Bu yıl The Dead Don’t Die ile sinemaseverlerin karşısına çıkan Jim Jarmusch, Little White Lies’a verdiği röportajda Donald Trump, gençlerin kültür üzerindeki etkileri ve zombi filmleri gibi birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Night on Earth, Dead Man ve Only Lovers Left Alive gibi unutulmaz filmleriyle sinemaseverlerin gönlünde yer etmeyi başaran Jim Jarmusch, bu yıl yeni filmi The Dead Don’t Die ile sinemaseverlerin karşısına çıktı. Dünya prömiyerini 72. Cannes Film Festivali’nde yaptıktan sonra geçtiğimiz ay birçok ülkede vizyona giren The Dead Don’t Die’da zombi filmlerine kendine has üslubuyla farklı bir yorum katan Jarmusch, geçtiğimiz günlerde Little White Lies’a verdiği röportajda zombi filmlerinden Donald Trump’a uzanan birçok farklı konuda görüşlerini paylaştı.

Donald Trump ABD Başkanı seçildikten sonra çektiği ilk film olan The Dead Don’t Die’ın bu durumdan nasıl etkilendiği sorulan Jarmusch, Donald Trump’ın kendisini hiç mi hiç ilgilendirmediğini, kendisini asıl üzenin ise Trump’ı sevmeyen arkadaşlarının günün her saatini Trump ne yapmış, ne tweet atmış diye bakarak geçirmesi olduğunu ifade etti. Jarmsuch, “Ama benim için hiçbir anlam ifade etmiyor, sadece bir reality TV sunucusu. Beni asıl ilgilendiren karşı karşıya olduğumuz ekolojik kriz ve Trump’ın arkasındaki kurumsal güçler.” diye ekledi.

Jim Jarmusch: “Zombiler İnsanların Uyuşukluğu ile İlgili Etkili Bir Metafor”

The Dead Don’t Die’ın ekolojik teması ve zombi filmleri hakkında ne düşündüğü sorulan usta yönetmen, zombilerin insanların uyuşukluğu ile ilgili etkili bir metafor olduğunu ifade etti. Zombilerin etraflarındaki dünya ile bağ kuramayan, empatiden yoksun boş vücutlar olduğunu belirten Jarmusch, bu zombi temsilinin George A. Romero ile ortaya çıktığını ifade etti. Romero’dan önce zombilerin başkası tarafından kontrol edilen voodoo canavarları gibi olduğunu hatırlatan yönetmen, Romero’dan sonra zombilerin sosyal düzen içinden çıkan ve aslında bizi yansıtan varlıklara dönüştüğünü belirtti. Jarmusch’a göre zombiler aynı zamanda kurbanlar, çünkü aslında insanların yaptığı aptalca bir şey sonucu ortaya çıkıyorlar. Zombileri pek sevmediğini, vampirleri daha çok tercih ettiğini söyleyen Jarmusch, The Walking Dead gibi zombi dizilerini hiç izlemediğini belirtti. Ancak başarılı yönetmenin beğenisini kazanan zombi filmleri de yok değil. Jarmusch özellikle Train to Busan’dan bir hayli etkilenmiş görünüyor.

***Yazının bundan sonraki bölümü The Dead Don’t Die ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Zombilerin öldüğünde toz olup gittiği The Dead Don’t Die’da neden alışıldık zombi filmlerinden farklı bir yol izlediği sorulan başarılı yönetmen, bu fikrin görsel olarak kendisini cezbettiğini ve her yerden kan fışkıran bir film yapmak istemediğini belirtti. Filmi yazarken bu fikir hakkında düşündüğünü ve aslında yüzde 75 sıvıdan oluştuğumuzu fark ettiğini söyleyen Jarmusch, “Vay canına, aslında bir su balonuyla sosisin karışımı gibiyim” diye düşündüğünü belirtiyor. Filminde zombilerin dönüştükten sonra da eski kişiliklerinden izler taşıdıkları ve alışık oldukları yerlere gittikleri hatırlatılan Jarmusch, bir zombiye dönüşse kendisini nerede bulacağımız sorusuna şöyle cevap veriyor: “Bir müzik aletleri dükkanı olabilir ya da bir kitapçı. Veya beni bir film dükkanında bulabilirsiniz. (Zombi taklidi yaparak) Kau-ris-mä-ki.”

The Dead Don’t Die’ın sonunda sadece Tom Waits tarafından canlandırılan Hermit Bob ve üç gencin hayatta kalmasının ne anlama geldiği sorulan Jarmsuch, Hermit Bob’un tüketim kültüründen uzaklaşmayı temsil ettiğini ve hayatta kalmak için aslında hepimizin bunu yapması gerektiğini ifade etti. Filmdeki üç gencin hayatta kalmasının başlıca sebebi ise Jarmsuch’un gençlere karşı olan sevgisi. Gençlerin kültürümüzü tanımladığını belirten Jarmusch, bu argümanını desteklemek için Mary Shelley, Arthur Rimbaud ve Carole King gibi isimlerin genç yaşta imza attıkları işleri referans veriyor. Jarmusch, filmindeki gençlerin umudu temsil ettiğini ve gençleri çok sevdiği için onları zombi olarak görmemizi istemediğini ifade etti.

The Dead Don’t Die ile ilgili eleştiriler filmin Jim Jarmusch’un en iyi işlerinden biri olmadığını gösterse de usta yönetmenin zombi türüne nasıl bir bakış getirdiğini görmek için heyecanlı bekleyişimiz sürüyor. Ne var ki filmin haklarını Focus Features’ın satın almış olması Jarmusch’un yeni filmini sinemada izleme şansımızın oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Zira Focus Features, Universal Pictures bünyesinde yer alıyor. Bu da filmin Türkiye’deki haklarının UIP’de olacağı anlamına geliyor ve UIP, The Dead Don’t Die gibi gişede yüksek rakamlara ulaşması beklenmeyen filmleri genelde vizyona sokmuyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information