmde birlikte çalıştığı drag queen Divine ya da gerçek adıyla Harris Glenn Milstead üzerinden girer bu kavram Waters’ın filmlerine. Divine’ın ana kadın karakteri canlandırdığı filmlerdeki “abartılı” performansları, genel izleyicinin sinemadaki kadın temsilleriyle şekillenen beklentilerini yerle yeksan eder.

Waters’ın filmlerinin birçoğu, mutlu, huzurlu ve muhafazakar Amerikan banliyölerinde geçer. Sınırları kesin ve kalın çizgilerle çizilmiş bu portre, yönetmenin anlatılarının ezber bozan yapısıyla sarsılır ve ironik bir dille alaşağı edilir. Waters sinemasına komedi unsurlarını da katan bu yaklaşım, özellikle Pink Flamingos’ta gördüğümüz, pisliğin “övülmesi”de kolaylıkla görünür olur. Bu şekilde yönetmen, kanıksanmış olan tüm kavramlara doğrudan saldırır – ama komedi tonunu elden bırakmadan.

Bu iki unsurun umarsızca kullanılışı John Waters sinemasının şok edici yapısının temelini oluşturur. Camp ve ironinin baskın kullanımı, yönetmenin bugün sahip olduğu, bağımsız sinemanın tavizsiz ustası statüsünün yapı taşlarıdır. O toplumun kabul ettiği tüm kuralların karşısında dimdik ve pisliğe bulaşmaya çekinmeden durmakla yetinmez, politik bir tavır olarak tüm tabuları yıkar.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information