rLSm2RSpVKI


James Gandolfini’nin The Sopranos dizisindeki performansını mercek altına alan video essay, başarılı oyuncunun karakterinin duygularını yansıtma konusundaki ustalığını gözler önüne seriyor.

HBO’da 1999-2007 yılları arasında yayınlanan The Sopranos, tüm zamanların en iyi dizileri arasında gösteriliyor. Tony Soprano adında bir mafya liderinin aile ve mafya içi ilişkilerini ustalıkla işlemeyi başaran dizi, başarısını birçok ödülle de taçlandırdı. Ayrıca yapım ve oyunculuk kategorilerinde toplamda 5 kez Altın Küre ödülünün sahibi oldu. Dizinin bu başarısının altında yatan en önemli etkenlerden biri de şüphesiz Tony Soprano karakterine hayat veren James Gandolfini’nin performansı. Nerdwriter1 kanalının Gandolfini’nin oyunculuğuna odaklandığı video essay, oyuncunun karmaşık sekanslarda sahnenin duygusunu karakter ile nasıl bütünleştirdiğini ve izleyiciyi nasıl içine çektiğini mercek altına alıyor.

Hazırlanan video essay’de The Sopranos 5. sezon 10. bölümünde Tony Soprano’nun psikiyatristi Dr. Melfi ile olan bir seans sekansı inceleniyor. Sürpriz kaçıracak detayları barındırsa da dikkat çekilen nokta Tony’nin seansın sonuna doğru panik atak geçirmesine kadar olan süreç. Burada Gandolfini’nin yavaş yavaş sahnenin climax’ine giden yolu hazırlarken beden kullanımı, jest ve mimikleri, senaryodaki diyalogları ustalıkla kullanma biçiminin nasıl buna hizmet ettiği görülebiliyor.

Tony Soprano Karakterinin Duygular ile Olan Oyunu

Seans sahnesi genel olarak Tony’nin panik ataklarının giderek sıklaşması ve son zamanlarda oldukça çok tekrar etmesi hakkında konuşmalarını barındırıyor. Tony’nin panik ataklarına sebep olan, son zamanlarda yaşadığı önemli bir olayı suçunu itiraf etmeden Dr. Melfi’ye söyleyemiyor oluşu, aslında karakteri başka bir yönden zorlamaktadır. Psikolojik olarak içinde bulunduğu ruh hali Tony’nin bedeni ile mücadele etmesine neden olmakta ve bu da fiziksel olarak dışarı vurmaktadır. Diziyi izleyenler kolaylıkla fark edecektir ki Tony’nin kendisini rahatsız eden gerçeklerle seans odasında yüzleşmek zorunda kalması -ki çoğu zaman yüzleşmek istememesi – bizi bu seansta onun panik atak semptomlarını izlememize yol açmaktadır.

İyi bir senaryo iyi oyuncular için büyük bir fırsattır. Ancak senaryonun güzel yazılıyor olması, diyalogların güçlü olması tek başına bir yere kadar değerlidir. Sonuçta görsel bir izlek sunan sinema ve televizyonda oyunculuğun önemi işin tamamlayıcı kısmı oluyor. James Gandolfini’nin diyaloglardaki önemli noktaları öfke patlaması, sinir, hüzün gibi duygular ile doldurabilirken bazı tekrar eden jestleri de bunun bir örneği oluyor. Video essay’de sahnenin Tony Soprano karakteri üzerinden analizi bunları gözler önüne seriyor. 

Nerdwriter1 kanalının hazırladığı video essay’i buradan izleyebilirsiniz.

Kaynak: Nerdwriter1

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information